Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '10

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
795
 

O şimdi ekonomi yazarı!...

O şimdi ekonomi yazarı!...
 

ÇAĞLAYAN


Enteresan bir çocuktu. Çocuk derken, tabi bize göre çocuktu. Yaşı bizimkinin yarısından az biraz fazla ama iş tecrübesi bize fark atardı. . Nasıl olmasındı?. Biz bir otomotiv sektöründe çalışma hayatını tamamlarken, O buradan kısa zamanda kendini terhis etmiş, oto yan sanayine zıplamış, meşrubat sektöründen, avukatlık büro mali işler sorumluluğuna kadar, kısa zamanda alakasız bir sürü işi denedikten sonra, gıda üzerine bir yer açmış….


Ağır görünüşlü hiperaktif… Baskı altında çalışmak, ruhunda fırtınalar estiriyor. Kısa zamanda

Rakofça havasının hür havasını alamazsa , bir bakmışın, başka bir sektörden ceeee yapıveriyor, şaşırtıyor. Uysal ve saygılı görünümünün altında, cesur bir girişimcilik ile birlikte serseri bir ruh taşıyor sanki.

2 gün üst üste bırakın aynı evde kalmayı, aynı şehirde kalmaktan bile hoşlanmıyor..

İşyeri İstanbul’da iken İzmit’e gidip geliyordu servisle. Şirket Gölcük’e taşındı, baktık, İstanbul’da ev tutmuş!!!...

Futbol oynarken, kendi gölgesi dahil, her şeye çalım atmaya çalışırdı. Dalgıç rölevesi olduğunu ise 4 yıl sonra öğrenmiştik Kurcalasan pilot bile çıkabilir.

Alışmıştım sürprizlerine. Birkaç ay önce şiirlerini nasıl kitap haline getirebileceğini sorarken, bir ay sonra Facebook’taki duvarında tarih ile ilgili bir görüş atıveriyor ortaya, bu kez tarih kitaplarına merak sarıyor!. ‘’Çağlayan’’, çağladıkça çağlıyordu….


Geçen gün Facebook’ta yine bir duvar. Ekonomi yazılarımı okumak isteyen arkadaşlar, internetten, İzmit, falanca gazete gazetesine baksın. Yorumlarınızı beklerim!...

Hoppaaaaa…. Şimdi de ekonomi yazarı oldu, bakalım ne kadar sürecek ve hangi alakasız sektörden, hangi şehirden karşımıza çıkacak diye düşünürken, zıırttt telefon.

Hiçbir şey sormama zaman bırakmadan soruverdi;

Bir büyük olarak, yorumumuzu merak ediyor.

-Abi okudun mu?. Nasıl ama?.

Valla uslüp olarak fena değil, noktayı, virgülü yerinde kullanmışın, imla düşüklüğü yok.

-Abi öyle değil yaaaa… Yazı nasıl yazı?.

Yerel gazetelerde ekonomi sayfası olmadığından, bu önemli eksiği doldurmaya karar vermiş.

Daha ilk yazısı olmasına rağmen, epey yukardan yazmış. Türkiye’nin son çeyrekteki büyüme oranı üzerine yazmış. Yazmamış, baştan aşağı rakam salatası yapmış. Hızını alamamış, ''3 gün sonraki yazımızda, ''büyüme üzerine kaldığımız yerden devam edeceğiz'' de diye not düşmüş yazının altına, randevu vermiş okuruna, . 3 günde bir yazıyormuş.

-''Bak sayın .ekonomi yazarı'' dedim. Siz neticede bir yerel gazetede yazıyorsunuz. Bu büyüme rakamlarını bırakın o yörenin ekonomik gerçeklerini araştırın, Halkın anlayacağı dilde yazmaya çalışın, fazla rakama boğmayın okuyucuyu’’.. Bıktırmayın.

Cevabım pek sarmadı. ‘’İyi de abi, oralara geleceğiz ama, önce şu büyümeyi nasıl yok sayarız, rakamları nasıl yazmayız, hele şu 2 kısımlık diziyi tamamlayayım, göreceksin bak’’.

Öyle bir kesin ifadesi var ve öyle bir iddialı ki, sanırsınız, Türkiye büyüyor, ama onu okumayanın, bundan haberi olmuyor!.

Eğer Perşembe günü arayıp da, ‘’abi nasıl, yazımı okudun mu? Diye soracak olursa..

Şu sorulara cevap arayacağım:

Büyüyoruz da işsizlik neden azalmıyor, rakamlar halkın alım gücüyle neden ters orantılı?

Enflasyon Mart ayında azaldıysa, karnabahar gibi her zaman yenmeyen bir sebze neden zam şampiyonu?. Neden Anadolu’nun bağrından kopup gelen kuru soğanın kilosu, Afrikadan gelen muzdan bile pahalı?. 4 lira?. Tarlaya ektin soğan da, bitmedi , yedi mi doğan?.

Pazardan sebze alamayan vatandaş, tavşan olup, ucuz diye sabah akşam havuç mu yemeli?...

Sen yapmadın. Havucu bol, soğanı az eken sen değilsin ama mademki ekonomi yazarısın, ikaz etseydin. Tarım programı yok mu?. Görmedin mi?.

Onca ekilecek araziye sahip iken, onca işsiz insanımız varken, sizce tarım ürünlerinin bu kadar pahalı olması normal midir?. Yüksek çıkan ÜFE rakamları yüzünden bundan sonra tarım ürünlerini ucuza alabilmek hayal midir?. Bu ÜFE nin TÜFE’den bu kadar farklı çıkması normal midir?.

Tarımı burakıp, sonra sanayi sorularına geçeceğim.

Şubat ayında dış ticaret açığı %100 de 428 fazla açık vermiş?. Bu rakam büyümeyi nasıl etkiler?. Her türlü potansiyel var da, neden bu işsizlikte, dışardan aldığımız malların üretimine ağırlık vermiyoruz?. Daha mı ucuza geliyor?. Yeni iş kapıları açılır, dışarıya giden paramız azalırsa , fena mı olur?.

Emeklilere yılbaşında 6 ay için hesaplanan enflasyona öngörülüp verilen %2.5 zam daha 3. ayda %3.95 olmuş. Zavallı emekli mağdur mudur, değil midir?. Yüksek enflasyonun getirdiği farkları karşılayacak kaynak nedir?. Yeni zamlar mıdır?.

Kontürden kuruşa geçiş, kime ne kazandırdı?. N e olacak bu Galatasaray’ın hali?...

Soracak daha çok sorum olacak ama biliyorum, 3-5 ay sonra başka bi sektörden, başka bir kılıkla karşıma çıkacak, bari ‘’sen sebep oldun abi, bunalttın beni’’ deme fırsatı olmasın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nadir KALBİNUR'un kaleminden dökülen satırlarda, anlatılanlara başka bir açıdan bakıyorum.Ülkemizde, kabına sığmayan, potansiyeli, enerjisi, IQ'sü yüksek insanların özel eğitim alamıyarak heder olduklarını, değerlendirilemediklerini görüyorum.Hiç bir özelliği olmayanların, üst kademelerde dolaştıklarına şaşmamak gerekiyor.

FERDI KARAN 
 08.04.2010 23:39
Cevap :
Ferdi bey teşekkür ederim. Saygılar.  09.04.2010 15:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 433
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 944
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster