Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '13

 
Kategori
Evcil Hayvanlar
Okunma Sayısı
448
 

O bir çapulcan, José Sancho !

O bir çapulcan, José Sancho !
 

Kim ne derse desin, Antalya bu sene çok sıcak değil. Belki de artık uzun süreli kaldığım için kıyağın en mavisini çekiyordur bana:) Ne gündüz ne de gece klimayı açmıyoruz! Ama geçenlerde ziyaret ettiğim MB’den Hüseyin Dulun arkadaşımın yaşadığı Meltem Mahallesi’nin esintisine bayıldım ve evlerinde klima olmadığını söyledi !

Selen arayıp da “Hafta sonu geliyorum; ama yalnız değil. Birini tanıştıracağım sizinle.” deyince afalladım! Yaptığı bir şey değildir! Ne zaman kimi tanıdı da çok önemli oldu ve huzura çıkma vakti geldi !

“Haftaya ben gelecektim zaten! Peki, kimmiş bu kadar önemli kişi bakalım?”

“José, José Sancho.”

“Oo, demek İspanyol bir erkek arkadaşın var!”

“Çok yakışıklı. O gözleri görmelisin Ata.”

Öyle şaşırdım ki. Selen’den böyle cümleler duymak mümkün değildir. Hele ki bir erkek için gözleri güzel ve yakışıklı desin!! Ahh Akdeniz erkekleri, herhalde bizimkine yıldırım gibi çarpmıştı da nerede çarpmıştı. Neyse, öğrenecektik.

“Ata’cım, cumartesi sabahı 08:45'te inmiş olacağız. Bizi karşılar mısın?”

Ee, Selen bu kadar önem verdiğine göre bizim de Bay İspanyol’u vip ağırlamamız gerekiyordu. Angel Anne Yunan Mutfağı'ndan mezeleri döktürürdü. Ana yemek olarak da Türk Mutfağı’ndan örnekler sunardık! Sağ olsun, Hüseyin Bey sayesinde Osmanlı Fasulyesi’ni tanıdım. Şimdi zamanı. İri taneli, kart görünümlü bir fasulye. Bilmeyen asla almaz. Ama nasıl körpe nasıl lezzetli anlatamam! Bir de tanesi yarım kilo gelen şekilsiz, pembemsi devasa domatesler var! Hep görüyordum da şekline ebadına bakıp hormonlu damgasını vuruyordum:) Meğerse işin aslı öyle değilmiş! Kahvaltıda, salatada o yenirmiş. Hakkı sızma zeytinyağı ve kekikmiş! Bir kere yediniz mi başka domates yemezsiniz! Antalyalılar kırmızı barbunyayı sevmiyor! Bulmak da zor zaten. Beyaz barbunya yiyorlar. Ben de pilaki manyağı, her gün yesem bıkmam:) Kaynağını buldum, favori pazarımı seçtim! Portakal Çiçeği’ndeki Çarşamba Pazarı. Kırmızı barbunya bol ve “İstanbul Barbunyası” adıyla satılıyor.

Menüye daldık da José enişte nerede yatacaktı. İlişkilerinin derecesini bilmiyorduk; ama öyle kızımızın yanına sızmak filan olmazdı. Selen’in odasından uzakta bir oda hazırladık:) Damadımız olmaya niyetliyse Türk geleneklerini öğrenecekti.

Ben Antalya günlerimi sandalet-bermuda-tişört üçlüsüyle geçiriyorum! Sabah bankaya da öyle gidiyorum akşam yemeğe de. Havaalanına acaba nasıl gitmeliydim! Selen’i her anlamda iyi temsil etmeliydik. José Enişte muhtemelen İstanbul'daki İspanyol şirketlerinden birinde üst düzey yönetici filandı. Cuma günü saç tıraşımı oldum. Arabayı yıkattım. Cumartesi sabahı erkenden de sinekkaydı sakal tıraşımı oldum; keten pantolon, Şile bezi gömlek ve loafer giydim; havaalanına yollandım! İtiraf etmeliyim ki heyecanlıydım. Herhalde José İngilizce biliyordu ve sohbet konularını kafamda belirlemeye başlamıştım. Bir ara Selen de hakkında tüyolar verirdi mutlaka.

Uçak zamanında indi, heyecanım arttı. Yirmi dakika kadar sonra Selen kapıda göründü. Her zamanki gibi ışıl ışıldı gözleri. El salladı bana da José görünmüyordu! Belki de ben meraklanmayayım diye önden çıkmıştı ve José de bavul bekliyordu.

İyice yaklaştığında fark ettim iki boncuk gözü. Selen’in kucağından bana bakıyordu.

“Biz geldiikkk!! Ata Amca’sı, bu José Sancho! Ellerinden öpmeye geldi. Siz tanışın, ben Pegasus ofise bir uğrayayım.”

Kısa süreli bir şok yaşadım ve José ile göz göze geldik! Öyle bir kahkaha attım ki çevremdeki herkes bana baktı, José de korkudan başını kolumun arasına soktu.

Başına gelecekleri bildiği için fıydı tabii deli kız:) Döndüğünde, José burnumu yalıyordu:)

“Kırk yıl düşünsem aklıma böyle bir şey gelmezdi. Biz de erkek arkadaşını getiriyorsun sandık. José Bey için nasıl da hazırlandık. Şu giyimime bak! Onca yemeği sen yiyeceksin artık ve bakalım bizimkilerin elinden nasıl kurtulacaksın.”

“Kızmadın, di mi Ata! Köpekleri ne kadar sevdiğini biliyorum ve sana sürpriz yapalım dedik. Biliyorsun, çoktandır köpek sahibi olmak istiyordum ve harika bir aileden aldım. Anne babası da secereli ve beş kardeşten biriymiş.”

Eve gidinceye dek arabanın içinde dört döndü José. Öyle ya henüz 3 aylık bir oyunbazdı o.

Kahvaltı masasında sağ patisini Nutella kavanozuna soktu. Yalamasına izin vermedi Selen ve kulağını çekti:(

Havuza düşer korkusuyla bütün gün peşinden ayrılmadık!

Bahçede koklamadığı çiçek, kovalamadığı böcek kalmadı.

Kendinden büyük kedileri kovaladı, komşu Rottweiler'ın sabrını sonuna dek sınadı.

Mamalarını zamanında yedi ve gün içinde sırt üstü siesta yaptı:)

Gece Selen’le uyumasına izin verdik; ama sabahın beşinde kalktığımı duyunca yanıma geldi.

Dün gece onları İstanbul’a uğurlarken yanaklarından öptüm, yine gel dedim.

 

Hayatta insana köpek kadar yakın ve sadık bir başka canlı daha yoktur !

 

Abbas Oğuz, Mesut Selek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba...Sevgili Ata, yazını ilk gördüğümden beri başoyuncuya, bu güzelliğe gidip gelip bakıyorum . José Sancho çok sevimli...Ve yine kendince çok güzelll yazmışsın ....Zevkle, gülerek okudum...Selamlar, saygılar...

Nil ALAZ 
 17.09.2013 10:59
Cevap :
Merhaba Nil, yoktun uzun zamandır. Profilini de silmiştin galiba! Habercime ekleyeyim tekrar. O suratı iki avucunun içine alıp öpmüyor musun, işte hayatın gerçek tadı:)) Allah özenle yaratıyor şirin şeyleri. Teşekkürler, sevgiler.  17.09.2013 13:31
 

Ata Kardeş, doğrusu sevgilinizi karşılamaya gider gibi giyinmişsiniz, herhalde Jose için değmiştir.Selamlar, mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 12.09.2013 17:43
Cevap :
Valla öyle oldu hocam:) Tabii ki Jose için değdi:) Teşekkürler, sevgiler.  12.09.2013 18:55
 

Oooo Jose Sancho'nun bakışlarından etkilenmemek mümkün değil Ata Bey, çok yakışıklı doğrusu...:) Sizin için de çok hoş bir sürpriz olmuş. Ben de köpekleri çok severim ama bahçede olursa...:) Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 11.09.2013 15:09
Cevap :
Pek çapkın olacak, şimdiden belli:)) Yaşamı renklendiren sürprizler bunlar. Dostlarım en büyük zenginliğim ve hayat hep beraber güzel. Teşekkür ederim Ayşegül Hn, sevgiler.  11.09.2013 17:52
 

Köpek bambaşka bir varlık harika bambaşkaaa iç çektim bir an ve yazıya döneyim çok iyi geldi öncelikle ruhum içim kalbim sıkılmış durumda ne olur şöyle nefes alabileceğim bir yazı diliyordum .Artık olaylar beni çok yıpratıyor ...Nefeslendim hatta gülümsedim :))) bu ayrı bir tat hem gülümsemeye gelmek hemde hüznü hüzünlendirmeye ikiside güzel apayrı duygular ve bunları yaşamak ve yazarakta yaşatmak..selam ve sevgiler. Unutmadan José Sancho size gelen hediye sanmıştım :)

Tülay EKER 
 11.09.2013 12:08
Cevap :
Gerçekten de öyle. Neyse ki çevremde cins cins var sevebileceğim:)) Yaşamımı daha durağan ve stabil hale getirince ben de edineceğim tabii. Ülkemizin gündemi gerçekten de çok yıpratıcı ve yaşama tutunacak nedenler bulmak gerek! Hayvan bakımı çok sorumluluk isteyen bir konu ve sanırım hediyesi olmaz; ama "bakmaya hazırım." dediğimde eminim ki Selen hemen alır:)) Teşekkürler, sevgiler.  11.09.2013 17:47
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8319
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1140
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster