Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
559
 

Oğlum bak git diyen Türkiye mi Suriye mi çözemedim

Oğlum bak git diyen Türkiye mi Suriye mi çözemedim
 

Çok sıcak…daha da sıcak olacak. Hava da sıcak, gündem de.  

Sıcak, insanın tüm enerjisini alıp götürüyor, sadece günlük zorunluluklarımız ya da mecburi yaşam faaliyetlerimiz için enerjimizi kullanabiliyor, hobilere, keyiflere çok fazla enerji kalmıyor.

Bir de üstüne yaş faktörü eklenince, sıcaklar daha da bir çekilmez oluyor. Örneğin ben, bu aralar yazı yazmak için ne beynimi ne de ifade edebilme yetimi yönlendiremiyorum. Siz de bu aralar böyle misiniz?

Yazı yazmak için gereken extra bir zamanım yok, emek verecek gücüm de. Kifayetsizim, yetişemiyorum…enerji yoksunluğu içindeyim.

Mecburen yeni güne merhaba diyor, mecburi akşamları yaşıyorum.

Sıcaklar yetmiyormuş gibi bir de üstüne gündemin ağırlığı insanı iyice afaganlara uğratıyor.

Türkiye mi yoksa Suriye mi? “Oğlum bak git” diyen taraf hangisi hala çözemedim.  Bir yerde bir mantıksızlık, bir karmançorluk var ama nerde?

Haberleri okuyorum, televizyondaki tartışma programlarını izliyorum, görüyorum ki yorumcular ya da haber yapanların her biri gündemi ayrı bir renge boyayıp satıyor. Halbuki kamuoyu şeffaf yorumlardan anlıyor, zaten hava da sıcak!

Gündemi takip etmek, korku filmi izliyormuş gibi bir etki yaratıyor. İnsanların sinir uçlarını böyle böyle mahvettiler! Zihinlerimiz sığlaştı gibi geliyor bana.

Sosyal medyaya takılıyorsunuz, orada da aynı durum. İnsanlar ya 140 karakter kabızı ya da resim, müzik, özlü söz paylaşma ishali olmuşlar.  

Bu karışık medyatik düzende nasıl kısır bir döngü içinde olduğumuzun farkında değiliz. Onca gündem tartışmaları içinde aslında hiçbir şeyi tartışmıyoruz, herhangi bir meseleye çözüm aradığımız filan da yok.

Geriye dönün, tükettiğimiz yıllara bir bakın…kuru gürültülerden oluşmuş devasa bir sorunlar yığını önümüzde duruyor.  

Bizler blog yazarıyız, kendimizi ifade edelim diye bir şeyler yazıp duruyoruz, düşüncelerimizi, duygularımızı klavyenin tuşlarına sarıp, ortaya bırakıyoruz. Bizler de bunu yıllardır yapıyoruz. Kuru gürültü yığınlarının devasa boyutlara ulaşmasında bizlerin de katkısı var mı acaba diye düşünüyorum.

Bir şeyler yazmak istiyorum, bir yazı yazmak istiyorum ama enerjim yetmiyor. Bir yandan da hava çok sıcak.  

Aklıselim kaybolunca, insanlık da çözülüyor…Gündemlerin ağırlığı, havanın sıcaklığı beni etkiliyor. Galiba toplumu da etkiliyor ki karşıtlıklar içinde çatışıp duruyoruz.

Bir türlü sakin, şeffaf, huzurlu olamıyoruz…Herkes birbirine oğlum bak git diyor.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok doğru bir tespit daha; evet, tartıştığımız, katkıda bulunduğumuz bir şey yok.. gitmesi-kalması gerekenler iç içe karışmış vaziyette.. gerekliler-gereksizler keza öyle.. kuzenim ve iki arkaddaşım şu an benim evdeler mesela.. Müslümanları eleştireyim derken islamiyeti kötü, yetersiz bir din gibi lanse etmeye çalışıyor kuzenim.. neyse; sağlıcakla kalın Beran:))

R Bayram 
 07.07.2012 22:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 476
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2311
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster