Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '11

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
3561
 

O Ses Türkiye’nin feryadı: “Ne olur bir teselli verin!”

O Ses Türkiye’nin feryadı: “Ne olur bir teselli verin!”
 

Son yıllarda içine sıradan insanların kısa süreli popülerleştirilmesine yönelik bir takım yarışma programları icat ediliyor. Bu programlar sayesinde kendisinde yetenek görüp, bir türlü keşfedilemeyen kişiler magazin dünyasının isim yapmış ünlülerine kabul ettirmeye çabalıyorlar. Onlardan gelen eleştiriler bazen hakaretlerle yüzleşmek zorunda kalıyorlar.

Diğer taraftan da program yapımcıları bu diyaloglar üzerinden rating hesapları; reklam ve SMS gelirleriyle zenginliklerini arttırıyor.

Ünlüler yaptıkları yorum ve değerlendirmelerle bulundukları pozisyonu nasıl hak etmiş olduklarını gencecik insanlara karşı orantısız bir güç gösterisiyle ortaya koyuyorlar.

Bu programlardan bir tanesi de O Ses Türkiye oldu. Formatı gereği önceden bir ünlü sesin ekibine dâhil olmuş adaylar her hafta birbirleriyle boks ringine benzeyen bir sahnede seslerini yarıştırıp sonunda da o ünlünün yapacağı dramatik elemeyi bekliyor.

Her eleme gözyaşları eşliğinde, salya sümük bir ortamda gerçekleşiyor.

Her eleme ünlü için hayatındaki en zor seçimlerden biri haline geliyor.

30 yıldır bu arabesk yaşam anlayışından kendimizi bir türlü kurtaramadık.

Ne üzülmesini biliyoruz ne değerlendirmesini de…

Değer katma konusunda neredeyse teşebbüs bile göremiyoruz.

Ancak bu yarışmaların güzel bir sonucu da var; elbette bunu düşünmek, ayırt edebilmek gerekiyor. Yarışmacı rolündeki kişilerin büyük bölümünün jüri rolündekilerden çok daha güçlü sese ve yeteneğe sahip olduğunu net olarak görüyoruz.

Bu bize yıllardır nelerle kandırılıyor ve kimlerin hak ettiği yerlere gelemiyor olduğunu net olarak ispat ediyor.

Mesele sahnede yarışmacı olarak bulunan kişilerin ünlü olması değildir; sistemin ısrarla o yolu tıkayan bir yapıyla direnmesidir.

Hülya Avşar’ın biraz sonra aşağıda paylaşacağım videosundaki gözyaşları gerçekten yapacağı seçimden mi yoksa sahnede birbirleriyle yarışan o yarışmacıların sahip olduğu sese ulaşamayacağının üzüntüsünden mi kaynaklanmaktadır?

Bir teselli ver!

30 yıldır bütün kültür dünyamızı kuşatan bu şarkının anlamının geri planında yatan ve bizim unuttuğumuz bir şeyin altını çizmemiz gerekiyor.

Evet, bu şarkı bize bir arabesk haykırışı hatırlatıyor. Ancak daha kötüsü 30 sene sonra bu şarkının içindeki anlamı ve müziği bile arar hale geliyoruz.

Sanat üretemeyen ve geçmiştekini tüketmekten başka bir işe yaramayan bir dünyanın içinde salya sümük ağlayıp duranlarla aptallaşan topluluğa dönüşüyoruz.

Çok yazık; ne olur bir teselli verin!

İşte o görüntüler…

http://video.milliyet.com.tr/video-izle/O-Ses-Turkiye-de-aglatan-anlar—-s2KSXMMrc4Pe.html

http://twitter.com/uzaygokerman

uzaygokerman@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elenenler ve eliyenler... Eleme jürisindekiler müzik bilgileri ve tecrübeleri ne kadardır tartışılır... Oynanan bir oyun mu yoksa şov programı mı... Konuyu müzik bilgisi olarak değerlendirelim. Hülya Avşar; zayıf Mustafa sandal;geçer Hadise;geçer Mustafa Boz;iyi Acun;sınıfta kalır... O ses Türkiye de olması gereken o kadar üstatlarımız var ki... saygılar.

Latif 
 26.12.2011 19:54
 

Ben bu tür programlardan nefret ediyorum ve evimiz de asla izlenmiyor.Buna rağmen bu tür programların varlığından haberdar olduğuma göre durum vahim..

filiz gündoğan 
 21.12.2011 14:04
 

Doğru diyemeyeceğim Sayın Yazar yazdıklarınıza, çünkü doğrunun üzerinde bir tespitte bulunmuşsunuz. İnsanlar düşündükleri kadar varlar ya da varolabildikleri kadar düşünüyorlar. Bu güzel yazı için teşekkürler

klasikhuzur 
 20.12.2011 10:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 2001
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1335
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster