Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '10

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
475
 

Öbür gün devam edersiniz…

Öbür gün devam edersiniz…
 

önce insanım...


8 Mart Dünya Kadınlar Günüymüş…
Her yıl olduğu gibi çeşitli etkinliklerle kutlanacakmış.

Hadi canım sende!

Kutlamanın sözlük ve uygulama anlamı, mutlu bir olaya sevinildiğini söz-yazı veya bir hediyeyle anlatmaktır.

365 gün boyunca kadına yaşatılanları hangi kutlama unutturabilir, verilen bir buket çiçek hangi yarayı kapatabilir?

Ben 365 günde var olup, yok sayılanım!
Mühürlü dudakların arkasındaki sırrım ben…
Adak ağaçlarındaki çaput,
Töre mezarlarında açan papatya,
Şiddetin acısı,
Kuma yanında sığıntı,
Kirli dudaklara bacak arası,
En pahalı et,
En kolay gözden çıkarılanım…
Çocuğun gözünde ışık,
Buğusu tüten çorbada huzur,
Okşadığım saçlarda umut,
Yitirilen yıllara sığınak kucağım…
İsyanım!
Kadınım! Anayım!
İnsanım!
Can’ım!
Bu gün ve yılın diğer günleri kadınların yaşadıklarıyla ilgili olarak BM, TİK, WHO, KAUM, KAGİDER, KEDV, KEİG ve MAZLUM-DER’ den topladığım bilgilerin bir kısmını sizlerle aşağıda paylaşmak istedim:

“ 8 Mart 1857 yılında Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grevler yaptılar.
Bu olaylardan 52 yıl sonra Danimarka'nın Kopenhag şehrinde düzenlenen Kadın Sosyalist Enternasyonal toplantısında 8 Mart 1857 de New York'ta başlayan, kadınların haklarının kazanılması ve kadınların birlikteliği mücadelesinin her yıl Kadın Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.
- Dünya nüfusunun %49, 7’si kadın.
- Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
- Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.
- Dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.
- Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.
- Dünya genelinde ve Türkiye’de aynı iş için erkeklerden yüzde 25 daha az ücret alan kadınlar, çocuk bakımı ve ev işleri içinse erkeklere oranla beş kat daha fazla vakit harcıyor.

- Dünya genelinde kadınların, okuma yazma bilen nüfus içindeki payı yüzde 44, 2 olarak gerçekleşirken, üniversite mezunu kadınların nüfusa oranı yüzde 3, 2’de kalıyor.

- Normalde yaşıyor olması gereken en az 60 milyon kız çocuğu cinsiyet tercihli kürtaj veya erkek çocuklarından daha önemsiz olarak görüldükleri için yetersiz bakım nedeniyle çeşitli toplumlarda “kayıp”lar. (E, Joni Seager, 2003) .
• Kadın cinayet kurbanlarının yaklaşık %70’I erkek partnerleri tarafından öldürülmüştür. (A, WHO 2002)
- Uluslararası Af Örgütü hazırladığı bir raporda, dünyada her 5 kadından birisinin işkence gördüğünü bildirdi.
- Kadınların yaklaşık %47’si ilk cinsel ilişkilerinin zorla olduğunu bildirmektedir. (A, WHO 2002)
- Kadınlar ve kızlar dünyadaki göçmen nüfusun yarısını oluşturmaktadırlar ve göçmenler olarak bu kişiler savaş sırasında, göçmen kamplarında ve yeniden
yerleştirme süreçlerinde özellikle cinsel şiddete karşı savunmasız
durumdadırlar.
- Öte yandan Dünyada her gün olduğu gibi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de, 4 ila 12 yaşındaki 6 bin kız çocuğu ve yeni yetmenin sünnet edileceği açıklandı. Fransa Uluslararası İnsani Plan örgütünden yapılan açıklamada, dünyada halen sünnetli 130 milyon kadının bulunduğu ve bu sayının her yıl 2, 2 milyon arttığı belirtildi.

Türkiye’den Rakamlar:

. Şehirlerde evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
. Kadınların % 57, 7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
. Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.
. Türkiye’de kadınların %35, 6’sı bazen, %16, 3’ü sık sık aile içi tecavüze uğruyor

Türkiye’de 100 kadından 2’si yükseköğrenim görüyor. Türkiye'de 8 milyon kadın okuma-yazma bilmiyor, eğitim gören 100 kadından ise sadece 2 tanesi yükseköğrenim görüyor. Kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evlenirken, yüzde 30’unun dini nikâhla, yüzde 20’si ise nikâhsız yaşıyor. Kadınların yüzde 55’inin doğum kontrolünü uygularken, Yüzde 64’ü hamilelik döneminde doktor yüzü görmüyor, yüzde 65’i eve gelen konuğa görünmüyor ki bu özellikle kırsal kesimde çok yaygın. Anne olmak için ülkemizde yılda 2 bin 500 kadın yaşamını yitiriyor. Berdel, başlık parası, töre ve namus cinayetleri, dayak, baskı ve gelenekler kadını hedef almaya devam ediyor. Yani Türkiye’de hala kadının adı yok.

Kadınların sivil toplum örgütlerine katılımının yüzde 24, partilere yüzde 13, sendikalara ise yüzde 6 civarında bulunduğunu anlatan Doster, bu oranların Avrupa ülkelerine göre son derece düşük olduğuna değindi. Türkiye’deki iş kollarında erkeklerin yönetici, kadınların ise yardımcı konumunda bulunma oranı çoğunlukta.

Kadına yönelik şiddet çoğunlukla bildirilmiyor. Kadınların şiddet olaylarını bildirmekten alıkoyan çeşitli unsurlar var: misilleme yapılacağı korkusu, ekonomik olanaklarının olmaması, duygusal bağımlılık, çocuklar için kaygı duyma ve giderim olanaklarına erişememe. Çok az ülkede polis, yargı ve tıbbi personele tecavüz vakalarıyla nasıl ilgileneceklerine dair özel eğitim verilmektedir. “

365 gün kendilerinin veya hemcinslerinin yaşadıklarını unutacak kadar balık hafızalı ise kadınlarımız, haydi o zaman hanımlar 5 yıldızlı otellerde göbek atarak kutlayın gününüzü!

Erkeklerinizden alacağınız çiçekle onarın yaralarınızı!
Size verilecek hediyeyle kazın töre kurbanı kadınların mezarlarını can üfleyin cansızlıklarına!
Yanağınıza kondurulacak öpücükle silin tecavüz kurbanı kızların vücudunda dolaşan dudak izlerini!
Kutlayın gününüzü!
Kutlayın yok sayılan insanlığınızı!

Öbür gün devam edersiniz kaldığınız yerden…

(06/03/2009-Ankara)

Sevtap Özkahraman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...hisseden,düşünen,araştıran ve paylaşan Kahraman merhaba...saygımla selamlarım...

nedim üstün 
 13.03.2010 13:17
 

Sahtekarların çiçeklerine aldanmayın, güzel söylemeye çalıştıkları sözleri kandırmasın sizi, sıcak bakışlar, ılık nefesler, kısık fısıldaşmalar her canlıda bulunan doğal ve sıradan şeylerdir... hay Allah ben de havaya girdim galiba.. Yaww Hayyamın söylediklerinin neredeyse tamamı onlar üzerine (Tabi sevgili oldukları sürece)... Neyse bizi var edenlerin, bizi yaratanların ve bize yaşamanın hazzını tattıranların, yaşama sevinci verenlerin, kalbimizi çarptıranların, heyecanlandıranların, hayallerimizi süsleyenlerin ve yaşamımızı anlamlandıran diğer yarılarımızın günleri kutlu, kendileri mutlu olsun. sevgiyle kal.

Ahmets 
 10.03.2010 14:02
 

Sizin gibi duyarlı yürekli kadınlar başta olmak üzere, dünyadaki tüm kadınların bu özel gününü tebrik ediyor, sosyal ve hukuksal eşitlik çabalarını destekliyorum... Selamla, sevgiyle, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 08.03.2010 22:53
 

%... lik dilimde en fazla yeri alıyor kadınlar, kadın adım atmaya çalışıyor ayağını kaldırmaya niyetlenmek ne kelime düşünmesine bile ket vuruluyor. Kadına davranma şekli bir toplumun insanlık anlayışını gösterir, insana verdiği değeri gösterir malesef ki biz bir adım ileriye gidemiyoruz. Bir gün ara verseler, telafisini kat be kat yaparlar....Günün kutlu olsun yazarım. Sevgiler...

Özgecan 
 08.03.2010 20:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 573
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 722
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

1958 Balıkesir doğumluyum. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü mezunu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster