Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
547
 

Öğrencileri “Haşere”den Sayma!

Öğrencileri “Haşere”den Sayma!
 

Yöntemler, koşullara göre değişir.

Her yöntem, her yerde/ koşulda aynı sonucu vermez. Kimi, zaman içinde işlevini yitirir, kullanılmaz olur. Kimi de çağa uygun duruma getirilir, geliştirilir daha doğrusu.

Çağa ayak uydurma denen “şey” de, yöntemle ilgili olsa gerek. Kuşkusuz, yöntemi var eden de, eskiten de, geliştiren de, düşüncedir.

Araçları geliştiren de düşüncedir.

Ancak, araçlar, yerinde/ zamanında/ ilgili alanlarda kullanıldığı zaman asıl işlevini görür.

Ekmeği keserle kesemez, odunu bıçakla yontamazsınız!

Evi istila eden böcekler için hoş kokulu fısfıs sıkamazsınız!

Mutfaktaki yemek kokusunu gidermek için böcek ilacı sıkamayacağınız gibi...

*****

Birkaç gündür, Başbakan’ın rektörlerle yaptığı toplantıyı protesto etmek isteyen öğrencilere karşı sert davranın polisinin tavrı konuşuluyor. Başbakan, Dolmabahçe’de, öğrenci çok uzaklarda. Ben de uzaklara, yıllar öncesine gittim. Aklıma Ankara, özellikle Kızılay Meydanı ve çevresi düştü.

“Dün”e gittim, ışık hızıyla “bugün”e geldim:

1960’lı yıllar, ortaları...

Ankara Kızılay Meydanı, Sıhhiye çevresi...

Alışık görüntüler!

Polis- öğrenci kovalamacası, çatışması!

Polis saldırınca, İstiklal Marşı söylenirdi. Polisler selama dururdu. Sonra yeniden saldırı, cop...

Ve İstiklal Marşı!...

Sonraları polis, selama durmayı durdurdu, eyleme devam etti.

Polis saldırınca, İstiklal Marşı söylemeye de son verildi.

Bir ara...

Polis saldırınca, Türk bayrağına sarılanlar oldu. Polis, onlara dokunmadı.

Sonra...

Türk bayrağına sarınan öğrenciler de coptan nasibini aldı.

Bayrağa sarınmadan da vazgeçildi.

****

Geçen cumartesi, televizyon ekranlarında İstanbul’dan görüntüler geçiyor.

Polis, bir yandan biber gazı sıkıyor, bir yandan göstericileri copluyor. Göstericiler, biber gazının etkisiyle sendeleyince, cop faslı “tatbikat”a dönüşüyor.

Hani, savaş filmlerinde görürüz ya! Önce düşman mevzileri top atışlarıyla döv, sonra...

Gazı yiyenin feleği şaşıyor olmalı. Hele bir de hastaysa, “alerji”si varsa... Sadece göstericiler değil, yoldan geçenler, orada oturanlar da nasibini alıyor gazdan.

Maskesiz polisler de...

O gün gördük ki, biber gazı sıkma araçları gelişmiş. Gazı sıkan polislere bakınca, zirai ilaçlama elemanları ya da belediyenin çevre sağlık ekipleri sanki...

Ya da “Alo Böcek”ten gelenler!

Sırtlarında biber gazı tüpü...

Sık sık bitmez.

Gelişmeye bakılırsa, ileride biber gazı tankerleri de devreye girer.

Bu kimyasalların insanlara vereceği zararı kimse düşünmez mi?

*****

Oysa biber gazı sıkan “fısfıs”lar vardı polislerin elinde, daha düne kadar.

“Fısfıs”tan “tüplü”ye geçiş!

O da yetmez, biber gazı tankerlerine gerek var; İtfaiye araçları misali!

Tanker gaz dolu, hortumlar hazır!

“İleri demokrasi”nin bir göstergesi olmalı!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

genel olarak abd polisinin uygulamalarini cok abartili bulurum. Ama hersey kendi guvenlikleri onceliklidir. Araba aramasi yaparken uc bes sefer sorar arayabilirmiyim diye, bu esnada sahsi musade alarak kelepceler.Bitince gorevim diye ikaz eder. Biber gazi ve tezer(elektrik) uygulamadan once en az uc kere ikaz eder bu kisisel uygulamalar toplumsal olaylarda henuz gazi duymadik.Tum uygulamalarin insana zarar vermemesi esas oldugu her firsatta hatirlatilir.Istisnalar yokmu? tabiki var ama fikrim degisiyor yada degistiriyorlar!!!saglik ve saygiyla

Newyorker 
 07.12.2010 21:51
Cevap :
Değerli Newyorker...Katkınız için teşekkür ederim. Görüyoruz ki, işimize geldiği zaman örnek diye sunduğumuz ülkelerdeki "istisna"lar, ne yazık ki, bizde "genel" oluyor. Saygılar, selamlar.  08.12.2010 16:24
 

Yirmi yıl kadar önceydi. Eşim ve oğlumla Kızkalesi'nde tatildeydik. Bir kasabın, dükkanının önünde asılı derisi soyulup içi temizlenmiş koyunların üzerine akın akın konan sinekleri haşere öldürücüyle spreylediğini gördük. O günden itibaren Kızkalesi'nde vejetaryen olduk:-) Sevgilerimle.

pirmete 
 07.12.2010 8:27
Cevap :
Sevgili DTCF'lim... Verdiğin örnek yazının "süs"ü oldu. Kasabımıza diyecek lafım yok! Kim bilir dah neler var? Saygılar, sevgiler.  07.12.2010 16:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2175
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster