Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
47
 

Odesa'da Ahmet Kaya dinlemek

Nazım Hikmet'in "Yaşamak güzel şey be kardeşim" kitabının kahramanı Anuşka'yı yitirdiği kent Odesa.

Yurt dışından Türkiye ye davet ettiği ve hatta evlenmeyi düşündüğü sevgilisi Anuşka, en son Odesa'dan yazmıştı Nazım'a.

Bir daha göremediği, sonrasında bir dolu aşklar yaşasa, yaşamına başka kadınlar girse de, Nazım'ın ölene kadar unutamadığı kadın Anuşka, Karadeniz'in güzel liman kenti Odesa da kayıplara karışmıştı.

Bir gezi nedeniyle bulunduğumuz bu kentte hiç aklıma gelmezken bir güzel dostum sayesinde Ahmet Kaya'nın şarkılarını dinledik, sahilde denize karşı.

"Şafak Türküsü"nde hüzünlendik, bir yandan da Yusuf Hayaloğlu'nu andık.

"An gelir" bir daha yolumuz düşer mi buralara bilmem ama burada kaldığımız sürece Anuşka'nın izini sürdüm, Nazım ustanın şiirlerini mırıldanarak.

Kuşkusuz limanı, tarihi ve kültürel değerleri, farklı uygarlıklardan kalma muhteşem yapılarıyla Ukrayna için önemli ve özel bir kent Odesa.

Rusların belirgin özelliklerini taşıyarak Avrupa ya yakınlaşmaya çalışan bir ülkenin gelecekle geçmişini birleştiren bir kent.

Buraya gelenlerin büyük bölümü eğlenceyi ön plana alsa da, her yanıyla Odesa, tarih kokuyor, kültür kokuyor ve eğer fark edebilirseniz size gerçek anlamda bir "tarihe yolculuk" imkanı sunuyor.

Hele de büyük bardakta buz gibi bir bira önünüzde,  "beni buralarda arama anne" diyen Ahmet Kaya yanınızdaysa, işte o zaman ancak Odesa'nın sihirli güzelliğini fark edebiliyorsunuz.

Hakkını yememek gerekir, kadınları da çok güzel.

Nazım Hikmet'in güzele olan tutkusudur mutlaka Anuşka'yı Türkiye ye çağırmasının nedeni.

Ancak hangi nedenle bilinmez, en son Odesa'dan yazdığı bir mektup sonrası bir daha karşılaşamaz onunla.

Anuşka' da"bir eski sevgili" olarak yer almıştır artık Nazım'ın hayatında.

“Dün gece gördüm düşümde/ seni özledim anne

Elin yine ellerimde/gözlerin ağlamaklı

Gözyaşlarını sildim anne

Camlar düştü yerlere/elim elim kan içinde

Yanıma gel, yanıma anne

İki yanımda iki polis/ ellerim kelepçeli

Beni bul, bul anne”

Bir yandan Ahmet Kaya’ya, Yılmaz Güney’e bu ülkeyi dar edip, sonra timsah gözyaşları dökenleri düşündüm, diğer yanda barış ve demokrasi kahramanı, dünya şairi Nazım Hikmet’i yaban ellerde, ülkesine hasret bırakanları.

Sonra da utanmadan onların şiirlerini okuyan, türkülerini söyleyen, filmlerini izleyen iki yüzlü sahtekarlar geldi aklıma.

Odesa sahilinde bir kafede gel de votka içme.

Ne yalan söyleyeyim en çok da Anuşka için kaldırdım kadehimi.

O nasıl sevda, o nasıl bir tutkudur.

Ülkemizin en önemli değerlerini bırakmışız bu yabancı topraklarda.

Yediğimiz her lokmada, içtiğimiz her yudumda, dinlediğimiz her türküde onların hatırı, çektiği acıların, hasretin, sevdaların izi vardır.

Kuşkusuz yurt dışında da olsanız, hayat devam ediyor.

Ülkemizde olup bitenleri takip etmeden duramıyoruz.

Yine kaç insan öldü, kaç çocuk yetim, kaç kadın dul kaldı?

Kaç ocağa ateş düştü, hangi ananın gözyaşları sel oldu?

Yeni kurulan hükümet meclisten güvenoyu almış, İstanbul yeniden fethedilmiş! Kimin umurunda.

Adana Demirspor kaçırdığı penaltılarla süper lig şansını yitirmiş, Konya stadını dolduran binlerce mavi-şimşek üzüntüden kahrolmuş

Bu kadar üzüntünün arasında şimdi bir kadeh de Demirspor’a içilmez mi!

Dönüş yolunda iki şişe votka için havaalanında rüşvet vermek zorunda kalsam ve de Anuşka’nın izine rastlamasam da, benim için unutulmaz bir gezi oldu, güzel insanlarla bir arada geçirdiğim.

Hani derler ya, kentlerin de ruhu vardır.

Odesa da yaşlanan ruhuna rağmen yaşama ve geleceğe direnen, tüm güzelliklerini insanların önüne seren gizemli bir kent.

Her ne kadar gizemini çözmek mümkün olmasa da, yanınızda taşıyacağınız bir dolu anılarıyla unutamayacağınız kentlerden biri.

Dönüşte yine terörün her türüyle karşılaşacağımızı biliyorduk.

En acı haberler de Halep den gelmeye başladı.

Gün olur bir gün Halep’i de yaralarını sarmış, yorgun bir kent olarak gezmek, orada yaşananları yerinde görmek imkanı olur mu bilmem ama; savaşa alkış tutanlara inat, barışı, barış içinde bir arada yaşayabileceğimiz bir ülke özlemini sonuna kadar savunmak zorundayız.

Odesa’ da Ahmet Kaya’yı dinlemek, Nazım’ın şiirleriyle Anuşka’yı anmak güzeldi.

Dileriz en kısa zamanda Şırnak da, Nusaybin de, Dersim dağlarında da piknik yapar, yitirdiğimiz güzel insanları anar, birlikte türküler söyler, halay çekeriz.

Bu yürek daha fazlasına dayanmaz oldu.

AYHAN ONGUN(Gazeteci-Yazar) 31.05.2016/BODRUM

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 157
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Barış içinde, birlikte yaşayabilmek adına insan ve emek odaklı paylaşımlardan yanayım.   Öğretmen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster