Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

11 Kasım '13

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
227
 

Öğrenci evleri tartışmaları

Öğrenci evleri tartışmaları
 

Başbakan Erdoğan geçen hafta sonu partisinin Kızılcahamam’da basına kapalı yaptığı toplantıda “öğrenci evlerine” yönelik değerlendirmeleri basınımıza sızdırılarılmış, konu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınca sorulmuş ve Arınç, “ Böyle bir konunun olmadığını” ifade etmiştir.

Sayın Arınç herne kadar Başbakanını korumak istemişse de bu konu ile ilgili başbakan geri adım atmayarak:

Ben sözlerimin arkasındayım, söylediklerimi inkâr edecek biri değilim” diyerek Arınç’ı zor durumda bırakmıştır.

Başbakan Kızılcahamam’da ne konuşmuştu da ortalık karışmıştı.

Başbakan özellikle “üniversite öğrencilerinin bir çok kentte kızlı erkekli aynı evi paylaştıklarını, muhafazakâr ve demokrat bir parti ve iktidar olarak bu tür yaşam biçimlerine müsaade etmeyeceklerini” söylemiştir.

Bu düşüncesini haklı çıkarmak için  Başbakan, “Bir kızla bir erkek, özel müstakil evlerde nasıl birlikte kalabilir? Siz kızınız ya da oğlunuz için böyle bir şeyi hoşgörüyle karşılayabilir misiniz?"sözleriylede çocukları evlerde kalan binlerce üniversiteli aileyi ise tedirginliğe sevk etmiştir.

Başbakanın bütün bu yersiz ve hukuksuz çıkışlarına bakıldığında ise dün “gezi parkı” ile ilgili “Tencere tava çalan komşularınızı polise ihbar edin” sözlerine benzer, “Bölgenizdeki öğrenci evlerini kontrol edin, kızlı erkekli bir arada yaşayan öğrencileri ihbar edin” demeye getirmektedir.

Başbakanın bu açıklamaları mevcut hukuk sistemimize, insan haklarına aykırı ve en önemlisi de binlerce üniversiteli öğrencilerimize karşı beslediği kini ortaya koymaktadır.

Başbakanın bu açıklamalarından “kendilerine vazife çıkaran” bir takım bürokratlar boş durmamış, başta Adana valisi bu tür evlerin var olduğunu ve gereğinin yapılacağını söyleyebilmiştir.

Yine Afyon Valisi Afyonda Kafelerde kızlı erkekli oturan öğrencilerin üzerine güvenlik güçlerini salmış,öğrencilere, “nerede oturuyorsunuz, adresinizi verin, kimlerle oturuyorsunuz” sorularını sormuşlar, bir çoğunu ise emniyete çekmişlerdir.

Yıllardır kadınlarımızın Başörtüsünün arkasına sığınarak siyaset yapan ve oy toplayan AKP, Başörtüsünü artık sömüremeyeceği için kendisine yeni alanlar açmanın yollarını aramakta, bu yolunda binlerce aileyi ilgilendiren üniversite öğrencilerine “kancayı takmayı” uygun bulmuştur.

Ne bu iktidar, ne bu Başbakan kalkıpta birilerinin “namus bekçiliğine” soyunmamalıdır. Her bir öğrencimizin ailesi kendi çocuğunun hangi yola gideceğini, nasıl davranacağını çok iyi bilmektedir. Bilinmeyen ise Başbakanın üniversiteli öğrencileri hedef tahtası yapacağına, öncelikle kendi çocuğunun nasıl zenginleştiğini, kısa bir sürede nasıl altıncı gemiciği aldığının hesabını bu muhafazakar ve dindar millete versin.

Binbir zorlukla, emekli maaşıyla, kapıcı aylığıyla okutulan Anadolu insanının çocukları nasıl okuyacaklarını, bu toplumun değer yargılarının neler olduğubnu çok iyi bilmektedirler.

Öğrenci evlerini dillerine dolayan ve buralarda “fuhuş yapılıyor” demeye getirenler önce bu millete “zinanın suç olmaktan çıkarılmasının” hesabını vermeliler.

Artık bu iktidar ve başbakanı bu milletle uğraşmayı bırakmalıdırlar,

Bu milletin insanlarının kaç çocuk yapacaklarına;

Sezeryanla mı yoksa normal mi kadınlarımızın doğum yapacaklarına;

Gençlerin özel hayatlarına ve yaşam biçimlerine müdahale etmeyi bırakmalıdırlar.

Bu devleti yönetenlerin kendi ocaklarına odun atarak, ateşi yükseltmemeli, kimsenin yaşam biçimine, özel hayatına müdahale etmemelidir.

Başbakan kimsnin namus bekçiliğne soyunmamalıdır. Binlerce öğrenci arasından “mikro” bir takım örnekler çıkabilir,bir küfe armuttan birkaç çürük armut mutlaka çıkacaktır, ancak, üç tane çürüğü bahane edip, bütün armutlarıda çürük ilan etmek ise doğru değildir.

Öğrenci evlerinin tartışmasında ortaya çıkan bir gerçekte, binlerce üniversite öğrencisinin barınma ihtiyaçlarının maalesef on bir yıllık bu iktidar döneminde bilerek göz ardı adilmesidir.

“Her ile bir üniversite” sloganıyla yola çıkan iktidar, üniversiteleri açmaya açmıştır da; buralarda okuyacak öğrencilere yönelik yurtları bir türlü yapmamıştır.Bu yurtlarıda kasten açmamakta, öğrencilerin cemaat, tarikat bağlantılı yurtlarda kalmasını istemektedir.

İktidarın çok övündüğü TOKİ binlerce konut üretirken, binlerce lüks bina yaparken birazda öğrenci yurtlarını yapsaydı bugün bu öğrencilerimiz herhalde hiç birisi sağlıksız evlerde kalmazdı.

Yerel seçimler yaklaşırken dillerinden düşürmedikleri “Muhafazakâr” kesime öğrenciler üzerinden mesaj vermeye kalkanlar bu kez umduklarını bulamamış, silah ters tepmiştir. Binlerce öğrenci ana babası çocuklarına atılan bu iftiranın hesabını haklı olarak sormak istemektedir.

Bu dünyanın bugününden gayrı birde öteki tarafı vardır. Yüzbinlerce öğrenci içersinden bir iki mikro örneği alarak tüm gençleri töhmet altında bırakmanın vebali ve hesabını “öteki tarafta” nasıl vereceklerdir, öncelikle bunu düşünmeleri gerekmektedir.

Osman Özeker 12.11.2013 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 287
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3067
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster