Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1127
 

Obama'ya mantılı açılım(!)

Obama'ya mantılı açılım(!)
 

Parmak nereye işaret ediyor? Tabi ki mantıya(!)


Hepimiz yanlış anladık! O, “açılım” denilen şey; yok demokratik, yok politik açılım filan değil! Mantı yahu, bildiğiniz mantı açma işi(!)

Türkiye ziyaretleri sırasında, Obama ve eşine köşkte Kayseri mantısı ikram edilmemiş miydi? Hah işte, te o zaman aklına düştü Obama’nın bu sözcük. Zira mantının tarifini Türkçe veren First Lady’mizin ağzından, “önce hamur açılması gerek” şeklinde bir cümle çıkmış olmalı. Çevirmenin cümlesini kaçıran Bay ve Bayan Obama’ların aklında da yalnızca “açılma” sözcüğü kalmıştır.

Bir vakit sonra başbakanımız Amerika’ya gittiğinde, Başkan Obama, tadı damağında kalmış mantının tarifini yeniden istemiştir. Ne var ki aklında kalan tek sözcük de “açmaktır”. Mantının adını anımsayamayınca; “açmak, açılmak” gibi sözcükleri gevelemiş; yöreyi hatırlamak istemiş, “Güney Doğu Anadolu mu”, “İç Anadolu mu” derken bölgelerini karıştırmış; bizim ampul de, lafı yanlış anlayıp; bir solukta ülkeye döner dönmez; “açılım yapıyoruz arkadaşlar!” deyip ortalığı velveleye vermiştir. İşte işin aslı esası bundan ibarettir(!)

Madem bu kadar tantanaya sebep oldu bu mesele, gelin Obama’nın ağzına layık bir mantı tarifi yapalım, şöyle bol küfürlüsünden(!)

Dört kişilik Mantı için gerekenler:

1- Dört saatlik zaman (zaman ne kadar kıymetli, bilirsiniz.)

2- Sağlamından oklava, açma tahtası (babaannenizinkinden, ayaklı)

3- Soğanı, neredeyse rendelenmiş kadar ince kıyabilme becerisi

4- Bir şişe şarap (Fransız Château Ausone tercihimdir, ama yoksa bizim Bekilli’nin vişne şarabı da harika olur. )

5- Sanatsal küfür edebilme yetisi (doğuştan, okulu yok bunun. Alaylı olacaksın.)

6- Gerisi, bildiğin mantı malzemesi: kıyma et, un, ılık su, tuz, baharat, cart curt(!)

Hamur yoğurmasını bilmeyen yoktur herhalde. Bütün mesele ılık suyla, azar azar su katarak yoğurmaktır. İster kendi kulağınızın memesinin yumuşaklığını dikkate alın; ister Obama’nın, fark etmez. Mühim olan açılabilecek yumuşaklıkta olması.

Oklavaya yapışmaya kalkarsa ilk küfrü burada ortaya sürebilirsiniz. Oklavaya yapışan hamuru, oklavasıyla beraber tahtaya bir çarpıp; ‘hay seni yoğuranın yedi sülalesi ihya olsun e mi’, deyip; az daha un katıp sertleştirebilirsiniz. İnsan kendine küfrederken iltimas geçmeli canım(!)

İki bezek hamuru açtın, 1cm lik kareler halinde kestin, diyelim. Kesemedin mi? İyi, o zaman bir buçuk santimetre kare de olur. Daha olmadı 2cm karelik oluversin canım, alla alla, sözüm ona dostlarla yenmeyecek mi bu mübarek? (Hani AB ve ABD hepsi eski dostlar ya, o bakımdan diyorum.)

Bütün mesele olabildiğince küçük parçalara ayırmak! Çünkü ne kadar küçük parçalara ayırırsan o kadar kolay yenir(!) Bu yüzden küçük parçalara ayrılmamak lazım diyoruz ya, a benim, ebesinin hörekesi aynı olan milletim?

Sıra geldi etleri üstüne yerleştirmeye. Önceden içi hazırlamayı unuttuk di mi? Hay ben senin iç hazırlamayı unutan beynindeki, hipotalamusun hipokamp bölgesindeki en iri ağacın altına çadır kurayım e mi, deyip; iç hazırlamaya başlayalım.

Et, kuzu eti olacak bunu sakın ihmal etmeyin. Ben anlamam öyle dana mana! Dana iyi bir hakaret sözcüğüdür. İnsanın henüz öküzleşmemişine denir. Az daha büyüyünce öküz olur zaten. Kuzu eti, yarım kilo yeter, 750 gram da olur. (Artarsa şehriyeli çorba yaparız, olmadı kavurur ekmek arası, iyi ederiz.) İnce doğranmış soğan, baharatlar, (karabiber marabiber, pul biber, tuz, muz işte. Yahu harbiden muz değil, lafın gelişi öyle dedim) vs. Kesinlikle maydanoz koymuyoruz! Haşlanınca “ta ebesini” oluyor durum(!)

Allah kahretsin! Şarabı unuttuk! İçine koymaya değil; iş yaparken yudumlamaya! Bir kadeh kırmızı, çok güzel gider be! İlk yudumu alınca, aklına müzik de düşmeli. Olmaz ki müziksiz.

Hemen elleri yıkayıp müzik setinin başına. Karıştır CD leri. Mümkünse klasik bir şeyler olsun. Okkalı küfürler edebilmekte daha mahir olmak istiyorsan Chopin olabilir. Ama ben Beethoven’i tercih ederim. Ilık bir müzik iyidir. Kulak memesi yumuşaklığında(!)

Müzik başladı ve şarabımızdan bir yudum aldık mı? Oh, yarasın!

Her yer un olmuş len! Hay ben senin sofra bezinden taşan ununun değirmencisini Çamlıkta gezintiye çıkartayım e mi?

Neyse…

Şimdi o hazırladığımız içten, kestiğimiz kare hamurların üzerine birer cimbiş koyuyoruz. Yalnız o cimbişler, parmaklarınızın arasında hızlı bir şekilde yuvarlanmış olacak ve hamurun tam orta yerine denk düşecek, ona göre. Ne çok büyük, ne çok küçük. Az koyarsan hamur yedirirsin, çok koyarsan ağzını kapatamazsın. Azınlıkların değil ayol, mantının, hani bohça haline getireceğiz ya, onu diyorum işte.

Etler yerleşti. Sıra geldi bohçalamaya. Aynen bohça yapar gibi. Dört ucu aynı anda birleştiriyoruz. Ama en önemli nokta, içerideki eti tamamen kapatmıyoruz. Uçların birleştiği yerden altına doğru, su damlası şeklinde açık kalacak hamur. Ki; haşlanırken içine su işleyebilsin. Kurbağa haşlaması gibi(!) Farkına varmadan pişecek içindeki et, et kafalı ampul dostum(!)

Büktüğümüz her bohçayı önceden üstüne hafifçe un serptiğimiz tepsiye, birbirine değmeyecek şekilde sıralıyoruz. Birbirlerine değmemeliler! Çünkü aynı hamurdan geldikleri için hemen kaynaşıp; güç birliği yapmaya geçiyorlar. Bu yüzden unlu tepside ayrı durmalılar. Neydi amaç; açılım yapmak! Yani aralarını açacaksın mantıların; ki büyük lokma olmasınlar. Küçük küçük… Yemesi kolay, kulak memesi yumuşaklığında…

Fırınlayıp da haşlamayı düşünüyorsan; fırına; doğrudan haşlamayı düşünüyorsan az biraz buzdolabına sürmekte fayda var. Hani sertleşiversin, kendini bir şey sansın diye. Bu kendini bir şey sandırma sürecinde hepsi, “Ali kıran baş kesen” olurlar. Asla bir araya gelmeyi filan düşünemezler. Düşünebilme yetilerini ellerinden almış oluruz.

Şimdi haşlanmaya hazırlar artık! Bir tencerede, içine tuz atılmış suyumuz kaynadı. Hepsi içine, cumbur lop! Fıkır fıkır kaynasınlar, Obama’nın ağzına layık olsunlar. AB de hoşlanacak bu ziyafetten. Pek güzel oldular baksanıza. Kendi ellerimizle hazırladık mantıyı.

Ama bir sorunumuz var:

Acaba diyorum; hazır haşlanmış, araları açılmış bu mantıcıkları misafirler gelene kadar; sarımsaklasak da mı saklasak, sarımsaklamasak da mı saklasak?

Ne dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu sıfatlar bu kadar güzel mi yerine oturtulur, harikasın...en güzel sıfat bile sana az gelir, ne mutlu bizlere*iyi ki varsın*

zirve özden özpınar 
 16.10.2009 16:03
Cevap :
İyi ki sen de varsın güzel Zirve'm... Çok teşekkür ederim naif iltifatlarına. Var olasın. Sevgimle sana.  16.10.2009 17:45
 

Ya zaten rejimdeyim bir gr. bile veremiyorum bir bu kadar güzel mantı tarifi...Canım çekti işte nolcek şimdi?:=)) Zaten bizim Türk yemeklerine bütün dünya hayran Obama neden olmasın? Son söz ben şahsen açılımları destekleyen taraftayım:) Sevgiler canım...

sessiz-çığlık 
 16.10.2009 10:42
Cevap :
Kesinlikle açılımları desteklemek lazım, açmak ve içini de görebilmek kaydıyla bittabi :) Bizimkiler açıyor açıyor karanlık! Ne idüğü belirsiz kargaşa ve karmaşa. Öyle olmamalı. Mantı gibi tarifi belli, yolu yordamı net bir açılım olmalı. Ve kırmamalı, kırdırmamalı kardeşi kardeşe. Di mi? Sevgiler size.:)  16.10.2009 12:49
 

güzel, duygulu, ''güldürüçlü''kadın! Çok yaşa sen...Kurduğun ''Açılım ve mantı'' ilişkisine bayıldım inan:) Cücüğü, kendisi farketmez, içinin harcı soğanlı olsun...Yoğurdunu da sarmısaklıyalım ama saklamayalım, ağırlaşır, yiyemeyiz sonra:) İyisi mi ben kalkayım bir bezelik mantı açayım! Obama zıkkım yesin, ben kendim yiyeyim:) Sevgilerimle can...

fatma iyibilgin 
 16.10.2009 10:10
Cevap :
İyi Bilgin'im benim. Aynen dediğin gibi, "zıkkım" yesin! Onu da yedirecek güce sahibiz, hiç şüphesi olmasın ! Çok yaşa e mi? Güzel bakışına, değer verişine çok teşekkür ederim. En içten saygım ve sevgimle sana... Yap ye, afiyet bal şeker olsun değerli dostum.  16.10.2009 12:47
 

Sevgili hocam küfür olayına tamamen bittim yaa:)))) Bu bizim bildiğimiz mantı değilmi yoksa.Açarken illada küfürmü etcen.Yazınızı okurken çok güldüm , çok teşekürler.Şimdi mutfağa gidip mantı yapcam.Elinize ve yüreğinize sağlık.Gülücükler eksik olmasın yüzünüzden.Selamlarımla....Mantı yemeye eskişehire bekliyorum....:)))))

çalıkuşu 
 16.10.2009 10:08
Cevap :
Dünya tatlısı Çalıkuşu'm, demek şimdi mutfakta mantı yapıyorsunuz ha? Küfürleri eksik kalacak ama, sizin elinizden muhteşem çıkacağına eminim. :) Çok teşekkür ederim yüreklendiren yorumunuza. Sevgimle...  16.10.2009 12:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3015
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster