Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Nisan '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
846
 

Obama çevresinde büyük planın parçası. Şeytanın en büyük başarısı, olmadığına dünyayı inandırmaktır.

Obama çevresinde büyük planın parçası. Şeytanın en büyük başarısı, olmadığına dünyayı inandırmaktır.
 

Olan sevgili yurduma, onun insanına ve geleceğine oluyor.


Bu hafta Türk diplomasisinin başına çuval geçirildi. Nato sekreterliği ve Fransa'nın NATO'ya dönüşü işbaşındaki ekibin, diplomasi beceriksizliği sayesinde Türkiye'yi küçük düşürecek pazarlıklarla sonuçlandı. Bir holdingi bile doğru dürüst geleceğe taşıyamayacak, kriz yönetimi geleneğinden yoksun siyasi sorumlular, koskoca Türkiye Cumhuriyetinin değerlerini uluslararası toplum karşısında eritmeye devam ediyorlar.

Görünüşteki çatışmanın ardındaki asıl neden Fransa'nın, NATO'nun askeri kanadına sessiz sedasız dönmesini sağlamak olmasın? Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasına karşı olduğunu her fırsatta açık açık yineleyen Sarkozy'e rağmen Türkiye'nin veto hakkından sessiz sedasız ve pazarlıksız vazgeçmesinin sorumluluğu ve günahı RTE ve AG dir. Tarih, Kenan Evren'in kapalı kapılar ardında sadece söze dayalı güvencelerle Yunanistan'ın askeri kanada dönüşüne onay verdiğini unutmadığı gibi bugün Fransa'nın dönüşünü onaylayanları da unutmayacaktır.

Danimarka Başbakanı ile koparılan gürültü ile Fransa'nın NATO'nun askeri kanadına dönüşüne Türkiye'nin sessizce verdiği onay perdelendi. Pazarlıksız bu onaya imza atanları tıpkı Kenan Evren'in söze güvenip Yunanistan'a onay verdiğini, aldatıldığını unutmadığı gibi unutulmayacaklardır. Fransa, artık Türkiye aleyhine çalışabilir, bunlar da zaten hiç bir zaman parçası olmayı düşünmedikleri Avrupa'dan yeterince uzaklaşır.

Herhangi bir Avrupa ülkesinde basına müdahale edilebilme şansının olmadığını bile bile Rasmussen'in adaylığını engellemek çevresinde yiğitlik gösterisi yapanlar, bir zafer edasıyla NATO'yu anlatabilirler inanmayın. Obama'nın verdiği sözler Avrupa'yı değil kendisini bağlar. Bu gayet açık. Sabah diklenip, olmazlara bürünüp akşam Rasmussen'in adaylığına evet diyenler sadece kendilerini değil Türkiye'yi de küçük düşürmüşlerdir. Tarih bunu yapanları yazacaktır.

Sadece masada olmak, şirin görünmek, genişlemek ve gelecekteki kendi hedefleri adına Türkiye'yi sorunlu alanlarda zor durumda bırakacak kararlara imza atmak bu dönem liderlerimize kısmet oldu.

"NATO Genel Sekreterliği için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile 1 saat başbaşa görüşerek Türkiye'yi Rasmussen konusunda ikna eden ABD Başkanı Barack Obama'nın bir dünya lideri olduğu vasfını kanıtladığı iddia edildi."

Obama'nın dünya liderliği ve kurnazlığı tescil edildi, peki bizim liderlerimizin neyi tescil edildi? Hiç düşündünüz mü?

Sormak, düşünmenin ilk adımıdır.Sözlü garanti en son Yunanistan'ın Natoya dönüşünü veto etmemesi için Kenan Evren'e verilmişti. O garantiler ve sözler yerine geldi mi? Bugün Obama'nın sözel garantisiyle Türkiye Nato genel sekreterliği konusunda vetosunu kaldırdı. Bu garantinin ne olduğunu ve uygulanıp uygulanmayacağını kim takip edecek? Madem evet denecekti bu gösteri neden yapıldı? Karşılığındaki pazarlıklar neydi?

"Şeytanın en büyük başarısı, olmadığına dünyayı inandırmaktır." Olağan Şüpheliler Filminden
Gece Galata Köprüsü altındaki "Balık Noktası"ndan taksi ile dönerken, taksici birden "Abi, biliyor musun? Obama Türkmüş" dedi. Kilitlendim. Yurdumda yalana, dolana, dedikoduya bi nebze alışmışken bunun günümüzde dünya çapına taşınmıştı. Obama için ısrarla kökeni ve inancı için yalanlar çıkarılmaya devam ediyor. Amerika'nın kucağında yaşayanlar, onunla birlikte Ortadoğuyu yeniden inşa edecek görünüyorlar.

Amerika'nıın Ortadoğuya yeniden şekil verme çalışmasının, eline cetvel alıp sınırları düzenleme çalışmasının aleti olanlar bu aralar Obama hakkında söylentiler yayıyorlar. Hedeflerine ulaşmada Amerika'yı bir istasyon gibi görenler Amerika'nın tarihi hatasını fırsata çevirmeyi düşünüyorlar.

Yarattıkları büyük abinin dizlerinde, yakın gelecekte Türkiye'nin din esaslarında yönetilen yeni bir İran olmasını düşlüyorlar. Bunun için amerikan çiftliklerinde, stratejiler üretiyorlar. Bu ülkeyi düşman işgalinden kurtaran kahramanlar bu ülkede, köyünde kentinde halkıyla birlikte canlarını bile düşünmeden kazandıkları zaferle kurdukları cumhuriyet yeniden "Amerikan Mandası"na çevrilmeye çalışılıyor.

Tarih boyunca toplum olarak devlet tecrübesi edinemeyen Kürt kardeşlerimiz başka bir çok oyunlara geldikleri gibi şimdi de bu oyuna geliyorlar. Irak'ta haritalar yeniden çiziliyor. Sınırlarla oynanarak Ortadoğu'yu toptan, kontrol altında baskıcı, halkı yoksul, bir dinsel yönetim hedefleniyor.

Amerika geçmişte yaşadığı Afganistan tecrübesinden ders almadan varlık nedeni yalan ve takiyye olan insanlarla bir hedefe doğru ilerlediğini sanıyor. Modern Türkiye Cumhuriyeti herkesin hedefi durumunda. Kuruluşunda bir halk hareketi olan Türkiye Cumhuriyetinin halk desteği türlü oyunlarla yıkılmak isteniyor.

Ortadoğu'nun tek demokrasisi, hoşgörü ülkesi bu planlarla bunaltılıyor. bütün planlar, sırtlarını dayadıkları, Amerikan planının yeni versiyonunu uygulama ile görevli Obama "Mehdi", "Peygamber" ilan ediliyor.

Olan sevgili yurduma, onun insanına ve geleceğine oluyor. İhanet içimizde hiç bu denli büyümemişti. "Ağla sevgili yurdum." ama ayağa kalk, özgürlüğünü ve bağımsızlığını alırken verdiğin bedeli hiç bir zaman unutma. Zenginliği tek elde toplayarak seni sonsuza kadar yardımla yaşatarak, ümmete çevirmek isteyenleri ve onların uluslararası destekçilerini tanı.

Kahramanlarını unutma, modern yaşam değerlerinden vazgeçme. İnancını özgür biçimde, köken ayrımı olmadan, hangi düşünceye sahip olursan ol ancak Modern Türkiye Cumhuriyetinde yaşayabilirsin.

Bunları düşünme zamanı:

1. "Yılların koskoca İstanbul Teknik Üniversitesi’nin son yönetiminin eğitimi İngilizceye çevirmek üzere karar aldığını biliyor musunuz?" Ülkenin en gözde, idol haline gelmiş bir kurumunun eğitim dilini ingilizceye çevirmesi, bu kadar kargaşa içinde tartışılmaya değer.

2. Güneydoğu'da silahlar sustu izlenimi verilirken çocuk ve kadınların ön planda olduğu kitle hareketlerinin başlaması, Irak'taki görüşmelerin ardından ortaya çıkması dikkate değer.

3. Yatay genişlemede usta, bir holdingi bile belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra yönetememe geleneğine sahip bugünkü siyasi yönetim geleneği, Türkiye'yi olur olmaz her alanda yatay biçimde genişletmekte, geriye dönülmez sorun ve yollara soktuğu hissi uyandırmaktadır.

4. Etnik köken ve inanca göre toplum ayrışmasının hızlandığı hissi yaygınlaştırılarak başka çare yok duygusuyla birarada yaşamaya alışmış bir Cumhuriyet hakkında şüpheler oluşturulmaktadır.

5. Amerika önünde saygıyla eğilinmesi gereken bir büyük abi durumuna getirilmiştir. Obama, bir nevi peygamber sıfatı, mehdi namı ile anılmaktadır.

6. İçeride halkın önemli bir bölümü işadamları, memurlar tefeci, banka, aracılar aracılığı ile borçlendırılmış, yardıma muhtaç halde onursuzlaştırılmaktadır.

7. Çocuklarını okutamayan ailelerin ellerinden akıllı ve zeki çocuklar alınmakta özel koşullarda eğitilerek cumhuriyet karşıtı hale getirilmektedir.

Sonuç: Modern Türkiye Cumhuriyetinin zayıflamasından çıkarı olan herkes bu planların olmadığına toplumu inandırmak üzere bütün iletişim araçlarını kullanmaktadır. Konu sadece yardım planları gibi senaryolaştırılmaktadır. Sadece yardım ve eğitim amacıyla devletin btün kademelerinde organize olmanın açıklaması yoktur.

Unutmayın Cumhuriyet, özgürlüklerin üzerinde tehlike yok diyenlere bir daha düşünmek gerekir. "Şeytanın en büyük başarısı, olmadığına dünyayı inandırmaktır."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 964
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Sosyal medya danışmanı, grafik tasarımcı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster