Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '07

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
592
 

O hala keşfedilmeyi bekliyor...

O hala keşfedilmeyi bekliyor...
 

Onlar , binlerce yıldır keşfedilmeyi, ve şifrelerinin çözülmesini bekliyorlar. İnsan beyni şu anki yaşadığımız boyutta buna müsait değildir. Kadınların, yaşamdaki ana taşıyıcılık görevleri, ruhsal bakımdan geçirdikleri fiziksel geçişlerin yarattığı pozitif atmosfer ve neslin sürmesi için gereken kutsal cazibe narinliği kendilerine yaşadığımız evrende bahşedilen ayrıcalıklardır. Bu kutsal renk ve görev cümbüşünün meydana getirdiği enerji, kadını çekici, bir o kadar da anlaşılmaz kılmıştır. Bu muhteşem yaşam planı gereği , diğer tamamlayıcı olan erkek cins ile yoğrulup sonra da bölünerek, birbirlerindeki parçaları aramaya ve bulmaya mahkum edilmişlerdir. Bu baş döndürücü plan, iki cinsin aralarında tarif edilemeyen bir istekle birbirlerine yakınlaşmasını ve neslin sürmesini gerçekleştirmiştir. Ama kadın daha hassas ve anne rolünü üstlenen yaradılışa sahip olduğu için farkındalığı erkeğe göre biraz daha fazla yaşayan taraf olmuştur. Doğanın gereğini yerine getirdiği halde, bir şeylerin plan gereği eksik kaldığını daha fazla hissedip, daha fazla acılara katlanmıştır.

Kadın ruhunun derinliklerindeki şifre , karşı cins olan erkekler tarafından , doğanın izin verdiği ölçüde hep çözülmeye çalışılmıştır. Bu denemeler gerek cinselliğin verdiği doyum , gerekse maddenin yaşama hakimiyeti nedeniyle hep yarım kalmıştır. Fakat insanoğlu denemekten hiç vazgeçmemiştir. Bu deneyişler insan neslini çoğalttığı gibi , fiziksel bedenlerindeki açlığı da doyurmuştur. Doğa gereği narin ve daha bir alt çizgide seyreden kadın ruhu çoğunlukla ezilen taraf olmuştur. İçine alan, besleyen, şekillendiren, koruyan ve yaşama bir varlık sunabilme yeteneğine sahip bu kutsal varlık, bütün bu deneyimlerin ruhsal doyumunun, mutluluğunun farkında olarak daha bir incelik daha bir anlaşılırlık beklemiştir yaşamdan. Aslında o da kendini çözememiştir. Karşı cinste aradığı eksik parçalarını tam bulduğunu sandığı zamanlarda bile birşeylerin tamamlanamadığını hissetmiştir.

Pekala neydi kadın ruhunun çözülemeyişinin nedeni? Geçirdikleri kutsal titreşimler onları hayatın senfonisi yapmıştı da bizler mi anlayamıyorduk? Belkide onları anlamak yaşamın şifrelerini çözmek gibi birşeydi. Tam doruklara yaklaştığımızda , volkanın erken patlamasıydı belkide , şifreleri çözmemizi engelleyerek bizi en başa döndüren. Bence artık onları dansa kaldırmanın zamanı geldi, yaşamın bu çözülemeyen sahnesinde.. Maestro müzik...

Metin ÖZKAYA/ MEDYUM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilginç bir yaklaşım, gözlem ve yorum. Ama yalan da değil doğrusu. paylaştığınız için teşekkürler...

Tülay TERZİOĞLU 
 06.02.2007 15:42
 

yaşamın başlangıcından beri kadınların anlaşılmaz , çözümlenemez olduğuna dair söylenenler , sorulan sorular ancak bu kadar güzel cevaplanabilir,ancak bu kadar güzel yazılabilirdi... Yüreğinize sağlık

Serap 
 05.02.2007 10:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3161
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster