Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '14

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
288
 

Obezite Cerrahisinin Riskleri

Obezite Cerrahisinin Riskleri
 

Obezite cerrahisi


Obezite cerrahisi, hızlı ve basit bir çözüm olmasına rağmen; çeşitli birçok sağlık problemine sebebiyet verebilir. Obezite cerrahisi hakkında, sizi doyurucu ve bilinçlendirici araştırmalar yapmadan, operasyona karar vermemek en doğru haraket olacaktır.

Teknolojinin büyük bir ivedikle ilerlemesi ve beslenme tarzındaki yanlışlıklar, bugün obezite hastalığını oldukça yaygın bir sorun haline getirmiştir. Beden kitle indeksi yani BMI’sı 40'ın üzerinde olan morbid obezite hastaları gün geçtikçe artmaktadır. Fiziksel aktivitelerin azlığı, oldukça yağlı ve kolay hazırlanabilir fast food kültürünün hızla yaygınlaşması tüm bu sorunlara temel olmaktadır. Tüm bunların neticesinde obezitenin bu kadar hızlı artışına ek olarak çözüm yolları aranmaya başlanmıştır.

Obezite operasyonları genellikle, öncesinde herhangi bir değerlendirme yapılmadan, yalnızca estetik endişeler ile tercih edilmektedir. Halbuki obezite cerrahisine kadar vermeden, ameliyatın yan etkileri, sonrasında yapılması gerekli olanlar ve yaşam tarzındaki değişiklikler göz önünde bulundurulmalıdır. Şayet, obezite yanında bazı hastalıklara da sebep olmuş ise, uyku apnesi, kalp hastalıkları gibi yaşam kalitesini oldukça düşüren sorunlara yol açmış ise, obezite cerrahisi zorunlu bir hale gelebilir. Bu durumda ise, alanında uzman kişiler tarafından birkaç farklı doktor görüşü alınarak bu operasyona karar verilmelidir.

Obezite Cerrahisinin Riskleri Neleri Kapsar?

Yapılan çalışmalar neticesinde ulaşılan sonuçlar göstermektedir ki, obezite cerrahisi de yapılan diyetler gibi yaşama şekli ve beslenme alışkanlıklarının aktif bir şekilde değiştirilmesi ile etkinliğini kazanır. Operasyon sonrası, hastalar her istediğini yemekte ve istediği gibi yaşamakta tamamen özbgür bir hale gelemez. Obezite cerrahisinden sonra, katı ve sıvı gıdaların birlikte tüketilmemesi, asitli içeceklerden uzak durulması gibi oldukça fazla kısıtlılığa maruz kalınmaktadır. Bu sebepten dolayı da, obezite cerrahisine tüm bu şartlar yerine getirilebilecek ise, karar verilmelidir.

Obezite Cerrahisi ardından görülebilecek yan etkiler de kısaca şöyledir:
 - Pnömoni (zatürre)
 - Bacaklarda pıhtı meydana gelmesi
 - Kalsiyum yetersizliği sebebiyle gelişen ağrılar
 - Kesi sebebiyle meydana gelebilecek enfeksiyonlar
 - Midede sızıntı gibi yan etkiler oluşabilir. Bu sızıntılar genellikle kolayca antibiyotikle tedavi edilebilir. Ancak, tekrar bir operasyon yapılmasını da gerektirebilir.
Operasyon ardından, ani kilo kaybı neticesinde bedende meydana gelebilecek sarkmalar da yeniden bir operasyon gereketirebilecek düzeyde olabilir.
Obezite cerrahisi ardından, hastanın yaşamı boyunca vitamin ve mineralleri takviye etmesi gerekecektir. Vücut doğal şekillerle yeterli besin edinemeyeceğinden, kemik ağrıları, kalsiyum ve D vitamini yetersizliği görülebilir. Bu yetersizlikler; diş kayıpları, kuru bir cilt, aşırı yorgunluk, besin tüketememe neticesinde ortaya çıkan depresyon, malnütrüsyon (yetersiz beslenme) ve hipoglisemi meydana gelebilir. Bu sebepten dolayı hasta, muhakkak diyetisyen gözetiminde beslenme alışkanlıklarını ve tükettiği gıdaları düzenlemelidir.
Tüm bunarın neticesinde, Beden Kitle İndeksinin ölümcül şekillerde yani, BMI’nin 40’ın üzerinde olduğu morbid obezite durumlarında, obezite cerrahisi dışında bir tedavi yöntemi yoktur. Fakat, yaşam tarzında ve beslenme alışkanlıklarında uygulanacak ufak değişikliklerle, operasyon gerektirecek konuma gelmekten kurtulmak pek tabii mümkündür. Yeterli fiziksel aktiviteler de buna yardım edecek temel noktalardır. ''Obezite Türlerleri Nelerdir?'' başlıklı yazımda obezite türleri hakkında bilgiler vermeye çalıştım.

Obezite Cerrahisinde Hayati Risk Bulunur mu?

Bu soru, operasyonun anlaşılması bakımından oldukça büyük bir önem taşır. Bunun sebebi morbid ve obezite hastalarının, ameliyat olmadan da hali hazırda yaşamsal riskler taşımasıdır. Durum o kadar ciddiyet taşır ki; morbid obezite hastaları şayet cerrahi olarak tedavi edilmezler ise akranlarına göre 10-15 sene daha erken hayata gözlerini yumarlar. Bunların dışında, hastaların aklından çıkarmaması gereken konu da, morbid obezitrenin ölümcül bir hastalık olduğudur.

Şişman olmak cerrahinin riskini arttıran bir etken midir?

Şayet tedbirsiz olunur ise, bu sorunun cevabı evet, olmaktadır. Morbid obezite operasyonlarının riskleri üstünkörü dahi olsa iki yoldan değerlendirilmelidir. Birici yol, hali hazırda fazla kilonun yol açtığı risklerdir.  İkincisi ise yapılan girişimlere yani şişmanlık operasyonlarına özgü olası yan etki ve komplikasyonlardır.

Tüm bunlardan önce aşırı kilolu olmak; genel anestezi ile bir operasyon gerçekleştirilecek ise tıpta “derin ven trombozu” olarak isimlendirilen ve bacakların toplar damarlarının içinde pıhtı meydana gelmesi olarak açıklanabilecek korkuan bir duruma yatkınlığı arttırmaktadır. Başka bir deyişle, obezite hastalığı bu tarz pıhtıların meydana gelmesi bakımından kesin ve kanıtlanmış bir şekilde risk etkenidir. Genel anestezi altına girmek ve bunun devamlılığı pıhtı meydana gelmesi açısından risk etkenleridir. Obezite hastalığından mustarip insanların, operasyon öncesi bilgilenmesi ve birtakım önlemleri etkin bir biçimde kullanması ile amleiyat rahatlıkla tamamlanabilir.

Cerrahi obezite ardından uzun dönemde sorunlar ortaya çıkar mı?

Bu operasyon ardından hastalarının neredeyse tamame yakını oldukça ciddi bir şekilde kilo verir. Hastalarının büyük bir kısmında, şeker hastalığı yani diyabet geriler ya da geçer. Obezitenin yanında getirdiği hastalıkların yan etkileri neredeyse yüz yüzlük bir oranda azalır. Bunların yanında, dizler çok ciddi bir şekilde bir yükten kurtulduğu için toparlar ve operasyona ihtiyaç duyulan durumlar ortadan kalkar. Uyku apnesi mevcut ise, düzelir. İç organlarda özellikle karaciğerde meydana gelen yağlanma geçebilir, reflü hastalığından mustaripse kişi, bu mide by-pass’ı ile tamamen iyileşebilir. Kısırlık sorunu olan ve bebek sahibi olma arzunu tatmin edemeyen kadınlarda ise doğurganlık hatırı sayılır bir miktarda artar. Psikolojik olarak ise, kişi tamamen olumlu yönde etkilenir. Kendine güven artar, sosyal ilişkiler güçlenir ve dolayısıyla daha sağlıklı bireyler ortaya çıkar. Ancak en önemlisi, kişinin hayatı en az on beş, yirmi kadar uzayabilir.

En önemli noktalardan biri de, operasyon ardından daha uzun vadede yeniden kilo almaya olan meyilin ortaya çıkabilmesidir. Bu noktada çok önemle vurgulanması gereken husus, ameliyat ardından hastaların yeniden morbid obezite olabilecek dek kilo alınması değildir. Bu çok nadir karşılaşılan bir risktir.

Unutulmaması gereken nokta ise, her cerrahi işlemin belirli risklere sahip olduğudur. Özellikle de hastada morbid obezite denilen vücut kitle indeksinin 40'ın üzerinde olduğu durumlarda… Tercih edilen tedavi biçimin türüne göre ve tabii ki kişinin sağlık durumu ve bünyesine de bağlı olarak, bu riskler artabilir ya da azabilir. Tüm bunların yanında, uzmanın ve ekibinin bu hususta deneyimli olması da riskleri oldukça minimuma indirgeyen bir etkendir. Operasyona karar vermeden önce ameliyat hakkında ayrıntılı bilgi almak, olası tüm riskleri doktorunuza danışmak ve bunların derecelerini bilmek, hasta sağlığı için oldukça önemlidir.

 

Dr.Tuğrul Demirel

www.tugruldemirel.com

 


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3294
Kayıt tarihi
: 11.02.14
 
 

1999 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nde başladığı mesleki eğitimini, fakülteden sonra yine İstanb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster