Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '10

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
542
 

O öğretmeni; taşıdığı ağırlık değil, gurur öldürdü

O öğretmeni; taşıdığı ağırlık değil, gurur öldürdü
 

Milli eğitimin babası, hakiki mücahit Mustafa Necati



İzmir Büyükşehir Belediyesi, 91 yıl sonra yeniden, Milli Mücadele döneminde yayınlanan ve Kuva-yı Milliye’nin resmi yayın organı olarak bilinen ‘İzmir’e Doğru” Gazetesi’nin nüshalarını Türkçe’ye çevirterek kitaba dönüştürdü.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM), “Kentin Belleğine Yolculuk” projesi çevresinde İzmir’in yakın tarihi için çok önemli bir kaynak niteliği taşıyan “İzmir’e Doğru” Gazetesi’ni yeniden okurlarla buluşturacak.

TANITIM, 9 EYLÜL KURTULUŞ GÜNÜNDE: Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi Müdürü Yard. Doç. Dr. Oktay Gökdemir, “İzmir’e Doğru” projesi üzerinde yaklaşık 1,5 yıldır çalıştıklarını belirtti. Bu yıl Eylül ayında ise ‘İzmir’e Doğru’ kitabını yayınlayacağız” dedi.

.İZMİR’E DOĞRU GAZETESİ NEDİR?

İzmir’e Doğru Gazetesi, 16 Kasım 1919’da, Balıkesir’de bir Kuva-yı Milliye karargahında yayınlanmaya başladı. Gazete, kısa sürede Kuva-yı Milliyesi’nin resmi yayın organı oldu. Gazetenin adından da anlaşılacağı gibi amaç, İzmir’in işgalden kurtulmasıydı. Balıkesir’in düşman işgaline uğradığı ana kadar 74 sayı çıkabilen gazetenin amacı, işgale karşı koymaktı.

NASIL BİR GAZETEYDİ? Mütareke dediğimiz ateşkes döneminde İzmir Milli Mücadelesinde, bütün hazırlıkların düğmesine basılarak başlatıldı.

Hasan Tahsin ile başlatılan, İzmir’de atılan ilk kurşun gözdağının ardından “İzmir’ doğru” isimli gazete ile mücadele sürdürülmek üzere ilk maya, çalınmış oldu.

Hele Yunanlıların İzmir’i işgâli, yerel direnişçilere büyük bir canlılık getirdi. Mevcut milliyetçiler ve çetelerle direniş organize edildi.

“İzmir’e Doğru” Gazetesi, Balıkesir’de hazırlanıp, İzmir’de

dağıtılıyordu. Balıkesir’in işgâli ile 74 ncü sayısına kadar, hayatını sürdürebildi bu gazete.

İşte bu nüshalar, büyük bir özveri ile toplanarak, kitap haline getiriliyor. Gazetenin yayın yönetmenini, İzmirli Mustafa Necati yapıyor. Gazetenin başlık klişesi altında, sol üst köşede abone şartları yazılı. Seneliği 300 kuruş. Başlığın altında da “Milli Mücadeleye katkısı olacak, toplumun her kesimine de sayfalarının açık olduğu” belirtilmektedir.

Haftada iki gün çıkar. Nüshası 2 kuruş. Gazete, 4 sütun üzerine dizilmektedir. İlk nüsha. 1000 adet basılmış, ellerinde 100 adet kalmıştır. Fakat gazete büyük rağbet görerek tirajı, 3 bine ulaşmıştır.

Satışlar, Milli Mücadele taraftarlarına, el altından gizlice satılmaktaydı. Abonesi de öyle. Gazetenin gelirini, doktor, eczane, terzilerin ilanları karşılıyordu. Gazetenin haberleri ise telgraf haberleşmelerinden sızdırılıyordu. Künyesinde, hiçbir zaman gazetenin basıldığı yer ile sahipleri hakkında tek kelime yoktu. Haberlerin kaynağı ise, Anadolu Ajansıydı.

BİR MUSTAFA NECATİ VARDI: Evet. Türkiye’ nin büyük şansı, bu memlekette, bir Mustafa Necati adlı vatansever vardı. İzmir işgâl edildiğinde, Balıkesir’de gazetesinin başına geçerek yönettiği “İzmir’e Doğru” Gazetesi ile, direnişi anlatıyordu. İkinci bir Hasan Tahsin’di o.

Onu, ileride, Atatürk’ün en samimi arkadaşı olarak göreceğiz. Öldüğünde; Atatürk’ ün, arkasından ağladığı, bilinmektedir. Milli Eğitim Bakanı olarak , haklı ün yaptı. O, Atatürk’ ün en hoşnut olduğu adamdı. Memlekete, onun gibi bir daha Milli Eğitim Bakanı, bir daha gelmedi. Gece yarısı kalkar, yatılı talebelerin odunu, kömürü eksilmiş mi diye teftişe çıkardı sıcak yatağından. Çocukların üstünü örterdi.

Şu aşağıdaki söz, onun kimliğini ne de güzel ortaya koyuyor: “okuttuğundan çok okutmayan bir öğretmen, çabuk yıpranır, ihtiyarlar ve bezginlik getirir. Araştırma, irdelemeye düşkün, ak saçlı bir öğretmen, sürgit genç ve dinçtir.”

Öğretmenlerimiz hamallığa başladı. Yükün altında da bayılanlar oldu. O Ahmet öğretmene yük, ağır gelmedi. ve kalp kriziyle aramızdan ayrıldı. Yükün ağırlığı değildi onu öldüren. Hiçbir idareci, Mustafa Necati ruhunu taşımadı. Atatürk’ün irfan ordusunu, bu hallere düşürmedi!

Mustafa Necati. O, Ege’de İzmir’in kurtuluş için kafa yoran fikir adamıydı. O, mücadele için kolları sıvamıştı. Şimdi aramızdaki Ali Kemaller gibi insanlar, o zaman da vardı amma, ortaya çıkmaya yürek isterdi. Bir farkla ki, şimdiki Ali Kemaller, “istemezük” çüler, demokrasi tülüne sarılarak ortada fink atıyorlar. O hainlerin, diğerleri gibi akibetlerine kuşkusuz uğrayacakları kesindir.

Bu vesile kurtuluşumuzun önemli bir belgesini ortaya çıkaran İzmir B. Şehir Belediyesine minnettarız. Gelecek nesiller, bu özel kitaptan faydalanacaklar. Araştırmacılar, 91 yıl önceki maziyi, elle tutulur hale getirecekler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 888
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster