Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
375
 

Öğrencilerime teşekkür (1)

Sevgili Öğrencilerim;

Bu yıl KPSS'de gösterdiğimiz başarı sonucunda, öğretmen olarak atanan öğrencilerle ilgili bazı rakamları, bilgilerinize sunuyorum.

Bu rakamlar, -bildiğiniz gibi- birçok engele ve engellemeye karşı elde edilmiş rakamlardır. Örneğin, klima takmamak ve izin hakkını kullandırmamak, gibi. Bu bakımdan anlamlıdır.

-2006-2007 Öğretim Yılında mezun olan öğrenci sayısı: (45)

-Atanan öğrenci sayısı: (39)

-Yeterli puanı olduğu halde, tercih yapmadığı için atanamayan öğrenci sayısı: (1)

-Tek derse kaldığı için atanamayan öğrenci sayısı: (1)

-Şubat dönemine kaldığı için atanamayan öğrenci sayısı: (1)

Şubat dönemine kalan, tek derse kalan, tercih yapmayan öğrencilerin atanmaları için yeterli puanları vardır ve bunlar Şubat atama döneminde atanacaklardır.

-Sonuç olarak, 2007'de mezun olan/olacak toplam (47) öğrencinin 42'si, her durumda öğretmen olarak atanmış olacaktır.

-Atanamayan öğrenci sayısı ise, sadece (5) kişidir. Bunların (1)'i de Şubat atama döneminde atanabilir.

Başarınızdan dolayı hepinizi kutluyor, üstün başarılarınızın devamı dileğiyle, selam ve saygılarımı sunuyorum. 03.09.2007.

Şemseddin Koçak. Çukurova Üniversitesi Eğitim Bilimleri Öğretim Görevlisi. ADANA.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu sene tayin istedim Ordu'dan geldik Muğla'ya. Okulun bulunduğu belde çok zengin. Turistlerin biri geliyor biri gidiyor. Ancak buradaki okulun çatısı ahşap, kapıları geçen yıl yapılmış, zemine mukavva gibi bir şey koyup geçiştirmişler. Tuvaletler rezalet ve tabi bunun üstüne sobalı. Burası doğuda bulunan okullardan bile kötü durumda ve denize sadece 50 m, yanında villalar var. Daha önce yazışmalarımızda bahsetmiştiniz. Bir yandan eğitime ilgisiz insanlar diğer yandan sizlerin mezun ettiği ülkeye yararlı olmak için yanıp tutuşan gençler. Bu şartlara kendilerini ayarlamaları lazım yoksa hayal kırıklığına uğrarlar. Burası milyarlık serveti olanların yeri ama kafa hala miladi dönemlerden kalma. İnsan üzülüyor. Karşıma çıkacak zavallı saf çocuklar. Bu şartlarda bu çocukların şansları maalesef az. Dediğiniz yazıları daha önce okumuştum ve birisinde yorumum var. Saygılar.

Eşit Ağırlık 
 06.09.2007 21:38
Cevap :
İlgi ve içtenliğinize teşekkürler Harun Bey. Dört yıl önce Karadenizli bir öğrencim, bölge değiştirmekten dolayı uyum sorunları yaşıyordu."Çok sıcak, dayanamıyorum", diyordu.Yatay geçiş yapmak istediğini söyledi."Gitmek istediğin okul bu okuldan daha başarılı bir okul değil, gitme, bu okul daha başarılı bir okul", dedim.Bugün gelirken,KPSS Dersane reklamlarında bir öğrencinin boydan resmi vardı ve KPSS Adana birincisi olduğunu yazıyordu. Bu öğrencinin O öğrenci olduğunu tahmin edebilir misiniz?Çok mutlu oldum tabi ki.Geçen sene de en yüksek puanlar bizim okuldandı.Müfettişlik anılarımda okuduklarınızı, öğrencilerime anlatıyorum ve onlara hiç toz pembe bir ülke tablosu çizmiyorum.Önce kızıyorlar, ama sonra bana gelen dönütlerde memnuniyetlerini bildiriyorlar.Üstelik biz, ne Eğitim Bilimleri, ne Sınıf, ne Okulöncesi, ne de Felsefe Grubu Öğretmenliği Bölümüyüz.Biz, Eğitim Derslerini ortak ders olarak okutuyoruz. Dolaysıyla, burada Eğitim Dersleri ikinci-üçüncü derece derslerdir.Selamlar.  07.09.2007 9:09
 

Keşke bahsettiğiniz kadar kolay olsa Özellikle belli bir yaştan sonra insan ister istemez yeniden başlayamıyor. Ben Fen Edebiyat fakültesi Tarih bölümünde 2 yıl eğitim gördüm. Öğretmenlik kaygısıyla orayı bırakıp tekrar sınava girdim. Okuduğum yıllar boşa gitmesin diye tarih öğretmenliğini seçtim. 3. sınıftan başladım,bazı dersler de alttan aldım, mezun oldum. Böyle olacağını bilseydim diğer öğretmenlikleri seçer sıfırdan başlardım. Ama iş işten geçti gibi.

Uzeyir Kadioglu 
 04.09.2007 15:13
Cevap :
Merhaba Sayın Üzeyir.Benimkisi sadece bir öneri ve bu öneriyi burada gerçekleştiren birçok mimar ve mühendis var.Kendi alanlarının dışında bir de Eğitim Fakültesi okuyarak öğretmen oldular. Üstelik o zaman üstten ders alma gibi imkanlar da fazla yoktu.Hocalar da bu işe sıcak bakmıyorlardı.Şimdi hayatlarından memnunlar.Üstelik, ilk mesleklerine de dönmek istemiyorlar.Fen Edebiyatta okurken, Tarih Öğretmenliğini seçmeniz güzel bir karar.Ama, Sosyal Bilgiler ya da Sınıf Öğretmenliğini seçseniz, daha güzel bir karar olmaz mıydı?Dünkü söylediklerime ek olarak,Okulöncesi Öğretmenliği de okuyabilirsiniz, diyorum. İlköğretim ile ilgili Bölümleri söylememin gerekçesi, bu alana hep daha fazla öğretmen alındığı içindir.Ayrıca, İlköğretime atandıktan sonra, Milli Eğitim Müdürlüğü kararıyla hemen alanınızda görevlendirilir ve arkasından alanınıza atanabilirsiniz. Önemli olan, öğretmen olarak atanabilmektir.Bunları yaparken, alanınıza atanabilirseniz tabi ki atanın, derim.Karar sizin.Selamlar.5.9.07  05.09.2007 10:14
 

Ben bu sınava karşıyım Şemsettin Bey. Ama arz-talep dengesi farklı olunca yapılıyor. Başarınızı kutluyorum. Fakat yazınızı okurken kafama takıldı. İzin kullandırmamak, klima takmamak. Bu olaylar size karşı mı yapıldı? Saygılarımla.

Eşit Ağırlık 
 03.09.2007 21:43
Cevap :
Merhaba Harun Bey. İlginize çok teşekkür ederim. Evet, bu olaylar şahsıma yapıldı. Örneğin sadece benim odama klima takılmadı. Üstelik takma imkanı olduğu halde. Ve uğradığım haksızlıkları üç dilekçe halinde (toplam on bilgisayar sayfası) Rektörlüğe bildirdim. Adresinizi yazarsanız, daha geniş bilgiler yazabilirim. Bu olayda öğrencilerin bir suçu yok, dedik ve çalışmaya devam ettik. Sonuç da böyle oldu işte. Zaten hep böyle oluyor. Geçmiş yıllarda da (son üç yıl, bu yıl hariç) sonuç benzer şekilde oldu. KPSS Eğitim Bilimleri alanında; 2004'te 1396 okul arasında 7.'lik, 2005'te 1253 okul arasında yine 7.'lik, 2006'da 1339 okul arasında 9.'luk elde ettik. Bu yıllarda, konumunu koruyan başka bir okul yoktur ve biz Eğitim Bilimleri Bölümü değiliz. En İyi Öğretmenler Hangi Bölümde Yetişiyor? başlıklı blog yazımı özellikle okumanızı istiyorum. Sonra da, Kimler Öğretmen Olmalı? blog yazımı.Bu konulardaki düşüncelerinizi de bekliyorum. Bu yıl da benzer sonuçları bekliyoruz.4.9.2007.Ş. Koçak.  04.09.2007 10:42
 

Öğrencilerinizle övünmeniz çok güzel. sanırım bu öğrencilerin çoğu ilköğretime yönelik. ama bizim gibi lise branş öğretmen adayları bazı branşlarda kpss de 100 alsak bile giremiyoruz. Çünkü atama yok . Olanlar da 85 ve üstü.

Uzeyir Kadioglu 
 03.09.2007 18:23
Cevap :
Merhaba Sevgili Üzeyir. Öğrencilerimin başarısının altında yatan nedenleri, Tam Öğrenme ile ilgili yazdığım blog yazılarında anlattım.Okumanızda büyük yarar görüyorum.Bana bunları öğreten hocalar şu anda, mezun olduğunuz Fakültede görev yapmaktadır.Çok öğretmen alındığı için öğrencilerimizin atanması gibi bir düşünce, benim öğrenciler için doğru değildir.Çünkü, bizim öğrenciler son üç yıldır hep ilk onda yer almaktadır ve konumlarını koruyan tek bölüm bizim bölümdür.Örneğin bu seneki Eğitim Bilimleri net ortalaması 96'dır.Bizim Bölümde öğrenci olsaydınız, ihtiyacınız olan 85 puanı çok rahat alırdınız.Sistemi eleştirmek yerine, ben size tekrar sınava girmenizi ve Sosyal Bilgiler ya da Sınıf Öğretmenliği okumanızı öneririm. Okuduğunuz derslerden muaf tutularak, iki yılda kolayca mezun olabilirsiniz.Böyle yapan birçok öğrencimiz oldu.Şimdi ikinci branşlarında görev yapıyorlar.Birinciye de geçebilirler.Kısa dönem askerlik görevini yaptıktan sonra böyle yapınız, derim. Selamlar. 4.9.2007.  04.09.2007 10:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 282
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 2991
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster