Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '15

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
748
 

O gün evlilik yıldönümleriydi. (Son bölüm)

O gün evlilik yıldönümleriydi. (Son bölüm)
 

Eşi apatıman kapısına gelinceye kadar dikkatle gözlemledi genç kadın onu. Elindeki kutuyu keşfetmeye çalışıyordu. Genç Adam  eve girince sokak kapısına koştu. Apartımanda dördüncü kata oturduklarından merdivenleri çıkması epey sürecekti. Kızı da arka odadan koşmuş onunla kapıda bekliyordu babasını.

Merdivenlerden çıkan eşinin yüzündeki sevimli gülümsemeyi görünce içi rahat etti genç kadının. Kutunun içinde güzel bir şey olduğuna inanmaya başlamıştı. Şu anda tek düşüncesi oldukça pahalı olduğunu sandığı bu hediyeyi eşinin hangi para ile aldığı ve eğer borçlandı ise daha sonraki aylarda bu borcu nasıl ödeyecekleri idi. Kalbi bir yandan güzel ve pahalı bir hediyeyi arzuluyor, aklı ise büyük bir borca girmemelerini temenni ediyordu.

Evin kapısından giren eşi ayakkabılarını çıkarırken bile kocaman kutuyu elinden bırakmadı. Genç kadın bir kaç kez elinden almaya teşebbüs etti ama 'Çok ağır .'diye engelledi sevdiceği.

Bu kadar ağır hediye ne olabilirdi. Bu bir kaç dakika içinde kafası korkunç hızlı çalışıyordu Genç Kadının. Adam koca kutuyu salonun ortasında halının üstüne koydu ve elini yüzünü yıkamak için banyoya gitti. Onun salondan çıkışını fırsat bilen Kadın hemen kutuya yöneldi ve  kaldırmak istedi. Epey ağırdı. Zavalı kocası bunu nasıl taşımıştı. Onu ne kadar çok seviyordu. Onun için bu kadar ağır bir hediyeyi kimbilir nereden taşımıştı. Arabaları da yoktu ki koyup  getirsin.

O bunları düşünürken eşi yemek için salona gelmişti bile. Soran gözlerle eşinin yüzüne bakan kadına gülümseyerek cevap verdi genç adam.' Sana çok sevineceğin bir yıldönümü hediyesi aldım Sevgilim'

Kadın kutunun ambalajını bir an önce açmak için sabırsızlanıyordu, bir yandan da yemek için masada yerini alan eşinin çok acıktığını düşünüp bu olayı yemekten sonraya ertelemeyi düşünüyordu. Önce yemeklerini yesinler sonra kendisi de hediyesini verecekti eşine.

Bu kararsızlık içinde bir koşu mutfağa gitti ve önceden buzdolabına koyduğu şarabı alıp salona geldi .Şarabı kadehlere doldurup eşi ile kadehlerini kaldırdığında ne kadar mutlu olduğunu düşündü. Yıllar önce çok sevdiği, büyük zorluklarla kavuştuğu erkeği ile mutlu beraberliği ve bu birlikteliğin harika meyvesi kızı mutluluğu için yeterli değil miydi?

Bu mutlu hava içinde gülüş cümbüş yemeklerini yediler anne, baba ve küçük kız. Gerçekten harikalar yaratmıştı genç Kadın mutfakta.

Yemek bittiğinde artık kahvelerini ve tatlılarını yemek için koltuklara geçebilirlerdi. Kahveleri tepsi ile salona getiren Kadın, arka odadadan da eşinin hediye paketini alıp geldi.

Eşine hediyesini uzatırken boynuna sarılıp kutlamayı da ihmal etmedi. Uykusu gelip koltukta mızıldanmaya başlayan küçük kız merakından odasına gidip yatamıyordu. Kızın bütün amacı annesinin hediyesini görmekti. Genç kadının merakı ise içtiği şarabın etkisi ile biraz dinmişti. Nasılsa çok güzel bir hediye çıkacaktı o kutudan.

Eşi hediye paketini açmış ve çıkan kazağı çok beğenmişti bu arada. Genç Adam eşine' Sen merak etmiyor musun sana ne aldığımı. Açmayacak mısın? 'deyince Genç Kadın kutuyu açma zamanının geldiğini anladı.

Yere halının üstüne kutunun yanına oturdu ve kutuyu saran ambalajı açmaya başladı. Mağaza görevlisi ne kadar sıkı sarmış diye düşünüyordu bir yandan da. Eşi dikkatle onu izliyordu. Kadının kalbi sanki vücüdünden çıkacak gibi çarpıyordu, nefesi kesilmişti.

Hediye paketi açılınca bir mukavva kutu çıktı içinden oldukça büyük. Kutuyu kapatan bantları kopartırken ellerinin acıdığını bile hissetmiyordu artık.

Nihayyet kutu açıldı. İçinden evet içinden bir banyo dolabı çıktı. Genç Kadının evlenme yıldönümü hediyesi yeni taşındıklaı ev için alınmış yeni bir banyo dolabıydı.

Kutudan çıkan hediyenin yıktığı hayallerinin yükü altında ezilen Genç Kadın gözlerinden süzülen yaşları eşine göstermeden ağlıyordu. Eşi ise çok sevdiği karısnın çok mutlu olacağını düşündüğü bu hediye karşısında neden durulduğunu anlamamanın ezikliği içindeydi.

Oysa ki Genç Adam karısının sabahtan beri kurduğu hayalleri bilebilseydi.

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Canım ben de hediyeyi çok merak etmiştim, doğrusu çok ilginç genç kadının hayallerini yıkacak bir hediye banyo dolabı. Bazı erkekler kedin ruhundan anlamıyorlar, karısını hiç anlamamış ve tanımamış.Güzel bir öykü sağ olun, öptüm iyi geceler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 23.02.2015 23:59
Cevap :
Haklısınız Sevgili Nahide Hanım, erkeklerin çoğu kadın ruhundan anlamıyor.Yorumunuz için çok teşekür ederim. Sevgi ve selamlar  24.02.2015 15:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1010
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster