Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '11

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
999
 

Obsesif Kompulsif Bozukluk, halk arasında “Takıntı Hastalığı”

Obsesif Kompulsif Bozukluk, halk arasında “Takıntı Hastalığı”
 

Sıkıcı teorilerden, anlatımlardan, kitap tanımlarından uzaklaşıp takıntı hastalığı diye bilinen bu hastalık neymiş bir göz atalım. Hatta bu hastalığı hastalık kimliğinden uzaklaştırıp ona tamamen bambaşka bir şeymiş gibi bakalım. Mesela bir kurabiye olarak hayal edelim bu hastalığı bu yazı boyunca… Belli başlı oturmuş hastalık kalıplarından uzaklaştıralım. 

Kurabiyemizi hazırlamaya obsesyonlarımızı, yani saplantılarımızı ve kompülsiyonlarımızı, yani isteklerimizi hazırlamakla başlayalım. Onlar olmazsa kurabiyelerimizi yapamayız. Bu kurabiyelerin genellikle çocuklukta ve ergenlikte ortaya çıktığını unutmayalım.

Saplantıları hazırlarken iki bardak tekrarlayan ve sabit düşünce, iki kap dürtü, 3 çay kaşığı görmezden gelinmeye çalışılan düşünce ekleyelim. Bunların hepsi sizin zihninizin bir ürünü.

Sıra geldi isteklerimize. Bunları hazırlamak için yarım çay kaşığı tekrarlanan davranış veya zihinsel hareket ekleyelim. Karşıma aynı zamanda yarım kap stresi engelleme ve azaltma isteği de ekledikten sonra bir sonraki adıma geçebiliriz.

Şimdi “takıntı” hastalığı olan bir kadın bu kurabiyeleri nasıl hazırlar bir de ona bakalım.

Önce fırını ısıtır. Sonra ellerini yıkar. Çünkü fırın düğmesi kirli olabilir. Sonra bir kapta unu, şekeri, tozu karıştırır. Ellerini yıkar. Bir dakika… Kapıyı kilitlemiş miydi? Emin olamaz ve kapıyı kontrol etmeye gider. Evet kapı kilitli, ama olsun. 1, 2, 3, 4 ve kapıyı tekrar kilitler. Mutfağa döner. Ellerini tekrar yıkar. 2’den 100e kadar sayarak kaptaki malzemeleri karıştırır. Ellerini yıkar. Sıra geldi yumurta eklemeye. Tarifte 3 yumurta yazmaktadır. Ama 3 tek sayı… Üstelik uğursuzluk da getirebilir. O zaman 4 yumurta ekler. Ellerini yıkar. Sonra kurabiye hamurunu yuvarlaklar şeklinde tepsiye dizer. Tekrar ellerini yıkar. Bütün kurabiyeler aynı hizada olmalı. Tekrar eller yıkanıyor ve kurabiyeler fırına konuyor…

www.psikopano.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Toplumda takınıp takıştırmayan var mı acaba? Az takıntılı insanları aşırı rahat kişilere yeğlerim. Aslında takıntıları daha çok kendi yaşamlarını zorlaştırıyor görünse de yakın çevreleri için de benzer etkiyi yaptığı düşünülebilir. Yaşamı takmayıp, son derece rahat davranış içinde olanları ise nedense biraz itici buluyorum. Aşırıya kaçmamak kaydıyla küçük ve zararsız takıntıları olan kişilerin biraz da prensip sahibi olduklarını düşünüyorum. NOT: Önce bu yazının alıntı olduğunu düşündüm. Kaynak sitenin kendi web sayfanız olduğunu ancak siteyi ziyaret edip, yazarını araştırınca anladım. Bence yazılarınızda bunu belirtin, çünkü herkes "Hakkımda" kısmını okumuyor olabilir. Ayrıca araştırma yapmaya zamanları ya da istekleri de olmayabilir. O zaman bu güzel yazının sizin değil de bir başka bir yerden alıntı olduğunu kolaylıkla düşünebilirler.

Güz Özlemi 
 29.11.2011 11:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 5307
Kayıt tarihi
: 07.10.09
 
 

Ayse Ipek Bilen Koc Universitesi Psikoloji Bölümü  California State University Long Beach..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster