Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
262
 

Öfke

Öfke
 

Fotoğraf Milliyet


“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, türban düzenlemesi çerçevesinde medyaya ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik eleştirilerinin dozunu artırdı. Erdoğan, medyaya, "Gazetelerinin baş köşelerinde bu toplumun ahlak değerleriyle tamamen ters düşen çırılçıplak kadın resimlerini basıyorlar. Biz ne diyoruz, 'Ne haliniz varsa görün'" dedi, Baykal'ı da, "laikliği yozlaştırmakla" suçladı. Erdoğan, öfkeli olduğu yönündeki eleştirilere ise "Öfke de bir hitabet sanatıdır" yanıtı verdi.(Milliyet 14.08.2008)”

Günlerdir seviyesi belli bir tartışma sürüp gidiyor. Şimdi de gazetelerdeki kadın resimleri gündeme geldi. Kadınlarla ne kadar çok uğraşıyoruz. Sanki ahlakın ve ahlaksızlığın kaynağı yalnızca kadınmış gibi... Bugün kadın resimleri, yarın plajlar, ertesi gün sokaktaki kadınların ahlaka uygun veya uygun olmayan giysileri, daha sonra kadın yok bir toplum. İşte bu tarz sözlerin bizlerde yarattığı endişe nedeniyledir ki üzülmeye ve korkmaya başladık.

Geri kalmışlığın ölçülerinden, diktatörlüğün ölçülerinden biridir toplumu terbiye edip hizaya sokma isteği. Kılık kıyafetle başlarsın, sonra düşüncelere dadanırsın ve özgür insanı yok edersin. Bu korkudur bizleri darbelerin her çeşidinden endişeye sevk eden.

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür , ve bir orman gibi kardeşçesine...” diyen şairlerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz ve maalesef baştan ayağa bu konuda beceriksiz bir durum sergiliyoruz. Tüm sonuçlar ve yaşadığımız her şey toplum olarak bizim eserimiz. Yaşadığımız her şeyi hak ediyoruz.

Bu toplumun ahlak değerleri yalnızca kadının vücuduna dayalı değildir. Bu toplumda insan hakkı yememek önemliydi, bu toplumda hakkın olmayanı almamama önemliydi, bu toplumda “emeksiz yemek olmaz” darbı meselleri önemliydi.

“Soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen” kadınlarımızı anlatan şairin serzenişlerine yanıt verir gibi, kadına hakaret eder gibi bir zaman ve anlayış içerisindeyiz. Bu hakaretlerle oylar çoğalıyor galiba bu memlekette, çünkü son seçimlerde bunu yaşadık.

Sağduyu kaybolmadan, toplumu daha fazla germeden bu tartışmalar sona ermeli. Burada yine görev yöneticilere düşüyor. Yöneticiler arasındaki gerginliğin nelere mal olduğunu 80 öncesinde gördük ve yaşadık. Biz gerginliği yaratan yöneticilere ne haliniz varsa görün diyemeyiz maalesef. Çünkü “atlar tepişince otlar eziliyor” olan çimenlere, çiçeklere oluyor.

“Öfke bir hitabet sanatı” ise de dilerim hiç kimse zararla oturmaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahlak normunu sadece cinsellikle ilişkilendiren ve öte yandan diğer unsurlarını öteleyen bir bakış açısından ne beklenir? Siyasi ahlaksızlıklar, ekonomik ahlaksızlıklar yok mudur? Öyle anlaşılıyor ki "özrü kabahatinden büyük", "üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi" gibi deyim ve atasözlerimiz bu günlerde baştacımız olacak. Cumhuriyetimizde kadının bu denli siyasete alet edildiği başka bir dönem yaşandı mı diye merak ediyorum? Hala daha bu bakış açılarının nereye götürmekte olduğunu farkında olmayan ve bu kullanımdan uyuşmuş beyinler oldukça işimiz zor gibi...selam ve saygılar

Ezgi Umut 
 14.02.2008 10:50
Cevap :
zor çok zor sayın umut, ahlakı kadınlarda arayıp erkekleri sokağa saldılar  14.02.2008 16:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 314
Toplam yorum
: 710
Toplam mesaj
: 93
Ort. okunma sayısı
: 1132
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster