Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
870
 

Öfkeyle kalkan, zararla oturur!

Öfkeyle kalkan, zararla oturur!
 

Azerilerle olan kardeşliğimiz daha ziyade duygusal boyutlardadır. Uzak diyarlarda kalmış, aynı dili konuşan, aynı duyguları paylaşan insanlar olarak, yıllarca bir özlem içinde olduk.

Azerbaycan Sovyet egemenliği altında kaldığı sürece bizler, Fuzuli lirizminin halk ağzına yansıdığı Azeri ağızlı türkülerde bu uzak kardeşimizle duygusal bağlar kurmaya çalıştık. Sandık ki, türkülerde dillenen Azerbaycan, bizim iki asır öncesi halimizi yaşıyor. Folklorik kıyafetleriyle Azeri türküleri söyleyen türkücüleri televizyon ekranlarında gördükçe, bütün Azerbaycan hala o otantik halini yaşıyor zannettik.

Oysa, tüm dünya gibi Azerbaycan da değişmişti. Özellikle Sovyet egemenliğinde geçen yıllar, onlardan çok şey alıp götürmüştü. Bunu ben, kardeşlik çerçevesinde Bakü'deki bir liseden benim çalıştığım liseye gelen Azeri öğretmenleri tanıyınca anladım.

Azerbaycan bağımsızlığını kazandıktan sonra Aleiv'lerin eline geçti. Bu ele geçirmede Süleymen Demirel başta olmak üzere, o zaman ki Türkiye devletinin önemli katkısı oldu. Sovyet işgalinden kurtulan Azerbaycan, şimdi de "tek adamlık" anlayışının eline düşmüştü. Göstermelik bir cumhuriyet ve sakat işletilen bir demokrasi...Kısaca söylersek, Türkiye Cumhuriyetinin yetmiş yıl öncesi...

Bugünün Türkiyesinin komşularıyla başlattığı "sorunsuzluk" harekatı, kardeşlik bağlarının duygusallığını bir türlü aşamayan ve esasen iktidarlarını bu "duygusallık"la besleyen Azerbaycan yönetimini ölçüsüz tepkiler vermeye itmiş görünüyor. Türk bayrakları indiriliyor ve gaz fiyatlarına zam yapılmak isteniyor.

Bu basit ve ölçüsüz "küçük kardeş tepkisi" bir devlet için pahalıya mal olacak sorunlar çıkarabilir. Daha dün Sovyet egemenliğinden kurtulmuş Azerbaycan, "büyük ağabeyine" kızıp yeniden Rusya'ya yaklaşırsa, belki Aliev iktidarı bir süre daha yaşar ama Azerbaycan yeniden bitikisel hayata girer.

Tabii, Azerbaycan yönetiminin Türkiyeyi ne kadar "büyük ağabey" kabul ettiği de tartışılabilir. Aslında kardeşler arasındaki "gizli bir çekişme" de hayatın bir gerçeğidir. Anadoluda çok kullanılan bir tabir vardır: "Kardeş kardeşin ne öldüğünü, ne onduğunu ister!"

Muhtemelen Azarbaycan yönetimi Türkiyenin bölgede giderek artan gücünü ve etkisini için için kıskanıyor. Bunun dışa vurumu da, Ermenistan gibi son derece tahrike el verişli bir konu üzerinden yapılıyor. Son yıllarda silaha yaptığı yatırımlarla güç gösterisi yapma arzusu taşıyan Aliev yönetimi, eğer büyük ağabeyini dinlemezse başına kurtaramayacağı bir belaya da sokabilir.

Azerbaycan bizim için önemlidir. Bunu bu ülkede tartışmayız bile.. Ancak, Türkiye de Azerbaycan için önemli olmalıdır. Bu anlamda, "öfkeyle kalkıp zararla oturmaktan" kaçınmalıdır.

Aynı dili konuştuğumuza göre, bu atasözlerinin ne anlama geldiğini Azeri kardeşlerimiz de iyi bilirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tarihi ve kültürel bağlarla bağlı olduğumuz Azerbaycan'ı ve Azeri kardeşlerimizi incitmemek, üzmemek adına daha dikkatli, daha hassas politikalar yürütmeliyiz. Azeri kardeşlerimizde "öfkeyle kalkıp, zararla oturacakları" tavır ve davranışlara müsade etmemelir.

Sonsuzluk (Osman Özeker) 
 18.10.2009 14:55
Cevap :
Bence Türkiye yeterince hassas davrandı Osman bey...Ancak, dediğiniz gibi Azerbaycan hükumetinin de anlayışlı olması gerekiyor...Selamlarımla..  19.10.2009 0:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4273
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster