Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
72
 

Öcalan'a sitem ve çağrı

Çok karışık ırk ve inançlı insanların yoğun olarak birlikte yaşadığı bir semtinde büyüdüm İstanbul un. Hani gözün beyaz ile kırmızı renklerin karışımını tram yaparak gördüğü renk gibi biz hepimiz pembeydik.

İşte bu durum sebebiyle olsa gerek, sizden bizden ayrımı yapamayacak kadar, insan olma değerinin her şeyin üstünde olduğuna inanırım.

Karma etnik ve gene karma inanç sahibi bir ailenin Cumhuriyet e bağlı kültürü içinde kimlik kazanmış, hep ezilenden yana solcu bir 68 kuşağı genci olarak, otuz yıl önce tercih ettiğin yolun nasıl bir bataklık olduğunu sana anlatma hakkımı kullanmak istiyorum bu nedenle.

Bu gün gerçeği görmüş ve bu çağda global kapitalizmin tüm Dünya halkları için neredeyse doğa yasası gibi kabul gördüğü bir zaman içinde silahlarla özgürlük ya da devrim yapılamayacağını anlamış olmalısın ki Barış çağrısı yapmaktasın.

Ancak o kadar geç kaldın ki sesini duyan yok artık.

Oradan buradan savaş baronları sesini de kestiler. Mikrofonu çoktan kapattılar, ışıkları söndürdüler, perde indi. Çığlık ta atsan artık varmıyor istediğin yere.

30 yılda aynı köyün, aynı tarlanın hatta aynı ananın çocuklarını kullanarak varmak istediğin yolun başındayız hala. İlk günkü gibi, iç savaş ve intikam çığlıkları yükseliyor yurdun her yerinden.

Bilmem, sen duyabiliyor musun.

Bunca zamanda karşılıklı kayıplar ve faili bilinmezler ile birlikte, bir eşya, bir mal gibi sayı olarak ifade etmekten vicdanım sızlayacak kadar epey bir genç yaşamını çok erken yaşta sonlandırdınız ama başlangıçtan bir adım ötede değilsiniz. Farkındamısın.

Bu yaşadığımız evrende 350 milyar gökada 30 milyar trilyon yıldız ve bu yıldızlara bağlı sayısı tahmin edilemeyen gezegenlerden henüz bildiğimiz bir tek bu Dünya üzerinde ortay çıkmış yaşamın en gelişmiş canlısı olmak mucizesine sahip olma şansını üstelik sadece bir kere elde etmiş, gepegenç canları yolun başında toprağa gömerek, ne elde edecektiniz. Değermiydi.

Siyaset yolu açıktı. Hatta sivil direniş, sivil itaatsizlik mümkündü. Ama kusura bakmayın insan yaşamına fazla değer atfetmeyen kültürünüz, yaşamı iyileştirmek için ölmeyi ve öldürmeyi tercih etti.

Oysa bu gün, sizin amacınız doğrultusunda kurulmuş partinizin ülke siyasi oluşumunda ne kadar etkili olduğunu görünce, keşke başından beri siyasi mücadele yürütsek, canlara kıyılmasa, cananlar yanmasaydı pişmanlığınız olması gerektiğini düşünüyorum.

Her ne kadar içimi acıtsa da ifade edilen sayı 40 bin can kaybı ve belki bu sayıdan iki misli fazla insanında sakat kalarak işlevsiz kalmasına neden oldu.

Bu mücadeleyi savaş ile yürütmek tercihi yerine, gençlerimizi Dünya kültürü seviyesinde yetiştirelim eğitimleri ile hak ettiklerini alacak seviyeye gelsinler. Her türlü sömürüye, haksızlığa karşı insani, çağdaş yöntemlerle korunabilecek yeterlilikleri ile kültürlerini örf adet geleneklerini ve ailelerini de dünya nimetlerinden olası ölçüde faydalandırabilecek donanımları olsun, mücadelesine dökseydiniz...!

Doğduğu topraklar ve kültürü için öldürmeye ve ölmeye şartlandıracağınıza, kendini  hizmete adamış, yüz bin Doktor, avukat, mimar, mühendis, öğretmen, bilim adamı yetiştirmiş olsaydınız, acaba daha hayırlı bir sonuç elde etme şansınız olur muydu.

Neticede, bu konuda düşünmeniz ve gelinen nokta da hiçbir şey elde etmeden halkın doğuda, batıda ayrımı yapmadan, çektiği eza ve cefadan dolayı pişmanlık sorgulaması yapmanız içindir, tüm bu yazının amacı.

Ve bir dakika dahi gecikmeden, tek bir genç yaşamının yitip gitmesine zaman tanımadan, Yassıadadan pencereyi açıp BARIŞ  için çığlık atmanız çağrısı.

Nusret Atayman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar Nusret Atayman. Kaleme alarak paylaştığınız yazınız, doktoru tarafından teşhis ve tanısı konmuş hastasına ilaç olarak yazılmış. Kaleminizi ve yüreğinizi tebrik eder, sağlık ve mutluluklar dilerim. İnşAllah bu çağrınız adresine ulaşır da artık kan dökülmesine mani olunur. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 30.08.2015 20:34
Cevap :
Sayın Recep Altun ,hepimizin yüreğinden geçenin bu BARIŞ çağrısını duymak olduğunu biliyorum. Tüm ülke bunu isterken bir kaç kişinin savaş iradesinin geçerli olması ne acı değil mi. Saygılar  31.08.2015 17:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 248
Kayıt tarihi
: 14.10.11
 
 

İstanbul 1946 doğumlu, gazetecilik yüksek okulu eğitimliyim. Müzik ve her türlü spor aktivitesi y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster