Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
1629
 

ODUN KOKUSU... KÖMÜR KARASI…

ODUN KOKUSU... KÖMÜR KARASI…
 

"RESİM:ALINTI"


Dışarıda lapa lapa kar var… Balıkçı yaka kazağınızın yakasını iyice kaldırmışsınız… Başınızda yün bereniz, kaşkolun içine gömülmüş bir haldesiniz. Bata çıka yürüyorsunuz karların yumuşak olduğu yerlerde… Ya buz tutmuş yerler... Kayıp düşmemek gerek… Çok soğuk, çok… Eldivenlerinize rağmen buz tutmuş parmaklarınızın ucu… Ayaklarınız botunuzun içinde üşümekte… Burnunuzun ucu kardan adamın burnundaki havuç gibi kızarmış…

Saçaklar sarkıyor çatılardan… Öbek öbek birikmiş kar yığınları kaldırım kenarlarına… Sokak aralarına kül serpilmiş… Temizlenmemiş arabaların üzerinde karışlarca kar var… Bir kedi çöp sepetini devirmiş belli ki yiyecek bir şeyler arıyor… Kuş sesleri de yok artık. Çoktan göçüp gitmişler sıcak diyarlara…

Nerede kaldı bu otobüs… Durakta ne kadar kalabalık… Akşam ayazı da iyiden iyiye çökmekte şehre…

Sıcacık bir ıhlamur ya da salep olsaydı ya şimdi diye geçiriyorsunuz içinizden… Karnınız da acıkmış…

Işıkları yanıyor sıcacık yuvanızın. Duman tütüyor bacasından… Sıcak bir karşılama, gülümseyen anne şefkati…

Ellerinizi ovuşturarak ısınmaya çalışıyorsunuz sobanızın sıcaklığıda. Ateşi harlıyor anneciğiniz.

Hadi maşayı koyalım sobanın üzerine de ekmek kızartalım sonra da tereyağı gezdirelim el yakan dilimin üzerinde.Ben, en çok kızarmış ekmeği özlüyorum…Şimdi ekmek kızartma makinelerinde kızaran ekmekler hem çabuk soğuyor hem de o kadar lezzetli değil... Sonra fokurdayan demliğin çıkardığı buhar... Soba borusuna iliştirilen çamaşır teli. Telde sallanan bir iki parça eşya... Köze gömülen patates, hani kumpir yapıyorlar modern dünyada.

Olası tüter ters esince rüzgar... İs dolar kimi zaman odanın içi... Kurum temizlenir, yapışmış boruların içine...

Keyfi kadar pisliği de vardır sobanın...

Kestaneler çevirilir kış geceleri üzerinde... Soyulmuş portakal ya da mandalin kabukları yanınca mis gibi bir koku yayar mekana... Belki bir kedi kıvrılmıştır hemen arkasına.

Isıtmaz doğal gaz da, kalorifer de soba kadar... Üşüyüp gelip de elleri ovuşturma keyfi yaşanmaz ki sobasız evlerde... Elektrik ocakları ya da japon sobalarının yanında yakalanır belki de bu sıcak keyif.

Kuzinesi vardı ananemin… Sıcak börekler pişirirdi, bizi ısıtırken…

En çok şömineyi severim ben... Alevlerin dansını seyretmeyi... Mavimsi, turuncumsu, sarımsı renklerin ışıltısını. Çatırdayan odunların sesini dinlemeyi sonra gözlerimi kapatıp da...

Odun kokusu... Kömür karası… Ananemin masal söyleyen sesi… Anneciğimin dizine yerleştirdiğim başım… Çocukluğum… Yuvamın verdiği huzur…

Lapa lapa yağan karın sokak lambası altındaki hızını, kirlenmeden, çamurlaşmadan bembeyaz olduğu andaki o enfes manzaranın üzerindeki ayak izlerini seyretmeyi severim ben çıtır çıtır yanan sobanın sıcaklığında… Kristalleşen tanelerin değerli taşlar olduğunu düşünürüm sonra… Yaşanan her an kadar değerli olduklarını… Belki bir grup çocuk kızak kayar… Kartopu oynar… Kardan adam yapar… Bir ses gelir derinlerden “Bozaaaaaa”

Lapa lapa yağar kar… Yılbaşı kartlarını süsler anlık resimler… Simler serpilir üzerlerine… Neler neler geçer akıllardan…

Yaz geçer, kış gelir… Güneş açar… Kar yağar… Önce bebek sonra çocuk… Bir bakmışsın yetişkin…

Bir ömür böyle biter gider.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmişe duyulan özlemmi içimizdeki yada hatırlarımızda kalan yaşanmış güzelliklermi sobanın sıcaklığımıdır özlenen küçüçük odada soba başından paylaşılan sohbetlerimizmi.Ne eskisi gibi yağan kar var nede çat kapı elinde patlamış mısırıyla gelen komşu modern çağın çalışan toplulukları olarak aynı tempoyu evimizdede sürdürdüğümüz için bu güzelliklerden mahrumuz. Canım arkadaşım yüreğine sağlık.. Nesrin..

nesrin türkoglu 
 14.10.2008 10:56
Cevap :
Ne güzel dillendirmişsin Nesrin'im seninde yüreğine sağlık... Sevmeyi bilen yürekler her yerde bulaşabilir yeter ki gönüller bir olsun. Sevgilerimle..  14.10.2008 11:40
 

Geçmişe duyulan özlemlerin yaşla değil;''yaşananlarla ''sıkı bağı var...Şimdilerde maddesel elde ettiklerimiz çok;ama içinde ruh yok...Özlediğimiz yıllarda, dost sıcaklığı,komşu fedakârlığı;gerçek arkadaşlıklar vardı...Velhasıl şimdi mumla ''İNSAN'' arıyoruz...Özlemimiz ondandır sevgili Papatya...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 12.10.2008 12:43
Cevap :
İnsanı insanda aramak gerek derler ya hocam... Haklısınız...Ve benim doğru söze diyecek tek kelimem bile yok... Özleme gelince kavuşmanın da bambaşka bir tadı var.Saygı benden efendim.Sağlıcakla kalın.  12.10.2008 15:04
 

el işi dersiydi, tutkal lazımdı. her yer bembeyaz bir tek tepedeki çamlar doğanın rengine karşıydı. bekliyordum, yapmam gereken el işim yarım kalmıştı, anlını pencereye dayadım...yerde bir diz boyu kar annem sıkıca giyinmiş, bir kilometre aşağıda bulunan kırtasiye gitmiş elinde tutkalla bata çıka geliyordu. bu izleğimde hep kare kare resim olarak kaldı.bir gün gerçekleştireceğim an be ana bana yaklaşan o benini resmetmeyi başaracağım, tuvale vuracak renklerimle o anı bir kez daha sabitleyeceğim...hiç unutmadım, hayat belki bunu gerçekleştirmeme bir gün izin verir...bazen kız kardeşime kaçıyorum, orada gündüz hava sıcak kömür bile kullanmıyor, ama akşam sobayı yakıyor, benim karşı çıktığım bir çile ama nostajisi bir başka tabi tıpkı yazındaki gibi...sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 11.10.2008 23:17
Cevap :
Cam önünde annesini bekleyen o şirin küçük kızı sevgiyle kucaklamak, bağrıma basmak ve öpmek geldi içimden. İnşallah dileğiniz gerçekleşir günün birinde. Ve ilk ben görürüm o resmi... Sobanın sıcaklığında bir kız kardeşinizde Ankara'da var biliyorsunuz değil mi...İyi geceler...  11.10.2008 23:31
 

akıp giden yazında yaşadım hepsini.. ve kışı.. lapa lapa yağan karı özledim.. tekrar çocuk gözümle yaşayabilr miyim acaba?

sema öztürk 
 10.10.2008 21:41
Cevap :
Neden olmasın...Kapa gözlerini arkadaşım o günlere doğru bir yolculuğa çık düşünde...Göreceksin çok yakın ama elini uzatıp tutmak isteme...Sadece seyret beyaz kar tepeciklerini...Kızak kay...Kartopu at...Yuvarlan hatta karların üzerinde...Küresel ısınmaya da aldırma...Yarınlar belki daha güzel.Sevgilerimle yağmurun en güzel zamanı...  11.10.2008 21:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 747
Toplam yorum
: 1755
Toplam mesaj
: 225
Ort. okunma sayısı
: 748
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster