Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '12

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
200
 

Oğlan bizim, kız bizim ( Ordu 1-2 Beşiktaş )

Oğlan bizim, kız bizim ( Ordu 1-2 Beşiktaş )
 

Koşan oğlumuz Holosko'muz, Hasan almaz basan alır diye ortasahayı Aragorn'un kılıcı gibi savunan, rakibi 18 içine asla ve asla sokmayan basan bir 6 numara Toraman'ımız, süvari gibi akan rakibin savunma bentlerine vurdukça vuran daha 21 yaşında bir Necip'imiz varken, hem de bu orduyu daha 19 yaşında kontrolüne alan büyülü ve kadife gibi ayakları ile sanki hiçbir şey yapmayacak gibi sakince süzülüp, rakibin içine sızıp, orda Truva atının içinden atlayan öldürücü darbeyi vuran bir Oğuzhan'ımız...

Oğlan da bizim kız da bizim.

Öyle ki, artık bizim, yani bizden sayılan bir Hugo'muz bile var. Varsın top canbazı pek de aslında bu takımı kendi egosundan yukarda tutmayan Fernandes'i oynamasın.

Spiker diyor ki, Oğuzhan'ın, Fernandes'ten öğrenecek çok şeyi var! Bence bunu diyen futbol gözlerinin gözlüğe ihtiyacı var. Daha 19 yaşında takımına hem de sakat çıktığı maçta Sergen etkisi ile maç kazandıran adamdan Fernandes'in öğreneceği çok şey var demek gerçek bir futbol gözünün bu ülkede yaşadığı yanlızlığın acı ifadesidir. Bunu böyle diyen de, yani Oğuzhan, Fernandes'ten çok şey ögrensin diyenin de, öğreneceği çok şey var.

Belki öğrenirler...

Çünkü düğün alayı yolda.

Siyahı koluna, beyazı boynuna, kırmızısı göğsüne takılı fularları ile, Ordu'dan düğün alayı yola çıkmıştır.

***

Beşiktaş'ı bu sene ilk kez büyük takım gibi kazanırken gördüm.

Büyük takım böyle maçları hep kazanan takımdır. Yani? Hem savunarak, hem tadında, vaktinde hucum ederek ve kader anında Oğuzhan'ın attığı Sergen Yalçın etkisini var ederek.

Kim ne derse desin, bildiğim ve gördüğüm şudur, nasıl 2 yıldır, bu takımın Quaresma'ya ihtiyacı yok, o gitmeden bu takım takım olamaz diyorsam şimdi de benzer şeyi Fernandes için söylüyorum ve dünkü dengeyi bulmuş takımın formasyonunu tamamen onun yokluğuna, laubali, takımdan kopuk kendi şanı ve şöhretini takımın ana duygusundan önde gören oyuncunun yokluğuna bağlıyorum.

Bu yengi bu açıdan da çok hayırlı olmuştur.

Hayırlara vesile olmuştur.

Toraman'ın yeri belli olmuştur. Necip'in görevi belli olmuştur, Oğuzhan'ın geleceği aydınlanmış, Holosko'nun değeri, Hilbert'in formu yerine konmuştur.

***

Bundan sonra Samet Aybaba'ya düşen görev, Ersan yok diye Toraman'i geriye çekmemesi, iki yeri birden bozmaması, kötü oynamadığı ve başka bir oyun için taktik gerekmediği sürece Toraman'ı önliberoden ayırmaması, Ersan yoksa yerine Escude'yi koyması, sol bek sorununa bir de Olcay'ın Holosko gibi disiplinle o bölgede bekine yardıma gitmemesi açısından da bakması ve hatta bir türlü sakatlıktan kurtulmayan ama sağlam bir futbol altyapısı ve kültürü olan Mehmet Akgün'ü eğer Emre Özkan'ı yeterli görmüyorsa o mevkide düşünmek olmalıdır.

Bir de artık Batuhan Karadeniz'i takıma yavaş yavaş monte etmek gerekir.

Oğlanı bizim, kızı bizim takımın bir de şampiyonluk kupası olması gerekir.

Oğlanı ile kızı ile bu bir takım, bu bizim takım, biz bu takımız.

Çatlasın kaynanası....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 377
Kayıt tarihi
: 11.09.11
 
 

Futbol on bir oyuncu ile oynanır, binlerce kişi tribünde, milyonlarca kişi evinde TV karşısında i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster