Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ağustos '14

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
543
 

Öfkenin ateşi insanın kendini yakar karşıya ya ulaşır ya da ulaşmaz

Öfkenin ateşi insanın kendini yakar karşıya ya ulaşır ya da ulaşmaz
 

Öfke; insanın en aciz olduğu durumlarından biridir. Öfkelenen veya öfkeye kapılan bir insanı durdurmak gerçekten çok ama çok zordur.  Öfkenin ateşi öncelikle insanın kendini yakar, daha sonra karşıdaki muhataba ya ulaşır, ya da ulaşmaz. Öfke dinen de uygun bir durum değildir.  Başta Peygamber efendimiz ( S.A.V. ) olmak üzere, bütün islam alimleri, evliya ve ulemalar öfkeyi hiç tasvip etmemişlerdir. Onu hayatlarına sokmamaya çalışmışlardır. Çünkü Öfke; İnsanın maneviyatına çok ama çok büyük zararlar vermektedir. Onarılması çok güç durumlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle dinen büyük insanlar ve bilim adamı ile filozoflar hep sakin bir hayat yaşamaya özen göstermişlerdir. Öfke, hiddet ve nefretten hep uzak durmaya çalışmışlardır. Bunda da devamlı başarılı olmuşlardır. Çünkü onlar bizlere her zaman örnek olmuşlardır.  Büyükler özellikle Peygamberimiz efendimiz (S.A.V. ) şöyle tavsiyelerde bulunmuşlardır. Öfkelen kişi ayakta ise otursun oturuyorsa uzansın veya yatsın özellikle acilen yani hemen abdest alsın. Mümkünse güzel bir banyo yapsın ve gusül abdesti veya boy abdesti alsın. Öfkesini her zaman, her yerde, her şekli ile  mağlup etsin.  Büyük pehlivanlar öfkelendiğinde öfkesini yenenlerdir. Yani en güçlü kişi öfkesine hakim olandır. Onu yerle bir edendir. 

Öfkelenen bir insan öncelikle kendisini kaybeder. Ne yaptığını, ne vaziyet altında olduğunu bilmez bir hale gelir. Öfkeli insanın karşısında bulunan insan ise; bu duruma nasıl bir çözüm bulacağını ve arayı nasıl düzeltebileceğini acilen bulmalıdır. Burada özellikle bir taraf muhakkak alttan almalı ve durumu minumum zararla kapatmalıdır. Öfkenin çok büyük yan etkileri vardır. Bunlar başta kalp rahatsızlıkları ve sinir hastalıklarıdir. Bu rahatsızlıklar gerçekten çok tehlikeli sonuçlara yol açabilirler. Bunun için her zaman öfkeyi kontrol etme yöntemlerini kullanmamız gerekir. Öfke kontrollerinin en başında ise; nefes kontrolü gelmektedir. Nefes kontrolünü sürekli yapmalı ve günlük hayatımızda da  bundan vazgeçmemeliyiz. Özellikle öfkeye karşı uyarıcı yazı ve resimleri evimizde, iş yerimizde, arabamızda kısacası; kullandığımız her alanda bulundurmalıyız. Bu bizleri gerçekten çok büyük öfke sorunları ile bunların vereceği zararlardan kesinlikle koruyacaktır. Çevremizde yaşayan her türlü canlı veya cansız şeyleri dikkate alarak, onlarla ortak yaşamaya, onlara daha saygılı olmaya, onlarla her zaman iyi geçinmeye, onları anlamaya çalışmalıyız. Sürekli ama sürekli empati yöntemini kullanmalıyız. Kendimizi diğerlerinin yerine koyarak, onlar gibi düşünerek, onların görüşlerine saygı duyarak, onları anlayışla dinleyerek, hareketlerimizi onlara göre dizayn ederek, her zaman birlikte yaşamaya gayret ermeliyiz. Dost kazanmaya çalışmalıyız. Bize düşman olanlara bile saygımızı ve sevgimizi göstermeliyiz. Bize taş atana, biz gül atmalıyız. Kimseye kin gütmemeye, kimseye kızmamaya gayret etmeliyiz. Tüm bunların neticesinde; öfkenin hayatımızı mahveden zararlı bir hastalık olduğunu anlamış olmaktayız. Öfke ile kalkanın zararla oturacağını hiç bir zaman unutmamalıyız. Hayatımıza huzurlu ve sakin bir şekilde devam etmeliyiz. Öfkelenmeden yaşamaya merhaba..........              

ÖFKELLENME NE OLUR ÇALIŞ, CIRMALA, GAYRET ET  SENİN DE OLUR. HAYDİ HUZURA.........

Sündüs Akkaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1545
Kayıt tarihi
: 20.06.14
 
 

Üniversite, Kamu Yönetimi, Yerel Yönetimler, Çalışan, İyi bir kariyer sahibi olmak, Kitap okuma, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster