Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

aygoz Özlem Eryoldaş

http://blog.milliyet.com.tr/aygoz1

26 Haziran '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
244
 

Oda'dan çıkabilmek...

Oda'dan çıkabilmek...
 

Kapı kilitli... Anahtar deliğinden sızmaya çalışan ışık görünmez olmuş.

Puslu odanın içerisinde sadece hüzün kol geziyor.

Yerleşmiş baş köşeye. Gitmeye hiç niyeti yok gibi.

Ne yeni doğan gün ışığı, ne de gün batımı... Hiç bir şey yerinden kıpırdatamıyor.

Pikap'da çalan şarkı çok eskilerden kalma.
Plak cızırtılı şekilde çalmaya devam ediyor sürekli. Hep aynı şarkı .

Duvarların rengi gri. Belki de pembe ama gri hakim olmayı seçmiş.

Eşyalar yıllardır yerli yerinde. En ufak bir kıpırdama yok. Sanki bir tanesi azıcık da olsa yerinden kıpırdasa tüm hava değişecek gibi. Belki de değişmiş ama monotonluk hakim olmayı seçmiş.

Eğik duran tablonun kimseyi rahatsız ettiği yok. Düz olursa her şeyin düzelmesinden korkuluyor. Belki de düz. Ama o kadar uzun zaman eğik durmuş ki altından gözüken eski boya buna izin vermiyor. Eğik dursun diyor sanki.

Pencerenin perdeleri kapalı. Açılması an meselesi belki ama, açılmamalı. Belki de yarım açılmış ama kapatılmış yine.

Şarap şişesi yarım kalmış. Şamdan daki mum gibi aynı.

Mum'un akan görüntüsü havayı değiştirmeye çabalıyor.

Belki mum yeniden yakılmalı. Yanında duran kibrit kutusu boş. Tek kalan kibritle yakılabilir mi acaba ?

Anahtar bir yerlerde olmalı. Ama nerede. Çiçek desenleri solmuş koltuğun yanında ki dolapta olabilir.

Ama açılması güç gözüküyor. Tozdan görünmeyen bir anahtar deliği engelliyor bunu.

Antika eşyalar hakim odanın her bir köşesine. Sanki siyah beyaz bir film gibi. Duvarda asılı olan kılıç.Bir dönemi yansıtmaya çalışıyor. Yerinden kaldırmak kuralı bozacakmış gibi geliyor.

Puslu, hüzün, kasvet dolu oda'dan çıkmanın bir yolu olmalı. Ama nasıl? Bir çıkabilseler.

Her şey değişecek. Anahtarı bulmak, kapıyı açıp çıkabilmek.

Kapıların dışında da bir hayat olduğunu kavrayabilmek aslolan. Bunu başarabilmek.

Bir adım gerekli. Kocaman ya da küçücük bir adım.

Sonu gelmeyen hikayeler gibi olmamalı bu odadakilerin hayatları.

Yüreklerinin anahtarlarını bir bulabilseler... Bu odadan da çıkabilecekler belki de kimbilir ?

26/06/2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bütün sihir orada zaten, yüreğinin anahtarını bulabilmkete değil mi canım adaşım? Bayılıyorum senin yazılarını okumaya. Sevgilerimle

Özlem Akaydın 
 27.06.2007 8:34
Cevap :
evet..yüreğinin anahtarını bulabilirse insan kilitli hiçbir şey kalmaz..çok teşekkür ederim adaşım:))Sevgiler..  27.06.2007 11:33
 

başlasınlar işe, yardım gerekiyorsa gelirim hiç gocunmadan. Bulunduğun yerlerdeki yamuk şekilleri düzeltebiliyorsan varsın yoksa nereye gidersen git anlamsız. Ne bir adım ne de kilometreler yetmiyor küflerden kurtulmaya. Ya tozların ve grilerin içinde ya da aydınlıklarda yaşamak bu kişiye kalmış. Bazen hiç kurtulamayacakmışız zannettiğimiz yerlerden bile kurtulabiliyor insan eğer gerçekten isterse. Aydınlık tertemiz ferahlık mekanlarda yaşasın herkesler diye dualarım. Sevgilerle

kevser şekercioğlu akın 
 26.06.2007 22:26
Cevap :
Aydınlı mekanlar! Huzur,mutluluk..Çok teşekkür ederim..Sevgiler:))  27.06.2007 11:33
 

Cesaretin açamayacağı kapı yoktur. O zaman anahtar aramalarına bile gerek kalmayacak belki. Bir omuz atsalar yetecek. Sevgiler canım...

Sema GÜZEL 
 26.06.2007 21:45
Cevap :
Cesaret ! evet işte o cesareti bir bulabilse insan.))Canımmm çok teşekkürler..Sevgiler:))  27.06.2007 11:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 185
Toplam yorum
: 1201
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 1449
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster