Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '14

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
642
 

Ofis Kanunları !

Ofis Kanunları !
 

 

- Bir projenin %90’ına zamanın %90’ını, kalan %10’una ise %90’a harcadığınız zamanı harcarsınız.

- Birincisinde başaramazsanız tekrar deneyin. Ama sonra vazgeçin! Aptal yerine konulmanın gereği yoktur.

- Başarısızsanız, daha fazla mok atmak için gidiyorsunuzdur.

- Patronunuzun patronuna patronunuzun şovunu alkışlamayın.

- Ense kökünüzdeki şefkat gösterisi mıçınıza tekme yemenin hemen öncesidir.

- Değiştirilemez olmayın! Eğer değiştirilemezseniz yükselemezsiniz.

- Ne yapmakta olduğunuzu söylemenin anlamı yoktur. Neyi bitirdiğinizi ve bundan sonra ne yapacağınızı söylemenin anlamı vardır.

- Maaşınızın arttığı söylenir; ama önceki aydan daha az para geçer elinize.

- Elinize alacağınız kalın bir dosya ve ciddi bir yüz ifadesiyle kaytarabilirsiniz.

- Güne canlı bir kurbağa yiyerek başlayın! Günün geri kalanında daha kötü bir şey olamaz.

- Ne zaman ki patronlar “gelişme”den ve “verimlilik”ten bahsetmeye başlar, kesinlikle kendilerinden bahsetmiyorlardır.

- Patron eve gitmenizi söylediğinde kankayla bar ziyareti kaçınılmazdır.

- Her iş “muhtelif” başlığı altında dosyalanabilir.

- Toplantının bitmesini, kokteylin başlamasını asla geciktirmeyin.

- İnsan hata yapabilir; ama affetmek şirket politikasında yoktur.

- Uğraştığınız herhangi bir işin herhangi bir kısmı aslında yapmanız gereken iş değildir.

- Hatasız yazılmış harfler hatalı cümlelere neden olabilir.

- Eğer başarılıysanız iş size verilir; ama çok başarılıysanız işi siz alırsınız.

- Patron masanıza damladığında sıra dışı bir şeylerle uğraşıyor görünün.

- Düzenli ve tertemiz bir masa sağlıksız ruh halinin işaretidir.

- Patronla toplantıya gidenler aslında gitmemesi gerekenlerdir.

- Elinizdeki işi son dakikada bitirmeniz istenmediyse hiçbir şeyi halletmiş değilsinizdir.

- Sahip olduğunuz yetkinin gücü cebinizde taşıdığınız kalem sayısıyla ters orantılıdır.

- Eğer ne yapacağınızı bilmiyorsanız, hızlı yürüyün ve endişeli görünün.

- Kurallara uymanız, işi başaracaksınız demek değildir.

- İşi başarmış olmanız, kurallara uymamanız mazur görülecek demek değildir.

- Ne kadar çalıştığınız önemli değildir çünkü asla yeterince çalışmış olmayacaksınızdır.

- Hatalı her işin sorumlusu ofisten son çıkan ya da kovulandır.

- Ve iş hayatında başarılı olabilmek için kendinizi %100 işinize verin;

  %10  Pazartesi
  %25  Salı
  %45  Çarşamba
  %15  Perşembe
  %5   Cuma

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaytarmayla ilgili olanlarından bazılarını zaman zaman yapıyorum yalan yok. Elde kalın bir dosya ciddi ifade vesaire. Zaten kanunmuş bunlar, uymazsak kanunlara ters düşmüş oluruz. :) Sevgilerimle.

Adil Serkan SATI 
 12.01.2015 10:54
Cevap :
Kendi yöntemlerini yaratanlar da vardır tabii; ama ben hep işkolik oldum:) Görev bilincinde olmak önemli. İşini sevmeden başarılı olması da zor insanın! Teşekkürler Serkan Bey. Sevgiler.  12.01.2015 14:13
 

:)))...2-"‘çalışma ahlakı anlayışını bir an için açık yüreklikle , kör inançlara bağlı olmaksızın düşünelim.. her insan hayatında ister istemez belirli miktarda bir insan emeği ürünü tüketir.. çalışmanın genellikle tatsız bir şey olduğunu kabul edersek , insanın kendi ürettiğinden fazlasını tüketmesi adaletsizliktir..’ "Aylaklığa Övgü",BERTRAND RUSSELL , Çeviri : METE ERGİN , CEM Yayınevi , Haziran 1997..**Elektrik gitti geldi...bu yorum belki 2. defa geliyordur ama garantiye alalım,tabii ki..**...saygılar selamlar...

nedim üstün 
 08.01.2015 19:52
Cevap :
Ürettiği kadar tüketmesinden vazgeçtim, gereksinimi kadar tüketse ya! Alalım bakalım şu kitabı:) Teşekkürler pardon şukran cezilen:)  09.01.2015 16:03
 

1-"...sakallı ve ürkütücü tanrı Yehova , hayranlarına ideal tembelliğin en üstün örneğini vermiş , altı günlük çalışmadan sonra sonsuzluğa dek dinlenmiştir..."-Tembellik Hakkı , PAUL LAFARGUE , Çeviri : VEDAT GÜNYOL , TELOS Yayınevi , Mayıs 1991..tembel seneler güzelce :)))

nedim üstün 
 07.01.2015 10:19
Cevap :
Yani diyorsun ki "Dünyaya yorgun gelmişiz, dinlenmek için yaşıyoruz!" :))  08.01.2015 16:11
 

Hem okudum hem de tebessüm ettim :) Hele % yüze yüze :)) Almanya da bize verilen örneklerden biri bu :) işçilerden her ay belirli bir potansiyel istenirmiş. İşçi ay sonu istenen miktarı yakalayınca bak demekki yapabiliyormuşsun bu ay daha fazlasını istiyoruz diyorlarmış. 1-2-3 verilen işi yaparsın bakılır ki yapabiliyor daha fazlası yüklenir :)işini bilenler geçinip giden çalışmayı bilenlerde çalışır gider gibi gibi :) yazılarını tebessümle okumayı seviyorum, selamlarımla:)

Tülay EKER 
 07.01.2015 9:09
Cevap :
“Hapishane ile iş yeri arasında fark var mı”yı da düşünüyorum bu aralar:) Yazarım belki:) Amcam Almanya’ya 63’te ilk gidenlerden! İşe gitmek için sabah 04’te kalktığını anlatırdı. Evet, oralarda çok çalışıyorsunuz; ama çalışmanızın karşılığını da alıyorsunuz. Teşekkürler, sevgiler.  08.01.2015 15:59
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8321
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1152
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster