Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
334
 

Oduncu...

Oduncu...
 

Sallanan sandalyede o kadar uzun oturmuşum ki, saçlarım uzayıp sandalyenin bacaklarına dolanmaya başlamış. Her sabah bir adam gelirdi kapımın önüne... Gelmediğini bile farkedememişim... Hava yine gri bulutlarla kaplı, denizde gri, kumlarda... Sevmiyorum bu rengi ben.

Kalkıp sıcak birşeyler içmek istiyorum... hatta sıcak su dolu bir küvette uyumak. İşte o zaman ocağın yanmadığını farkediyorum. Uzun uzun ormanın içine doğru bakıyorum. Küçük oduncuyu arıyor gözlerim. Her sabah uzaktan siluetinin göründüğü...sonra giderek yaklaşan küçük oduncu... Siyah pantalonu, bordo montu, bordo beresi ve omuzundaki küçük baltası...Her sabah teklifsizce gelip odunları düzgünce kırıp, istiflemesi...

Bir kere yüzüne baktığımda simsiyah derin gözlerini görmüştüm.Hiç konuşmazdı.Elleri kısa, küt ve kalın parmakları vardı.İşi bitince baltasını omuzuna atar, ormanın içine doğru yürür giderdi.İstiflediği odunları, sırasını hiç bozmadan kullanırdım.

Uzun zamandır gelmiyor sanırım.Gözlerimi kapatıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

rapunzel olmuş saçların... oduncuyu kim sevecek...

yeşilsoğan 
 14.11.2007 18:21
Cevap :
Kimbilir...belki başka bir yerde,başka bir rapunzeli vardır...  15.11.2007 8:36
 

Beni çocukluğuma götürdün. Oduncu dedelere. El testeresine. Evin içini talaş kokusu sarardı. Sahi, senin yaşındaki birisinin bunları hatırlaması çok ilginç. Sevgiler. Selamlar. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 14.11.2007 17:37
Cevap :
Sevgili Ali Nail , felsefe sadece görünenden ibaret midir?Sevgiler.  14.11.2007 17:48
 

Sanki o sandalyeye ben oturmuş kalmış gibiyim. Öyle güzel anlatmışsın ki içine aldı beni yazı. sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 14.11.2007 17:04
Cevap :
bUGÜNE KADAR ALDIĞIM EN GÜZEL YORUMLARDAN BİRİ :)tEŞEKKÜR EDERİM,SEVGİLER.  14.11.2007 17:33
 

Bize öğretmişlerdi. ' Yazdığın yazı veya haber,bir mini etek gibi olmalı ve her şeyi içine almalı' diyerek yazının kısasının makbul olduğunu ama etmişler.Bakıyorum,koskoca felsefeyi 4 minicik paragrafa sığdırıvermişsin. Kendin gibi,'ufaklıkları' seviyorsun anlaşılan. Kal sağlıcakla...Not: Senin şu kedi,oraya geldiğinden beri pek düşünceli ablası! Nesi var?

Muzaffer Cellek 
 14.11.2007 11:37
Cevap :
Yazıda kısa ve öz olan makbuldur değil mi ? Not: Kedicik muhtemelen böyle bir dünyada ne yapacağını düşünüyor :) Sevgiler.  14.11.2007 15:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 1206
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 625
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Bursa'da yaşıyorum. Her zaman yazıp defterler, aj..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster