Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
189
 

O gerçek bir Fenerbahçeli

O gerçek bir Fenerbahçeli
 

Bazı kimseler vardır. Yaptıkları işlerde, ucundan kıyısından, kenarından tutarlar. Kimse ne olduğunu, nasıl olduğunu, niye öyle olduğunu anlamaz. Anlayamaz!..

Rıdvan DİLMEN, bu kişilerin tamamen dışında olan bir kişilik. Gördüğüm kadarı ile içten, samimi, herhangi bir beklentisi olmayan, içten seven, duygularını her ortamda, samimi olarak açıklayabilen, daha önce futbol oynadığı, daha sonra menejerlik ve Teknik Direktörlük yaptığı takımla, her zaman gurur duyan ve eksikliklerinide eleştirmekten geri kalmayan, GERÇEK BİR FENERBAHÇELİ...

Rıdvan DİLMEN'i yakınen tanımam, annesi ve kardeşlerini tanıma fırsatım oldu. O zamanda Rıdvan'ın Rıdvan olduğu dönemlerdi. Ancak hiç birisi, Rıdvan benim oğlum veya Rıdvan benim kardeşim, ağabeyim demeyen, mütavazi insanlardı...

Rıdvan DİLMEN'i Televizyonlardaki yorumlarından ve Gazetedeki yazılarından takip ediyorum. Bir Tv. kanalında söyledikleri; kendisini FENERBAHÇELİ olarak görenlerin gurur duyacağı cinsten söylemler.

Ne diyor Rıdvan Hoca: Ben Dünyanın en zengin insanı olacağıma, Fenerbahçeli Rıdvan olarak tanınmak isterdim ve öyle tanındığım içinde çok mutluyum.

Evet Rıdvan DİLMEN, bizlerde seni öyle tanıdığımız için mutluyuz. İyi ki FENERBAHÇELİSİN, senin gibi bir sporcu ve spor adamının Fenerbahçeli olması, bizlerinde gurur kaynağı. İyi ki varsın.

Bir spor adamı düşünün, her söylediğinin en az %80 i gerçekleşiyor. O zaman; kardeşim Scolari, Zico veya başkalarının Fenerbahçede ne işi var. Rıdvan DİLMEN'in futbol bilgisi mi eksik, otoritesi mi? Neyi eksik? Bir bilen varsa çıkıp söylesin. Rıdvan DİLMEN'den, iyi Teknik Direktör mü olur? Getirin takımın başına, hem Türkiye Liginin, hem de Şampiyonlar Liginin tozunu attırsın.

Ha diyeceksiniz ki gelmedi mi? Geldi. Ancak beş maç oynayıp, Türkiye liginde yenilgi almadan, kendi işlerine karışıldığı, planlarına müdahale edildiği için istifa etti. O zamanların Fenerbahçesini herkes biliyor. Hedefi olmayan, günü birlik başarıların peşinde koşan, reklam için idarecilik yapan yöneticilerin daha bol olduğu bir dönemdi. Bu günkü gibi, kurumsallaşmamış, geliri olmayan, yöneticilerin cebinden katkı yaptıkları bir kulüptü.

Fenerbahçenin bu gününe geliyorsunuz; Kurumsallaşmış, geliri üst düzey takımlarla boy ölçüşecek konuma gelmiş, herkesin gelip oynamak istediği, herkesin gelip yöneticilik yapmak istediği bir takım. Türkiye Liglerinin son beş yılına bir bakın, üç kez şampiyon olmuş, iki şampiyonluğu da hakemler tarafından resmen gasp edilmiş bir kulüp.

Evet Rıdvan DİLMEN, iyi ki varsın! iyiki Fenerbahçelisin. Seninle her Fenerbahçe taraftarı gurur duyuyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teknik Direktörlük ile yorumculuk çok farklı. Yorumculuk işin kolay kısmı. Elini taşın altına soksun, biraz takım çalıştırsın. En çaylak dönemlerinde Fenerbahçe onu hoca olarak getirmesine rağmen daha soyunma odasına gitmeden mikrofonların önünde istifa etti. Rıdvan'ı çok ama çok severdim. Onun futboluna doyamadan yeşil sahalardan çıktı. Biz onu ekranda değil sahalarda görmek isterdik. Saygılar...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 11.06.2008 16:18
Cevap :
Apmet bey yorumunuz için teşekkürler. Rıdvan, Zico kadar iyi bir futbolcuydu. Arkasında Brezilya lobisi olmadığı için, en sevdiği takımın başında bile kalamadı. Selamlar, saygılar...  11.06.2008 21:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3071
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster