Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '13

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
486
 

Oblivion

Oblivion
 

Tron - legacy Filmi'nin yönetmeni Joseph kosinski imzalı bir film 'Oblivion'. Yönetmenin kurgusu ve anlayışı daha filmin başlangıcında kendini hissettiriyor. Müzikal açıdan  inanılmaz başarılı olmuş bence. İzleyiciyi filmin havasına sokabiliyor. Tasarımlar bir bilim kurgu filmi için çokça ‘yenilikçi’... Mesela Öyle her filmde görmeye alıştığımız Starwars'tan kalma uzay araçları yok bu filmde. Özellikle İHA’lar ve Tom Cruıse abimizin kullandığı gemiler kusursuz bir görsellik harikası. Amerikan endüstrisinin bu işi bildiğini ve ne kadar güzel pazarlayabileceğini gösteriyor bir kez daha büyük sinema perdesinde cümle aleme…

İşin özüne yani İçeriğine gelirsek; Konu ikamelerine göre farklı başlıyor aslında flashback sahneleriyle… ilk sorun çok yavaş ilerleyen başlangıç bölümleri…Konuyu açıklayacağız diye kırk kırkbeş dakiya sığdırılabilecek bir film sakız gibi uzatılmış.Yine de ‘Hımm, olsun ’ diye geçiriyorsunuz içinizden ‘bu sefer farklı bir konuyu ele almışlar’ diye… Ama bir yerden sonra senaryo yine klişelerle dolu; Uzaylıların kendi yaşam enerjileri için dünyanın su rezervlerini tüketmeye, emmeye ve bir klon ırk yaratmaya çalışması işleniyor boyuna ve tabii her zaman olduğu gibi onlara karşı insanlığı korumaya çalışan ve her nedense her filmde hep Amerika kara sularında canlı kalabilen direnişçilerin varlığını yine gözümüze gözümüze sokuyor ya  ilerleyen bölümlerde... Alın size büyük hayal kırıklığı!!! Hele sonunda ‘Dünya uzaylılar tarafından istila edilir esas oğlanımız dünyayı kurtarır’ mottosundan sıkılmayan Hollywood’a  ne desem boş diye geçiriyorsunuz mısırınızı bitirirken!!! İşin özeti; Epiklik yapalım derken konunun bütünlüğünden kopulmuş, tekrara düşmüş bir film Oblivion…

Tom Cruıse Topgun daki performansından beri hiç çizgisini bozmamış halen mimik yapamıyor!!!  Fragmanlarda ve afişte Morgan Freeman’ı görünce heyecanlanan bu bünye filmde o kadar az rol alan ve konuk oyuncu statüsüne dahil gibi görünen efsanenin 2.hatta 3.planda kalmasına hayıflandı ne yalan söyleyim. Film dedim ya klişe dolu diye. Sonu da öyle maalesef. 'Indepence Day' de olduğu gibi intihar komandosu Amerikalılar yine insanlığın devamını sağlıyorlar Kendi canlarını feda ederek. Bize de 'Yaw bu amarıkalılar olmayaydı halimiz nice olurdu' geyiği kalıyor… Bir de Dejavu hissine kapıldım filmi izlerken. Daha 2 hafta önce benzeri bir flmi izlememiş miydim ben?(The host)

Canınız mısır yemek istiyorsa bir de yanında farklı tasarımlar ve görsellik istiyorsanız, Tom Cruıse olsun da çamurdan olsunculardansanız gidin görün bir şey kaybetmezsiniz. Ama yok efenim ne gerek var evimde patlatırım mısırımı DVDsi çıkınca da izlerim diyorsanız haklısınız ne diyim ;)
   

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1406
Kayıt tarihi
: 02.10.07
 
 

Görüş ve eleştirileriniz için teşekkürler. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster