Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
390
 

Öcalan’ı doğru okumak ve barışı doğru anlamak

Öcalan’ı doğru okumak ve barışı doğru anlamak
 

PKK Lideri Abdullah Öcalan


Türk medyasında günlerdir yazılıp çizilen senaryoların, Murat Karayılan’ın açıklamaları ile birlikte ne kadar temelsiz olduğu bir daha ortaya çıktı. Kürtlerin barışa verdiği değeri, bir tür yenilgi psikolojisine sokmaya çalışmaları, bununla ilgili yaptıkları yayınları görünce, aslında barışmayı hazmedemedikleri bir kez daha ortaya çıktı. Barışmanın ve eşitliğin kendi ruhlarında yarattığı tahribatı Kürtlerin onursuzlaştırılması üzerinden tamir etmeye çalıştılar. Böylece Kürtlere bir şeyler bahşediyorlarmış noktasına kendilerini taşıdılar. İktidar bu sürece mecbur kalınca, onlar da iktidarın pozisyonuna göre kendilerini konumlandırdılar. F. Gülen’in deyimi ile ‘kızılcık şerbeti içtiler’.  Çünkü Kürtlerin kendileri ile eşit olacağı ihtimalini hazmedemiyorlar.  Kızılcık şerbeti içilmesi üzerine nasıl bir barış tesis edilir? Kafa yorulması gereken bir soru bu.

***

Aslında kafalarında yarattıkları bir Abdullah Öcalan imgesi üzerinden yola çıktılar. Sayın Öcalan’ın barışa ve özgürleşmeye verdiği değeri anlayamadıkları için yanıldılar. Öcalan’ı can derdine düşen bir figür olarak kamuoyuna sundular.  Sonra yarattıkları bu hayali Öcalan imgesine kendileri de inandılar. Mümtazer Türköne, Öcalan’ı paşa yapıp ev hapsine çıkaralım önerisinde bulunmuştu. Fatih Altaylı ise Öcalan’ın zamanında OHAL Vali Yardımcılığına bile fit olacağını yazdı. Öcalan’ı böyle gören zihniyetin, doğal olarak Kürtlere zerre kadar saygı duymayacağı aşikârdı.

Tam da bu noktada iktidarın Öcalan ile görüşmeye başladığını açıklaması, toplumsal algı anlamında yeni bir psikolojik savaşın başlatılmasına zemin hazırladı. Öcalan ellerindeydi, canı kıymetliydi, küçük birkaç kırıntı ile Öcalan PKK’yi altın tepside kendilerine teslim edecekti. Yıllar yılı kafalarında böyle bir Öcalan yaratmışlardı. Süreç ile ilgili en küçük eleştiri getirenlere, ‘işte bakın Öcalan’a karşılar’ diyerek susturmaya çalıştılar. İlk heyetin Öcalan ile görüşmesi ile birlikte, MİT ve Hükümetten aldıkları, adına da çok güvenilir kaynağımdan aldım dedikleri teslimiyet şartnamelerini fütursuzca köşelerinde yazdılar. Güya Sayın Öcalan, PKK’nin kayıtsız şartsız ve silahsız, hem de 1 ay içinde çekileceğini söylemiş, Kandil’de çaresiz bunu yapacakmış söylemini öne çıkardılar. Zaten amaç örgüte silah bıraktırmak, başkaca da bir şey yok sözleri ile kendilerine savaş kazanmış bir ordunun komutanları, Kürtlere de yenilmiş bir halk muamelesini uygun gördüler.

Şimdi resim netleşti. Yaratıkları Öcalan imgesi paramparça oldu.  Yeni bir yüzyılın kurtuluş reçetesini ortaya koyan gerçek Öcalan’ı bakalım nasıl hazmedecekler?  Üstelik Karayılan yaptığı açıklamada, Kürtlerin barış isterken, devletin bu barış istemini suiistimal etmesine müsaade etmeyeceklerini altını çizerek söyledi. Silah bırakmanın söz konusu olmadığını, silahlı çekilmenin gerçekleştirileceğini belirtti. Kürtlerin bütün hakları ile birlikte, önderlerine de kavuşacakları zaman silahları gömeceklerini ifade etmesi de oldukça önemliydi. Kürtlerin sürekli barış demelerini kullanmaya çalışan veya doğru okumayan, hakları teslim edilmemiş bir halkın kabul edeceği barışın onursuz bir teslimiyet olacağını iyi anlamalılar. 

***

Kürtler silaha tapan bir halk değil. Buna mecbur bırakıldılar. Katliamlara uğradılar, vahşice öldürüldüler. Yeryüzünden silmeye çalıştılar. Birçok genci dağlara çıktı. Okullarını, aşklarını, özlemlerini, geleceğe dair kişisel düşlerini geride bırakarak, bir halkın tekrar ayağa kalkmasının mücadelesine kendilerini kattılar.  Onların anıları bu gün Kürtlerin yolunu aydınlatıyor.  Onlar, Türk halkına hiçbir zaman düşmanlık beslemediler. Kürtler, Türklerle eşit haklara sahip olsaydı zaten dağlara çıkmayacaklardı. Türk halkı, Türk medyası, Türk siyasetçisi bu gerçekliği doğru okumalı. Kürtler artık kandırılacak bir halk değil, üstelik bu çağda kandırılacak herhangi bir halkı da bulmazsınız.

AKP’nin Kürtleri kandıracağını düşünen sosyal demokrat ve solcular da artık bu gerçeği görüp, sürece omuz vermeli. Kürtler AKP ile ittifak yapıp Başkanlık Sisteminin gelmesinde taşeronluk yapacak, Kürt-İslam ittifakı oluşturacak diyen Aleviler de bir daha düşünmeli. Öcalan’ın kadınlar, Aleviler, Ermeniler ve sosyalizm için söylediği yüzlerce açıklamayı es geçip, Türk kamuoyunu sürece eklemlemek için söylediği bir sözü bağlamından koparıp, gündemde tutmak Alevilere bir şey kazandırmaz. Daha birkaç ay önce Paris’te öldürülen Dersimli Alevi Sakine Cansız’a Kürtlerin nasıl sahip çıktığı gerçeği taptazeyken, dürüst olmak lazım. PKK hareketi, mazlum halkların bileşkesinden vücut bulmuştur. Topraksız Kürt köylüsü, sosyalist Türkler, Aleviler bu hareketin ilk oksijeni olmuştur.  Alevilerin hakları için ittifak yapacağı yegâne güç Kürt hareketidir.

Asıl süreç yeni başlıyor. PKK çekildikten sonra, gerçek bir barışın mümkün olma ihtimali iktidarın atacağı adımlara bağlıdır. O gün geldiğinde, Alevi’si, solcusu, çevrecisi, Türk’ü, Sünni’si, emekçisi yani barış isteyenler Kürtlerin haklarından yana, özgür bir Türkiye iradelerini ortaya koyarlarsa, iktidar istese de, istemese de barıştan başka yol bulamayacak, üzerine düşeni yapacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şehirlerimiz Kürt etnik ırkçılığının tehdidi altındayken hangi barıştan bahsediyoruz? Hukuk önündeki eşitlik ancak uluslaşmayla olur Uluslaşmaya karşı çıkan Kürtçülerin tamamı buna ırksal farklılık temelinde karşı çıkıyor. İnsanları ırklarına göre ayırmak azınlıklar tarafından da savunulsa ırkçılıktır. Sizin ahlâkınız buna nasıl müsaade ediyor bilemiyorum? okurken, mülk edinirken, seçip seçilirken size ırkınızın sorulmadığı bir ülkede daha ne kadar "eşit" olmak istiyordunuz? Bu ülkede sizin ırkçı bakışınız resmiyet kazanırsa Kürt kelimesinin ne anlama geleceğini, bebek katilliğiyle özdeşleştirileceğini toplumda nasıl bir düşmanlık sebebi sayılabileceğini hiç düşünüyor musunuz? Kürtleri PKKlılaştırmak yapılabilecek en alçakça iştir.

Ögeday 
 29.04.2013 0:23
Cevap :
hayat böyle işte arkadaşım. yorumun tamamında beni ırkçılıkla suçlarken, kullandığın dil safkan faşist bir dil. bu da hayat bir başka ironisi... siz hala 1930'ların dünyasında yazılan ve okullarda bıkmadan okutulan inkılap tarihi dersinden öte bir şey söylemeyin, beni ırkçılıkla suçlayın. bir kafanı kaldırsan, dünyada, ortadoğu'da olup bitenlere baksan... ezberlerini bir kenara koyup, yeni okumalar yapsan... mesela Cezayir Savaşı filmini izlesen. ordan bir empati çıkarsan. zor zor, elbette zor. ezberlerden sıyrılmak çok zor...  29.04.2013 12:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 533
Toplam mesaj
: 128
Ort. okunma sayısı
: 1573
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

Adıyaman'da doğdu. ilk ve ortaöğrenimimi yatılı bölge okullarında okudu. İzmir 9 Eylül İktisat Fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster