Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Fevzi Gültuna (Cavıldak)

http://blog.milliyet.com.tr/fevzigultuna

10 Eylül '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
3245
 

Oğlum olacak

Oğlum olacak
 

Doğuma bir hafta kala Ayşe Kara’ların evinde telaş iyice artmıştı. Baba Hüseyin Kara yeni doğacak çocuklarına beşik hazırlama, anne Ayşe Kara’da giydireceği elbiselerde bir eksiklik olmasın diye tek tek gözden geçirip bohçalama telaşında idi.
 Ayşe Kara;
 -“Bak Hüseyin doğum için kasabaya gitmek zorunda kalırsak bebeğimize ait giyeceklerin hepsi burada telaşa kapılıp başka yerlerde arama. Şayet evde doğum yapacak olursam mesele yok. Ama yine de evden ayrılma; senin yanımda olduğunu hissetmek, bilmek isterim.
 Hüseyin Kara;
 -Sen merak etme, yanında yakınında olacağım. Ama çocuğumuz kız mı? Yoksa erkek mi olacak? Çok merek ediyorum.
 Ayşe Kara;
 - Ben ne bileyim. Allah hayırlısını versin. Benim için eli ayağı düzgün, sağlıklı olsun yeter. Fakat Fatma Ebeye kalırsa (Fatma Ebe köydeki kadınlara doğum yaptıran orta yaşın üstünde köy halkından biri) kız. Kıza hamile kalan kadınların karnı genellikle küçük olurmuş.
Kız sözü kocasına pek hoş gelmese de: “hayırlısı neyse; Allah neyi taktir ettiyse o olur” dedi.
Doğum vakti geldiğinde Fatma Ebe evde yerini almış Ayşe’ye evde doğum yaptırabileceğine karar verince hazırlıkları yaparken; baba Hüseyin Kara’da beşiği hazırlıyordu. Aradan bir saat bile geçmemişti ki evde bir bebek sesi duyuldu. Doğum gerçekleşmişti. Fatma Ebe dışarı çıkıp Hüseyin Kara’ya “ gözün aydın bir kızın oldu. Ayşe’de iyi, doğum kolay oldu” dedi.
 Hüseyin Kara;
 - Sağ ol Fatma ebe. Kız erkek fark etmez Allahın taktiri böyleymiş dese de içinden hep erkek çocuğu olsun istiyordu. Bu bizim ilk çocuğumuz ikincisi üçüncüsü erkek olur diyerek kendini teselli ederek, eşinin yanına girdi ve ona bir öpücük kondurarak geçmiş olsun; gözümüz aydın olsun diyerek eşini tebrik etti.
 Hüseyin ve Ayşe Kara çifti erkek çocukları olsun diye ikinci çocuğu yapmaya karar verdiler. Ancak ikinci çocukta kız oldu, yılmadılar; üçüncü çocuğu da yaptılar. Üçüncü çocukta kız olunca, Ayşe ve Hüseyin Kara çiftinin arasındaki huzursuzluk iyice artmaya başladı. Hüseyin Kara ille de bir erkek çocuğu olsun istiyordu. Ayşe Kara dördüncü çocuğun hamile kalmadan önce bir gece kalktı, abdest alarak Allah’a şöyle dua etti.
 “Allah’ım herşeyi bilen sensin, gören sensin, alan sensin, veren sensin, evimin huzuru için bana bir erkek evlat ver; ondan sonra istersen canımı al.”
 Ayşe kara hamile kalana kadar her gece kalkıp Allah’a değişik dualar edip erkek evlat isteğini tekrar ediyor ve köye lokma tatlısı dağıtacağını söylüyordu.
 Ayşe Kara’nın duaları kabul olmuştu ki; dördüncü çocukları erkek oldu. Çiftin erkek evlattan sonra araları düzelmiş eski mutlu günlerine dönmüşlerdi. Verdiği söz üzere lokmalar yapılıp köyün tamamına dağıttılar. Ancak bu mutlulukları uzun sürmedi. Çocuğun kırkı çıkmadan Ayşe Kara vefat etti. Halil adını verdikleri çocukları öksüz kalmıştı.
 Hüseyin Kara çocuklarına bakamadığından evlenmeye karar verince köylünün de yardımı ile ikinci evliliğini yaptı. Yıllar içinde ikinci eşinden de erkek çocuk sahip olmak istese de dört kız çocuğu oldu.
 Yıllar geçmiş Hüseyin Kara çocukların tamamını evermiş kızlarını telli duvaklı gelin etmiş, yuvadan uçurmuştu. Uğruna yuvasını dağıtmayı bile göze aldığı oğlu Halil de evlenince baba ocağını terk ederek başka yere yerleşmesini hiç hazmedemedi. Oysa oğlu olunca beraber oturup torunlarıyla birlikte yaşamayı; yaşadığı evde onların arasında ölmeyi, sahip olduğu her şeyi onlara bırakıp soyunun devam etmesini o kadar istiyordu ki olmadı.
 Yaşının ilerlemesine ilave olarak oğlunun ayrılığı da eklenince Hüseyin Kara yataklara düştü. Ancak karısının yardımı ile hayatını devam ettirebiliyordu. Ancak bu durum uzun sürmedi; kendisi ölmeyi beklerken karısı kalp krizinden bir gece ansızın ölünce hayatı iyice karardı.
 Kendi işini kendi göremiyor. Cam kenarındaki yatağından dışarıyı gözlüyordu. Oğlunun gelip götürmesini bekliyordu. Ama nafile kızlarının dışında arayıp soranı yoktu. Hep erkek çocuk istediğini kızlarının da bilmesinden onlardan utanıyor, sıkılıyordu.
 O gün kızlarını ikisi birden gelince onlardan banyo yaptırıp ve boy abdesti aldırmalarını istedi. Kızları babalarının isteklerini yerine getirdikten sonra yatağına yatırıp tekrar gelmek üzere evden ayrılır ayrılmaz Hüseyin Kara hafiften yatağında oturur gibi olunca ellerini açtı. “Karıcığım bir erkek çocuğumuz olmayınca sana o kadar kötü davrandığım için senden özür dilerim. Hakkını helal et. Zannettim ki erkek çocuğum olunca herşey iyi olacak zor günlerimizde hep yanımızda olacak, ihtiyarlayınca elimizden tutacak sanmıştım. Meğer aldanmışım. Geç anladım. Sen ne kadar temiz bir insanmışsın. Allah’ın sevgili kuluymuşsun ki duaların kabul oldu. Duanda Allah’ım erkek çocuğum olsunda sonra canımı alırsan al diyeceğine kocamın canını al deseydin de bu günleri görmeseydim” dedi. Elleriyle yüzünü sıvazladı ve yavaşça yatağına uzandı. Bir daha da uyanmadı. Kızları geldiğinde babalarını altına büyük ve küçük tuvaletini yapmış; rengi kapkara olmuş gözlerini tavana dikmiş şekilde buldular.

 

Fevzi Gültuna


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 579
Kayıt tarihi
: 06.02.09
 
 

1957 Amasya' da doğdum.İlkokulu Amasya' da okudum. Ortaokul ve liseyi Sincan' da, yüksek okulu Samsu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster