Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '19

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
46
 

O'nsuz Kasım

"Bir yanda yaşanan o güzel günler

Bir yanda anılar bir yanda dünler
Seni yaşatacak neler var neler
Bir gün gitsen bile hatıran yeter..."
 
Zakkum'un "Hatıran Yeter" şarkısı özetliyordu aslında tüm duygularımızı. 
 
Onsuz geçen 81 yıl...
1938 yılının Kasım ayına girilmiş. Herkeste bir umut, Mustafa Kemal Atatürk'ümüz çok güçlü. Kimse kötü düşünmüyor, herkes umutla dua ediyor. 
 
Hastalığından bu yana yarı uyanık yarı uyuyor yatakta. Arada uyurken sayıklıyormuş. O sıralar canı enginar çekmiş. İstanbul'da enginar yok tabi, hemen Hatay'dan sipariş vermişler. Enginarlar gelmiş, fakat Atatürk'ümüz derin bir uykudaymış. Enginarları yemek mi? En acısı da bu ya, yemek kısmet olmamış. 
 
Günlerden 5 Kasım...
Hafifçe kendine gelir gibi olmuş. Bir umut işte. Makbule Hanım, Afet Hanım ve Sabiha Hanım hemen başucunda belirmişler. Tek tek vedalaşmış hepsinle. 
7 Kasım...
Nereden bilir ki insan son üç gün kaldığını, nereden bilir ki insan onsuz kasımlar yaşanacağını? Yattığı yerde tükürmeye başlamış, tükürüğünde kan var Atatürk'ümüzün. Doktoru Reşat Belger'den karnında ki suyu çekmelerini istemiş. Dayanacak ve direnecek halde değil. Çekmişler suyu, rahatlamış o da. 
8 Kasım...
Sonsuzluğa doğru gidiyordu Yiğidim Aslanım. Geceyarısı uyanıp art arda sigaralar yakmış. Yerinde duramamış, gezmiş bir süre. Son sözü başını sağa çevirip "Aleykümselam" olmuş. Sonra kapanmış o bizi maviye sevdalandıran gözleri. Bir daha açılmamak üzere.
9 Kasım...
Mustafa'mız Kemal'imiz Atatürk'ümüz derin bir uykuda.
 
Ve 10 Kasım 1938...
Günlerden Perşembe. Boğazından ve gırtlağından hırıltı sesleri gelmeye başlamış. Saat 09:00 da göğsü hızla inip çıkmaya başlamış. Son beş dakika. Nereden bilir ki insan bir devrin bittiğini, nereden bilir ki insan bir kahramanın sonsuzluğa gideceğini? Söyleyin, nereden bilir? Saat 09:05 geçe gök mavisi gözlerini aniden açmış ve başını sertçe sağa çevirmiş. İşte gitti...
 
O gitti... 
Biz O'NSUZ KASIM'lar yaşamaya başladık. Her zaman kalbimizin en önemli yeri ona ait oldu. Attığımız her adımda onu andık, çünkü bugün sahip olduklarımız için ona minnettardık. Karanlığa hapsolmuş bir devletin üstüne doğan güneşin adıydı Mustafa Atatürk. O güneş ki, karanlığı söküp aldı milletinin üstünden. O güneş ki, canını ortaya koydu, mücadele etti, savaştı, asla pes etmedi. Pes etmek onun kuralinda yoktu. Çalıştı bizim için, çabaladı bizim için, düşündü bizim için. O güneş ki, hepimizi birer yıldız yaptı ve hepimize Türkiye Cumhuriyeti adıyla bir gökyüzü bıraktı. O güneş ki, nice bayramları bize armağan etti, umurumuza zaferler kattı. 
 
Ben, sen, o, biz, siz, onlar...
Hepimiz o güneşe bugün sahip olduğumuz her şey ama her şey için minnettarız. Çünkü eğer bugün bir padişahın sarayında köle ya da cariye değil de Türkiye Cumhuriyeti'nde bir vatandaşsak bu Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün sayesinde. Aradan 81 yıl geçse de, hatta devirler değişse de her zaman ona minnettar kalacak ve onun izinden gidecek bir millet var olacak. 
 
Olmasaydın, Olmazdık...
O zamanlar da da iyi ki vardın ve şimdi de hep iyi ki var olacaksın MUSTAFA KEMAL ATATÜRK.
Sonsuz saygı ve özlemle anıyoruz...
Cemile Torun, Kemal Alkan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 107
Kayıt tarihi
: 29.07.18
 
 

İçinden geçenleri, dilinin ucuna düşenleri kalemine anlatıyor. O da yazıyor. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster