Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
9134
 

Od / İskender Pala

Od / İskender Pala
 

Od / İskender Pala


İskender Pala’dan okuduğum bu ilk romanın beni derinden etkilediğini söyleyerek kitabın tanıtımına başlamak istiyorum.

13. yüzyılda Anadolu’da yaşanan, savaş ve karmaşa içinde bir aşk, inanç ve bir sabır öyküsü “Od”.

Bizim Yunus’un, yani Yunus Emre’nin hikâyesini, Molla Kasım’ın anlatımlarından öğreniyoruz.

Yunus Emre’nin eşi Sitare, diğer ismiyle Elif’e duyduğu aşk da önemli bir yer tutuyor kitapta. Yunus, Sitare’sini ve henüz yeni doğmuş oğlunu bir Moğol (Kitapta çekikgözler diye bahsediliyor) saldırısında kaybeder.  Büyük oğlu İsmail’i ise köydeki yaşlı bir nineye emanet ederek kendini dağlara taşlara vurur.

Yaşlı nineye emanet edilen İsmail esir düşer ve cellâtların arasında bulur kendini. Babasına çok kızgındır onu bırakıp gittiği için. Cellât Arn Usta’yı babası bilir, ondan cellât olmayı öğrenir. İsmail (Samuel’in) hiç susmayan sorgulamaları karşısında Arn usta der ki;

“Çocuk sus, bana Tanrıdan bahsetme, herkes hayatında mutlaka bir şeyleri ciddiye alır, herhangi bir şeye güven duyar ve ona inanır. Sen o şeyin adını Tanrı koymuşsun bunu kendine sakla. Tanrının varlığını inkâr da ispatta kişinin kalbindeki ışıktan güç alır. Ben o ışığı yitireli yıllar oluyor. Delik kovada su tutamazsın. Kovada bir delik olmakla on delik olmak arasında da sonuç değişmez. Eğer Tanrı adil olsaydı, hatta bizzat Tanrı var olsaydı burası senin yerin olmazdı.”

Yunus şehirden şehre, dergâhtan dergâha, gönülden gönüle savrulur durur.

Sitare’sine duyduğu aşk, ölüp giden oğlunun acısı, İsmail’ine duyduğu özlem, kararsızlıklar, vicdan azapları, Yunus’u Yunus yapan dergâh eğitimleri ve nihayet ilahi aşkı arayışı…

80 yıllık yaşamına sayısız şiir sığdırır.

Ben yürürem yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarım yollar gibi
Gâh coşarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yunusu bi'çareyim
Dost elinden avareyim
Baştan ayağa yareyim
Gel gör beni aşk neyledi

Gel gör beni beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Gel gör beni aşk neyledi

Yunus Emre’nin kaç şiiri olduğu hep tartışılmıştır. Bu tartışmaya kitapta Yunus bizzat şöyle son verir.

- Hey azizler azizi Yunus Emre’m, şiirleriniz?

- Sevgili için söylenmiş sözlerdir, sevgiliye hediyedir.

- Kaç adettir hiç bilir misiniz?

- Sevgiliye gidecek hediyeyi saymak yakışık almaz, öyle değil mi?

<>>> 

Büyük şair ve ermiş Yunus Emre’nin yaşam öyküsünü, felsefesini ve hayata bakışını her Türk’ün okumasını içtenlikle öneririm.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kitapta Yunus Emre’nin Sitare ve oğlu İsmail için çektiği acılar oğluna kavuşmak için gösterdiği emsalsiz mücadele ve hayatının her döneminde Sitare’yi aklından çıkaramayışı ilahi aşk için yanıp tutuşan bir derviş için fazlaca dünyevi sorunlar. Bir derviş de olsa hele de bu derviş yunus Emre ise oğluna gösterdiği bağlılık elbette hoş görülür. Ancak bunu her defasında aksettirmek tam biraz dünyevi tasalardan iyice arınıp maksada nail oldu derken kafir olarak tasvir edilmiş haydut oğluna aramaya koyulması beni çok şaşırttı. Haydut ve de cellat aynı zamanda kafir ve nankör, katil, vefasız İzansız bir derviş oğlunu Yunus emre romanında okumak hayli şaşırtıcı.Yıllarca kapısından ayrılmadığı ve odunlarını taşıdığı ona ulaşmak için türlü ezalara katlandığı Taptuk sultan’ ın ölümü onun için dünyevi aşkı Sitare’nin ölümünden daha çok değerli değildi.

Nazmiye çakmak 
 16.03.2013 13:10
 

deneme

Nazmiye çakmak 
 27.02.2013 17:15
 

Merhaba Nilgün Hanım, iskender pala ile "Babilde ölüm istanbulda aşk " kitabı ile tanıştım nedense çok sıkıldım. Yazarın ağır dili olduğunu düşünüyorum, şuan OD kitabını okuyorum bilgiler için teşekkür ederim. Sevgiler.

ilknur AKPINAR 
 23.05.2012 11:43
Cevap :
Merhaba İlknur Hanım. Aynı fikirdeyim. Bahsettiğiniz kitabı aldım maalesef okuyamadım ve bırakmak zorunda kaldım. OD'da nispeten akıcı ve anlaşılır bir dil seçmesi isabet olmuş Pala'nın. Sevgiler, saygılar, yorumunuz için teşekkürler.  23.05.2012 13:07
 

İskender Pala’yı bir TV söyleşisinde görmüş ve konuşmasından etkilenmiştim. Yavan ve kuru bir anlatımdan uzak, sakin bir tavırla ama heyecanlı sözcüklerle konuşuyordu. Bu karşıtlık ve sözcüklerindeki derinlik beni meraklandırmıştı. Günün birinde eserleriyle tanışacağımı ise neredeyse biliyordum. Bu yazınızda o etkiyi anımsadım. İnsanların yaşamlarında ne tür trajediler olduğunu çoğunlukla bilmiyoruz. Kişileri değerlendirirken bir resme takılıp kalabiliyoruz. Oysa geçmiş ve yaşanmışlıklar bizim bugün ne olduğumuz, nerede ve kiminle bulunduğumuzla çok ilintili. Aşağıdaki bağlantı İskender Pala ile yapılan bir söyleşidir; http://www.sabah.com.tr/kultur_sanat/edebiyat/2011/12/04/iskender-beyin-sohretiyle-sinaniyorum?paging=1 Tanıtımını yaptığınız kitap eminim ilginç ve derin bir eserdir. En kısa zamanda okuma arzusundayım. Teşekkürler, sevgi ve saygılar.

Güz Özlemi 
 05.12.2011 12:36
Cevap :
Merhabalar Asabi Kedi. İskender Pala'yı tanıyor olmama rağmen, hiç kitabını okumamıştım. Aslında OD'u da okumak gibi bir niyetim yoktu. Sadece kitapçıya gittiğimde kafamda alacağım bir kitap adı yoktu. Reyondaki görevli, çok ısrar edince Od'u aldım ve anlatımı çok sevdim. Şu anda başka bir kitabını okuyorum Pala'nın "Katre-i Matem". Bitince burdan paylaşacağım görüşlerimi. Sabah gazetesindeki söyleyişide ilk müsait anımda okuyacağım, çok teşekkür ederim ilginiz için. Sevgiler, selamlar, teşekkürler.  05.12.2011 13:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 509
Toplam yorum
: 1899
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 4591
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster