Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
2228
 

Ödemiş'te intihar olayları çok düşündürücü!..

Ödemiş'te intihar olayları çok düşündürücü!..
 

Otamış:Tedavi edici...


İzmir'in güzel ilçesi, Ödemiş' te neler oluyor ?..

Höşmerim, Kalburbastı , Ödemiş Kebabı, Töngül Pidesi, Keşkek , Kumpir gibi meşhur yiyecekleriyle tanınan kentimize hiç yakışmayan yüksek sayıdaki ölüm olayları , geleceğimiz hakkında çalan alarm zilleri gibidir !..

Haber çok kötü !..

'' İzmir'in Ödemiş İlçesi'nde son iki yılda 227 kişinin intihar girişiminde bulunması ve bunların 11'inin ölümle sonuçlanması, yetkilileri harekete geçirdi. Kaymakam Abdurrahman Koçoğlu, Ege Üniversitesi Ödemiş Sağlık Yüksekokulu'ndan yardım istedi.

İlçe İnsan Hakları Kurulu'nun geçen ay yapılan toplantısında, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Çil, son iki yıl içerisinde 227 kişinin intihara kalkıştığını belirterek, bunlardan 11'inin ölümle sonuçlandığını, bu nedenle önlem alınması gerektiğini belirtti.

Çil, “Genellikle gençler en küçük bir olumsuzluk karşısında hemen intihara yöneliyor. Ailesiyle evinde ufak bir tartışma yaşasa maalesef intihar girişiminde bulunuyor.

Bu durum gerçekten son derece üzücü bir tablo ortaya çıkarmıştır. Yöneticiler olarak hepimize görev düşmektedir, buna mutlaka çözüm getirmemiz gerekmektedir” dedi. '' ( Radikal )

..............

Bu haberi okuduğumda Ödemiş, Tire ve çevre ilçelerde yapılan uyuşturucu operasyonlarıyla ilgili haberler aklıma geliverdi.

Bir de tarımı felç edenlerin yarattığı işsizlik ve açlığı körükleyen uygulamaları !..

( Bknz: http://www.tumgazeteler.com/?a=2255966 )

Kilolarca uyuşturucu madde ve yüzlerce bağımlı insanlar...Burada ciddi bir ihmal var...

Bu kentlerimiz, her ne kadar İzmir ve Manisa gibi büyük ve gelişmiş illerimize yakın olsalar da son yıllarda sanki içlerine kapanmış ve çıkmaz sokak halini almış gibi izlenim vermektedir.

Halbuki bunu hiç hak etmeyecek değerde olan adı geçen yöreler, altın gibi değerli bir tarihe ve verimli topraklara sahiptir.

Ödemiş patatesi , tüm Ege'yi ;hatta ülkenin yarısını beslemektedir.

Ödemiş, 13 bin yıllık tarihi geçmişe sahip antik bir kentimizdir. Hitit, Lidya, Firig, Roma , Bizans ve Türk uygarlıklarını bağrında saklayan ;50.000'lik nüfusuyla önemli bir yerleşim merkezimizdir.

1071 Malazgirt Zaferiyle, Türk egemenliğine girmiştir.

Ödemiş, efeleri ve zeybekleriyle Kurtuluş Savaşımızın zafere ulaşmasında büyük payı olan bir kentimizdir.

Ödemiş'in adı, Öz Türkçemizde, ''Otamış '' ; yani ''Tedavi edici, hekim '' anlamına gelmektedir. Türkmen Oymağı olan Ötemiş, zamanla Ödemiş olmuştur.

Birçok derde devâ olan ilâçların yetiştiği; tarihinde ünlü hekimlerin nam saldığı bu güzel şehrin, son iki yılda, 227 gencinin intihar ettiği bir kent namıyla anılması çok üzücüdür.

Bugün tarihsel derinlikleri nedeniyle çağdaşlığın ve zenginliğin tadını çıkaran tarihi Avrupa kentlerinde olduğu gibi huzurlu bir yaşam sürdürmesi gereken Ödemişin muhteşem tarihini bugüne yansıtan izler şunlardır.

Höyükler, tümülüsler, kaya mezarları, tarihi sitler, kaleler, İlk Kurşun Anıtı, Bizans Metroplitlik Merkezi olan Birgi ve Günlüce...

Bunlara tanıklık eden muhteşem müzesi , yaşayan bir âbidedir.

Haber kötü...Ortalama, ayda bir intihar olayı !..

Peki bu yüksek sayıda intiharların kaynağında yatan sorunlar nelerdir ?..

İşsizlik, ruhsal rahatsızlıklar, uyuşturucu kullanımı ve herşeyden önemlisi ailelerin ve sorumlu yöneticilerin cehaleti ve duyarsızlığı başta gelen etmenlerdir.

Bu sıkıntılar sadece Ödemiş ve yöresi için değil;tüm yurdun acil yardım ve tedavi bekleyen sıkıntılarıdır.

Ödemiş'teki ölümlü intihar vak'aları, tehlikenin boyutlarını ve ''Yumurtanın kapıya geldiğini '' göstermektedir.

Kriz dönemlerinde yapılan bazı araştırmalara göre, işsizlik ve yoksulluğun fiziksel hastalıklar, bedensel yakınmalar, stres bozuklukları ve davranış bozuklukları gibi ruh sağlığı sorunlarına yol açtığı bilinmektedir.

İntiharlarla ilişkili sosyal faktörler arasında, işsizlik ve sosyo ekonomik düzeyin önemli yer tuttuğu görülmektedir.

işsiz bireylerde çalışanlara göre intihara bağlı ölümlerin 2-3 kat artış gösterdiği bir gerçektir.

Hükümetin kriz dönemlerinde işsizlik ve yoksullukla mücadele edici ciddi politikalar geliştirmesi gerekmektedir.

İşsizlik ücretinin kapsamı, süresi ve tutarı artırılmalı.

İşsiz kesimin sağlık hizmetlerinden yararlanması sağlanmalı, ulaşımı kolaylaştırılmalı, muayene ve tedavi hizmetleri ücretsiz olmalıdır.

İşsiz bırakılan kesimlere kamu alanında , ruhsal destek üniteleri kurulmalıdır.

Bireyler, tiyatro, ebru, resim, müzik, spor, el sanatları gibi sosyal aktivitelere yönlendirilmelidir. Bu konuda, kaymakamlıkların ve milli eğitim müdürlüklerinin halk eğitim merkezlerini daha aktif hale getirmeleri kaçınılmazdır.

Uyuşturucu kullanan kişilerin tavırları dikkatle izlenmeli ve acil önlemler alınmalıdır.

Uyuşturucu bağımlısı olan kişilerde, şu belirtiler saptanmıştır.

Kişi, zekâsındaki azalma ile birlikte, içine kapanır. Zaman zaman aşırı keyifli bazende çok sinirli olup saldırgan bir tavır içerisine girmektedir. Her zamankinden fazla para harcayıp, üst ve çevre temizliğini önemsemez.

Etrafında değişik arkadaşlar oluşur. Eski arkadaşlarıyla görüşmek istemez.
Bazı zamanlarda hiçbir nedeni yokken aşırı terleme, ellerde titreme, uykusuzluk ve mide problemleri görülür.

Bu şikayetler olduğunda, önce sinirli olan bağımlı , bir müddet sonra sakin bir durumda görüntü verir.

Geleceğe dönük hiçbir plan ve projesi yoktur. Bu konuda konuşmak istemez. İlgi alanları oldukça azalmış olup, bu konulardaki eski aktivitesi tamamen kaybolmuştur.

Ani ve çabuk duygusal değişiklikler yaşar. İştahsızlık ciddi boyutlardadır. Eski sevdiği yemeklerin hiçbirisine ilgi duymaz. Hiç kimseden bir şey istemez. Yaşantısı hakkında hiç kimseye bilgi vermez.

.........

Uyuşturucu kullananların davranış biçimden bahsederken bir konuda aileleri de uyarmak istiyorum. Uyuşturucu kullananlara özgü olarak belirttiğim bu özelliklerin çoğu ergenlik çağındaki gençlerinde karşılaştıkları sorunlardır.

Bu dönemde okul başarılarında zaman zaman azalmalar olduğu gibi , ilk defa tattıkları aşk duygusu içine kapanmasına neden olabilir.Kendisini ispatlama dönemindedir .Bu dönemde isyankârdır.

Agressif davranışlarından bir müddet sonra pişman olup sakin bir devre geçirebilir.Bu dönemde ailesine eskisi kadar bağlı olmadığı gibi eski arkadaşlarının yerini yeni arkadaşları alabilir. Artık kendisini büyük bir kişi olarak görmektedir.Ondan eski ilgi alanlarını çocukça görüp yeni arayışlara yönelebilir.

Tek birey olarak kararlarını kendisi almak istediğinden ailesine danışmaz.Uyuşturucunun belirtileri olarak saydığım pek çok özelliğin ergenlik çağındaki çocuklarda da olduğunu görüyoruz. O halde evde bir enjektör, uyuşturucu madde veya ilaç bulmadığımız taktirde ergenlik dönemindeki bir gencin uyuşturucu kullandığından emin olamayız.

Yapacağımız en iyi yardım çocuklarımızla arkadaş olmaya çalışmamızdır.Her türlü sorununu bizimle paylaşmasını istemeli ve buna olanak vermeliyiz.

Uyuşturucu kullandığını öğrendiğimiz yakınımıza tepki göstermemeli , bunun tedavi edilebilir bir bağımlılık olduğunu kendisine anlatmalı vede tedavi edilmesi için ona yön göstermeli ve yardımcı olmalıyız.

..............

Toplumsal hastalıkların teşhisinde samimiyet ve ehliyet gerekir.

'' Otacı '' olamayanlardan '' , ''Otamışlık '' becerisi beklenemez...

Didişen ve birbirini yiyen bireylerin egemen olduğu toplumlarda, bazıları köşe dönerken geniş halk yığınları mutsuz olur.

Didişenler, toplum için yararlı birşey üretemezler. Hasta ruhlarını tatmin ederken sürekli suç işlerler.

Ödemiş ve tüm ülke sathında, akıllı ve empati gücü yüksek yöneticilere ;basiretli eğitimcilere ihtiyaç vardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üzücü olduğu kadar düşündürücü de... Norveç, İsveç gibi kişi başına düşen gelirin yüksek olduğu ülkelerde de pik yapıyor intihar olayları... Ailelerin mücadele ruhunu aşılamaları gerekiyor çocuklarına...

Ali Gülcü 
 17.11.2009 0:13
Cevap :
Burada önemli bir sağlık ,iletişim ve eğitim sorunu var...Kendi yakınlarına zarar gelmedikçe,intiharları ''Kader olarak '' niteleyen cahil zihniyet egemen .Uyuşturucu kullanımı da çok düşündürücü...  17.11.2009 12:18
 

.... bilemem. Hassas bir konu. Son cümlenizle yapılması gerekeni vermişsiniz zaten. Gene de içimde bir sezgi diyor ki, şimdiki nesiller hayatın çilelerine karşı çaresiz yetiştirilmekte. Bu ya aşırı ilgiyle ya da "ben yaptım rızkı Allah'tan" boşvermişliğiyle olmaktadır.

Muharrem Soyek 
 16.11.2009 16:10
Cevap :
''Ağacın dalı yaşken eğilir.At binicisine göre kişner...Kır atın yanında duran;ya huyundan;ya tüyünden...Anasına bak kızını al...''gibi yüzlerce eğitim ve asalet konulu atasözlerini üreten bu milletin genetiğinde olan irade gücünü ve asaletini yok eden son 40 yılın yıkıcı başbozukluğunun neticesidir bunlar...Sizin de çok güzel belirttiğiniz gibi hayat mücadelesinden aciz,teslimiyyetçi bir nesli nasıl yarattık ?...Öz eleştiri yapmalı bu toplum !..Saldım çayıra,Mevlâm kayıra anlayışı, herşeyi devletten bekleyen miskinler güruhu nasıl ortaya çıktı?..Bir toplumu çaresiz bırakan kokuşmuşluk düğümünü çözmeliyiz...Teşekkürler...Selamlar...  16.11.2009 22:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1633
Toplam yorum
: 8707
Toplam mesaj
: 549
Ort. okunma sayısı
: 936
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster