Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Fevzi Gültuna (Cavıldak)

http://blog.milliyet.com.tr/fevzigultuna

24 Mart '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
392
 

O adam

O adam
 

Ortaokuldan beri tanıdığım, aynı zamanda hemşerim olan bir arkadaşım; bir büyükşehrin merkez ilçe belediye meclis üyesi ve aynı zamanda belediye başkan yardımcısıdır. Ben arkadaşlığımıza güvenerek hayırlı bir işin başlangıcını yapmak ve kendilerinden yardım almak üzere arkadaşıma telefon açtım. Sekreteri yerinde olmadığını söyleyerek telefon numaramı ve adımı alarak kendilerine iletip bana döneceğini söyledi. Bir gün geçmesine rağmen arayan olmayınca tekrar aradım. Sekreter hanımdan başkan yardımcısını bağlamasını istedim, beni beklemeye aldı. Aradan bir dakika geçti; başkan beyin yerinde olmadığını ve kendilerine ulaşamadığını söyleyerek aradığımı başkan beye ileteceğini ve bilgi vermek üzere bana döneceğini söyleyerek telefonu kapattı.

Bana yapılmış olan bu muameleden çok rahatsız olduğumu gören bir arkadaşım bir olay anlattı. Bakanlığın birinde müşavir olarak görev yapan iki arkadaş aralarında konuşuyorlarmış. Hangimiz ileride bir üst göreve atanırsa, parolamız “o adam” olsun ve birbirimizin yanına gidersek bu parolayla bekletilmeden birbirimizi makamımızda ziyaret edelim demişler. Bu konuşmadan birkaç ay sonra müşavirlerden birisi genel müdür olarak başka bir kuruma atanmış. Arkadaşlardan biri genel müdür olan diğer arkadaşı ziyaret etmek isteyerek kapısına varmış. Sekreter hanım kimin geldiğini söyleyeyim beyefendi demiş. Bizim müşavir “O adam geldi deyin” demiş. Tabi sekreter hanım şaşırmış, “Anlayamadım efendim. Kim diyeyim” demiş. Bizim müşavir tekrar ederek “O adam deyin lütfen” demiş. Sekreter çaresiz genel müdüre “efendim dışarıda sizi görmek isteyen birisi var. İsmini sordukça “O adam de o tanır diyor”. Genel Müdür sekreter hanıma “O adam artık o adam değil” demesini söyleyerek arkadaşıyla görüşmemiş. Galiba senin arkadaşta belediye encümeni ve belediye başkan yardımcısı olunca genel müdür gibi arkadaşlığı unutmuş.

Demek ki arkadaşlıklar ve dostluklar mevki makam sahibi olunca belli oluyormuş yahut makamın kapısında bırakılıyormuş. Allah kimseyi makam ve mal ile imtihan etmesin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fevzi bey, yine çok güzel bir yazı yazmışsın. Kutluyorum. Anlattığım hikayeyi de tam gediğine koymuşsun. Bir kez daha tebrikler. Hatırlarsan sana bir tane daha anlatmıştım. O da tam bu türden hal ve hareket, tavır ve davranış bicimi sergileyenler için geçerlidir. Hani derler ya! farenin küçük çişinin denize faydası olur. Lafını duyan fare gider taa dağın tepesine çişini eder. İşte bu tür adamlarda tıpkı fare gibi, yanlarına biri gelince kaçarlar. Kimsye fayda sağlamazlar. Saygılar.

Karaç Cahit 
 24.03.2010 12:01
Cevap :
Teşekkür ederim.Sevgi saygılar.  24.03.2010 13:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 585
Kayıt tarihi
: 06.02.09
 
 

1957 Amasya' da doğdum.İlkokulu Amasya' da okudum. Ortaokul ve liseyi Sincan' da, yüksek okulu Samsu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster