Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
4490
 

Oğlumdan Can Dündar'a mektup

Oğlumdan Can Dündar'a mektup
 

Okuduğum halde, zaman zaman gene karıştırırım diye kimi kitaplar aylarca yatağımın başında kalır kitaplığa kaldırılmadan. İşte o kitapların içinde görüp dikkatini çektiğinde tanımıştı oğlum Can Dündar’ı. Bu kim diye sormuş, ana oğul sohbet etmiştik hakkında.

Okulların ilk açıldığı haftalarda bir akşam oğlum fellik fellik dolanıyordu evin içinde. Sevdikleri bir yazara mektup yazmalarını söylemişti öğretmenleri. Okuduğu kitapları düşünüyor, gidip kitaplığındaki kitapları tekrar karıştırıyor bir türlü karar veremiyordu. Fikir alış verişinde bulunduğumuz da, okuyup da çok beğendiği “Küçük Kara Balık” kitabının yazarı Samed Behrengi’yi hatırlatmıştım kendine. Aradan kısa bir zaman geçmişti ki oğlum “ben Can Abi’ye, mektup yazacağım” diye geldi yanımıza. Teyzesi, “ama sen onun kitaplarını okumadın, tanımıyorsun ki ” dediğinde, oğlum “ama ben bir sürü kitabını biliyorum, hem annemle de konuştuk onun hakkında. İleri de senin de başucu yazarlarından birisi olacaktır eminim. O nedenle şimdiden tanı, çok iyi bir gazeteci ve yazar dedi bana, ben ona yazacağım mektubu” diye tutturmuştu. Keşke şu an oğlumun yazdığı mektubu buraya taşıma imkanım olsaydı. Daha sekiz yaşında bile olmayan bir yürekte büyüyen Can Dündar sevgisini gösterebilseydim size. Yüreğinde kin besleyenlere inat.

Bugüne kadar yaptığı her yayında, her belgeselde, her kitabında hep insanlara ve vatanına olan sevgisinin izlerini buldum. Ülkemin aydınlanması için, sevginin paylaşılması için çaba harcayan olarak tanıdım ürettiklerinden. Hayata dair doğru bildiklerini korkusuzca anlatabilen, ülkesinin insanına hep katkı sunmak isteyen olarak bildim okuduklarımdan. Yüreğini, olduğu gibi, zırhlarından arındırarak paylaşabilen olarak tanıdım bunca yıllık birikimimde.

Ne kadar kalleş bir düzen yaşadığımız. Nerde bu vatanın aydınlanması için ter döken var, milletini sürü olma yolundan ayırmada kimin tuzu var göz dağı verelim. Karanlıklara kim fener tutma çabasında hemen düşman belleyelim. Susturalım ki, karanlıklar daha büyük ve daha zifiri olsun.

Ama o karanlığa karşı durabilen bir de aydınlık olduğunu bilmek ve çocuklarımızı emanet edeceğimiz güzel bir Türkiye hayal etmek istiyorum. Bütün bunlar için Can Dündar gibi yüreklere sahip çıkılmalı diyorum. Daha çocuklarımızın geleceğinde de sevgi adına, paylaşmak adına, bilinçlenmek adına, bilgilenmek adına, yol gösterici olacak ürettikleri. Daha çok şey öğreneceğiz kendisinden.

Oğlumun mektubundaki cümlelerle bitirmek istiyorum.

“ Sevgili Can Abi;

Çok iyi bir yazar olduğunu biliyorum. Seninle tanışmak istiyorum. Lütfen okulumuza gelip de kitaplarını tanıtabilir misin?

Sevgilerimle

Ne kadar katıksız ve içten değil mi. Aynı Can Dündar gibi.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oğlunuzun duygu ve düşüncelerine katılıyorum.Can Dündarı çok seviyorum.

zlf 
 09.11.2007 22:51
Cevap :
:) Teşekkür ediyoruz sevgi selimize bir damla olduğunuz için. Selamlar.  10.11.2007 20:36
 

Yüzüne bakmak bile yeterli bir şeyleri anlamak çözebilmek için. Can Dündar da onlardan biri ve çok takdir ettiğim bir yazar. Durusuyla, dünyaya bakışıyla, yüzüne de tamamen yansıyan o aydınlık yüreğiyle. Ben de çocuklarımızı emanet edebileceğimiz en önemli kişilerden buluyorum onu. O; yalnızca Sarı Zeybek belgeselini hazırlayıp bu topluma kazandırarak çok şey yapmıştır bizler ve gelecek nesiller için. Umarım sayısı çoğalır o ve onun gibilerin. Sağlıcakla.

Ayrıntıda gezinmek 
 20.06.2007 12:10
Cevap :
Teşekkür ederim değerli katkınız için. Dediğiniz gibi böylesi yürekli insanların varlığı, gelecek adına daha umutlu bakmamızı sağlıyor. Sevgiler.  20.06.2007 22:14
 

Gelen yorumları okuyup yanıtladıktan sonra,yorum yazanların bloglarını ziyaret ediyor,ben de onları okuyorum.O zaman görüyorum ne kadar ortak bir dil konuşuyoruz,zevklerimiz,okuduğumuz yazarlar,tercihlerimiz ne kadar benziyor birbirimizinkine. Öyle mutlu oluyorum ki,böyle kart topu gibi büyüyoruz diye.Mutlulukla,sevgiyle,sağlıcakla hoşçakalın,görüşmek,yazışmak umuduyla... not:oğluşunuzun gözlerinden,alnından öpüyorum,ömrü uzun olsun.

DİNOZOR 
 05.03.2007 11:48
Cevap :
:) Çok teşekkür ediyorum güzel dilekleriniz için..."DÜNYAYI GÜZELLİK KURTARACAK..BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAYACAK HERŞEY". Hayat budur.. Sevgidir, paylaşmaktır, uzak diyarlardan, yakın köşe başlarından..Ama illaki yürekleri sevgi ile doldurmaktır, umutla, hoşgörüyle, paylaşma isteğiyle. "BİR AĞAÇ GİBİ TEK ve HÜR ve BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE" yaşamayı becerebilmektir. Sevgi ve saygılarımla.  05.03.2007 12:11
 

gerçekten farklı bir duruşu var sayın dündar'ın. kitapçılarda ilk baktığım onun yazdığı ya da onunla ilgili makale veya kitaptır. yoksa en azından gazetesini alıp ada'sına uğrarım ilkönce. ama köy yerinde olduğumdan ancak haftasonları 'sahil'ine uğrayabiliyordum. internetin yeni gelmesiyle , insan sevgisiyle ısıttığı 'plaj'ında keyif yapabileceğim herhalde. ada'da çocuğunuzla karşılaşmayı umuyorum 'uzaklarda' olsa da...

ahmetes 
 21.02.2007 2:33
Cevap :
Sesime ses verdiğiniz ve benimle düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Kim bilir hayat bu belli mi olur belki bir gün biryerde neden olmasın:)) Uzaklar izafidir gönüller bir olunca:) Hoşçakalın.  21.02.2007 13:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 351
Toplam mesaj
: 95
Ort. okunma sayısı
: 1303
Kayıt tarihi
: 27.12.06
 
 

Her daim doğa ile yaşayan biriyim.. Çünkü işim doğa ile iç içe olduğu gibi evimizde de doğa ile bera..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster