Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1028
 

O bir, o bir, o bir depremzede!

O bir, o bir, o bir depremzede!
 

Yaşamak her şeye rağmen güzel


Bu satırlar 17 Ağustos depremi ve depremde hayatının kaybedenler için yazılıyor. Yazarı 11 saat enkaz altında kalırken ölümün ne zaman geleceğini bekleyen ben o anların tanığı olarak kaleme alıyorum bu satırları.
Çocuklarla 16 Ağustos günü öğlen toplanmışız Sakarya Üniversitesinin kafeteryasında sohbet muhabbet ama benim içimde bir sıkıntı var.
Israrla gideceğim odamdaki eşyaların yerlerinde değişiklik yapacağım. Ev arkadaşlarım ''' boşver beraber yaparız '' diyorlar ama bendeki sıkıntı giderek büyüyor.

Sakarya 4. tercihimindi üniversite sınavında. İstanbul Çamlıca'da yaşayan biri olarak yakın bir yer sayılırdı.
Odama geldim ve bir kaç saatlik uğraşla eşyaşlarımın yerini değiştirdim. Yatttğım ranzayı söküp pencerenin önüne aldım. O ranza ve yatak deprem anında odadaki tek ulaşılabilen nokta olacaktı.
Ertesi gün sınavımız var. Tabi genciz geç yatıyoruz. Dedim ki Zafer saati dörde kur kalkar çalışırsın. Saat mi acaba diye uyandığımda sallanan ranzamı fark ettim ve ansızın kafama vuran beton darbesiyle yatak beton ve kalorifer petekleri arasında cenin pozisyonunda sıkışmış buldum kendimi.
Ne oluyordu gerçek miydi rüya mıydı? Bilmiyorduk ki depremi sadece televizyonlardan izlediğimiz hafif sarsıntı olduğunda da sokağa indiğimiz ve mahalleliyle sohbet ettiğimiz bir olaydı sadece.
Bir süre yardım için bağırdım ve sesimim kesildiğini fark ettim. Dünya kadar toz yığını boğazımdan içeri girmişti.
Ayak bileğimi bir kaç saat sonra hissetmediğini orada var olan acının artık gelmediğini fark ettim.
Ne mi düşündüm? 23 yaşındayım. Ailem. Belki size tuhaf gelecek ama '' ulan Zafer deri mont giymeyi o kadar istedin giyemeden gidiyorsun Hakk'a dedim''. 
Birden birilerinin sesleri geldi. Binada enkaz altında kalmış birine sesleniyorlardı. Volkan nerdesin Volkan nerdesin?
Sesimi duyan bir ses seslendi: Volkan sen misin?
Aileme yeni taşındığım adresimi vermediğim ve ne olacağını bilmediğim için evet Volkan benim dedim.
Ses cevapladı: Sen Volkan değilsin BEKLE. Evet öğrenciydim ve beklemeliydim babamın ailemin bana ulaşmasını beklemeliydim.
Birden aklıma ev arkadaşım Ayhan,Emre ve o akşam misafir olan Gökhan geldi.
Depremden yara almadan kurtulan ve hemen bizim evin enkazına koşan arkadaşlarım yardımıyla 11 saat sonra enkazdan çıktım. Enkazda canımız arkadaşımız Emremizin bedenini bırakarak.
15 sene oldu sorular aynı. Ne hissettin? Atlatabildin Mi?
Aslında başladığım yeni hayattı ama hayat ısrarla eskisini yaşamam için benimle didişiyordu. Bu yüzden bu blogun adı Second Life oldu. Hep sordum kendime adının Zafer konmasının bir sebebi olmalı.
Enkaz altındayken bir daha güneşi göremeyeceğim aklıma geldi. Güneşi görmek güzek hayata dönmek her şeye rağmen çok güzel.

Zafer Uğur

 

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 459
Kayıt tarihi
: 28.06.14
 
 

  Sürekli düşünen düşündükçe yazan ve yazdıkça daha çok yazası gelen biriyim. Okumayı ara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster