Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
434
 

O yürekleri tanıyorum...

O yürekleri tanıyorum...
 

‘’Yürek değil çarıkmış bu manda gönünden, teper paralanmaz taşlı yolları..’’ (N.Hikmet)

Geliyorlar…
Art arda, arsızca, pervasızca, acımasızca…
Yıkmak yok etmek onların işi…
Güzel olana, iyi olana, umut taşıyana kinleri..
Uzanan ellerle, eğilen başlarla, ümitli sözlerle barışık değil onlar.
Çocuk gözlerini masallarda unutmuşlar…

Sarılıyorlar, alıcı kuşların pençelerine benzer elleriyle, samimiyetsiz… acıtıyorlar…

Öpüyorlar, değdiği kelimeleri dondurup kırılgan buza çeviren dudaklarıyla… nefesleri leş kokuyor…

Her yerdeler, o kadar çoklar ki…
Enerjini tüketiyorlar…
Saklanıyorsun buluyorlar, duymuyorsun bağırıyorlar, görmüyorsun allanıp pullanıp gözlerinin içine sokuyorlar…
Ve kaçıyorsun herkesten her şeyden….

Hayır !!! ..

Pes ettiğin için değil. sadece tükettikleri enerjini toplamak, mücadele ruhunu beslemek, düşünce mekanizmalarını anlayıp çözebilmek ve karşılarında uygun taktiklerle dağ gibi durabilmek adına…

Gelin, gelin hadi!!!..
Korkmuyorum sizden ve sizin o bilindik sahteliğinizden. Hep aynısınız şaşırtamıyorsunuz ki beni..
İki onluk ömrümde çözmüşüm sizleri..
Sadece farklı olan nefretinizin şiddeti…

Tramplene ne kadar şiddetli düşülürse o kadar yükseğe fırlanacağının farkındayım ben.

Hiç bu kadar güçlü hissetmemiştim kendimi hiç bu kadar umut dolu olmamıştım kendim ve ülkem adına..

Söylenenlerin yazılanların, karamsar teorilerin aksine güçlendiğimi, çoğaldığımı, devleştiğimi hissediyorum şu günlerde…

‘’Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz.

Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar, ışıklı maviliklere süreceğiz’’ (N.Hikmet)

Oysa onlar bilmiyorlar…

Ne kaybettiklerinin bilincinde değiller. Sahte zaferlerini sahte dostlarıyla kutluyor, içlerinden söküp çıkardıkları yüreklerini yiyorlar ziyafet masalarında…

Bilmiyorlar ki yok etmeye çalıştıklarının kendilerinden farklı kocamannn yürekleri var.

Bu yürekler ki ne acılar yaşamış, defalarca acımasızca bıçaklanmış ama her defasında yaralarını sarmayı başarmış insanlara aitler..

Ve yine gün gelir ki o yürekler bir olur balyoz gibi iner özenle inşa ettikleri kağıttan kulelerine…

Yalnız olmadığımı bilmek güçlendiriyor beni. Bir takım pusulaların, grafiklerin ve istatistiklerin arkasında olmadığını biliyorum gerçek gücün.

Gerçek gücün, bizim kocaman yüreklerimizde saklı olduğunu, zamanı ve yeri geldiğinde ortaya çıkacağını da …

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yirmi yaşındayken beni tanıyınca mı yoksa:) güzel bir anlatım, sağlıcaklasın canım.

Hakan Karaduman (Akdenizli) 
 18.08.2007 19:54
Cevap :
:))) Alemsin Akdenizlinin'in bidenecik Akdenizli'si. Seninle tanıştığımda 19 yaşındaydım bu biirrr..İkincisi, iki onluk ömrümde çözdüklerim sözü, ülkemin acıları ve acılarını yaşatanlarınaydı.İki onluk ömrümün en büyük kazanımıydın sen.Kucak dolusu sevgimle..  18.08.2007 20:07
 

ileride tarihi okuyan çocuklar, biz nasıl tarihteki ilginç olayları gülümseyerek okuyorsak, bizi de öyle okuyacaklar. Güzel olan tek şey, çocukları güldürmek olacak...

yeşilsoğan 
 16.08.2007 12:43
Cevap :
Can dost, umarım çocuklarımız gülümseyerek okurlar bizi, umarım onları gülümsetebilecek birşeyler bırakırız ardımızda...Sevgiyle  16.08.2007 14:53
 

Merhaba, Yüreğine sağlık. Biz o kadar çoğüuz ki; istesek tükürğümüzle boğarız onları. Ah bunun farkına varabilsek. "Yükseliyor ak bir martı gibi denizin üzerinden UMUT"

Yapukay 
 14.08.2007 19:28
Cevap :
Bu konuda bizimle hemfikir olan nice sessiz yürek var eminim. Ve biliyorum ki sessizlik kabulleniş değildir her zaman...Saygılar.  15.08.2007 1:07
 

Ben bu konuda susma hakkımı kullanmak istiyorum. Tebrik ederim gerçekten müthiş güzel dile getirmişsin.

sedataydın 
 14.08.2007 14:14
Cevap :
Teşekkür ederim...  15.08.2007 1:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1052
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Annemin anlattığına göre İstanbul'un, rüzgarı yosun kokusu taşıyan serin günlerinden birinde ve geçi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster