Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
457
 

Öğrencinin cep telefonuna büyük gözaltı

Öğrencinin cep telefonuna büyük gözaltı
 

Yeni öğretim yılı yine sancılı başlıyor.

Onarımı, tadilatı, henüz tamamlanmamış okullardan, bitmeyen kayıt maratonuna, zorunlu bağışlardan, kapatılmış ve kapatılan okulu oks tercih kılavuzuna koyup mağdur edilen öğrencilere kadar sorunlar sür-git devam ediyor.

Bardağın sadece boş tarafını gördüğümden bunları yazıyor değilim. Kolaylıkla halledebileceğimiz meseleleri bir türlü beceremediğimizden, bazı yöneticilerin basiretsizliğinden yazıyorum. Yönetici atamada isabetli davranılamadığından yazıyorum.

Konu insan eğitimi olunca hatanın telafisi mümkün olmuyor. Eğitimde yapılan yanlışın bedelini geniş zaman içinde hepimiz ödüyoruz. O nedenle eğitim hata kabul etmez.

Bildiğiniz gibi Türk Milli Eğitimi’nin genel amacı “iyi insan” yetiştirmek. “İyi insan” kimdir diye sorsam; eminim aynı cevabı verirsiniz. “İyi insan” iyi eğitimle yetişir.

Konuyu iyi eğitimin önündeki engellere getirmek istiyorum. İyi düşünülmüş, eğitim yararına kuralların uygulandığı ortamlarda etkin eğitim yapılır. Bu dünyanın, öncü kurumlarını öncü yapan kuralları değil midir? Kuralınız kadar sorumluluğunuz vardır. Bu, kuralsızlık sorumsuzluk doğurur, şeklinde de algılanabilir. Ya da iyi insan sorumluluk sahibi insandır.

Son yıllarda çoğu eğitim kurumunda cep telefonu çılgınlığı baş edilemez bir hal aldı.

Anne ve babalar için de çocuğun telefonu başlıca sorun oldu. Çocuğu derste telefonla meşgul olduğu için okula çağrılan anne veya babanın “aman hocam telefonu alıkoyun; ben baş edemiyorum” deyip, topu okula atması büyük problemi gözler önüne sermiyor mu?

Sırf cebin yanlış kullanımı nedeniyle henüz yazılmamış suçlarla tanışıyoruz. Yetişkinler dünyasında cep ile işlenen bunca suç varken, ergenlerin bir arada bulunduğu okullarda olması kaçınılmazdır.

Milli Eğitim Bakanlığı okullarda yaşanan olaylardan sonra bilişim araçlarıyla işlenen suçları önleme amacıyla Ortaöğretim Kurumları Ödül ve Disiplin yönetmeliğinde bazı değişiklikler yaptı. 19.1.2007 Tarih ve 26408 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan bu yönetmeliğe göre örgün eğitim dışına çıkarmaya varan cezalar verilebiliyor.

Örneğin; bilişim araçlarını, okul yönetimi ile öğretmenin bilgisi ve izni dışında konuşma yaparak, ses ve görüntü alarak, mesaj ve e-mail göndererek, bunları arkadaşlarıyla paylaşarak eğitim-öğretimi olumsuz yönde etkileyecek şekilde kullanmak, kınama cezasını gerektiren davranışlar arasında değerlendirilmiş…

Buna karşın; bilişim araçları ile yönetici, öğretmen, eğitici personel, öğrenci, memur, diğer görevliler ve ziyaretçilere etik olmayan ses, söz ve görüntülerle zarar verici davranışlarda bulunmak, okuldan kısa süreli uzaklaştırmayı gerektiren davranışlar arasına alınmış ki; bu öğrencinin bir günden beş güne kadar okulun açık olduğu sürede okul binası, eklentileri ve işletmelerde yapılan her türlü eğitim-öğretim etkinlikleri ile staj çalışmalarına katılmasına izin verilmemesini gerektiren ceza anlamına gelmektedir.

Cep telefonu da dâhil olmak üzere bilişim araçlarıyla işlenen suçlara verilecek cezalar bunlarla sınırlı değildir.

Eğer öğrenci; bilişim araçları ile yönetici, öğretmen, eğitici personel, öğrenci, memur, diğer görevliler ve ziyaretçilere etik olmayan ses, söz ve görüntülerle zarar verici davranışlarda bulunmuş ise okuldan tasdikname ile uzaklaştırılır diyor yönetmelik… Başka bir okulda öğrenimine devam etmesine de izin veriyor.

Cep, öğrenciyi örgün eğitim dışına çıkarabilecek kadar zararlı olabiliyor… Eğer öğrencinin bilişim araçları ile toplum değerlerine aykırı zararlı, bölücü, yıkıcı, ahlak dışı ve şiddet içerikli yasak yayınlar bulundurarak kişi ve kurumlarla ilgili ses, söz ve görüntüler alıp bunları çoğaltmak, sanal ortamlarda dinlemek, dinlettirmek, izlemek, izlettirmek, yaymak ve ticaretini yaptığı kanıtlanırsa okuldan atılarak örgün eğitim dışına çıkarılır. Bu ceza öğrencinin akşam liseleri dışında devam zorunluluğu olan okul/kurumlara kayıt yaptırmamak üzere okuldan uzaklaştırılması anlamına gelmektedir.

Bakanlık öngöremediği suçların işlenebileceğini de düşünmüş… Cezayı gerektiren suçlarla ilgili bölümün sonuna “Yukarıda belirtilenlerin dışında ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hâllere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara suça uygun cezalar verilir” ibaresini eklemiş…

Bu düzenlemelerin sağlıklı bir eğitim ortamı oluşturmaya yönelik olduğunun unutulmaması gerekiyor.

Şahsi kanaatim bu yönetmelik, eğitim kurumlarına cebe sınırlandırma yetkisi veriyor. Yasaklama ifadesini özellikle kullanmadım. Söz konusu yasaklama olsaydı yönetmelikte açıkça belirtilirdi.

Yöneticilere önerim; öğretim yılı başlarken öğretmenler genel kurul toplantılarında bu konuyu gündeme alıp, ortak bir tavır geliştirilmesinin sağlanması. Ortak tavır ile okul dâhilinde cep telefonunun kullanımını sınırlandırılabilir.

Öğretmen de telefonunu kullanırken bu sınırlandırmayı unutmamalı, sergileyeceği tavırla örnek olmalıdır.

Geliştirilecek ortak tavır gerekçeleriyle bütün okul toplumuna iyi anlatılmalıdır. Ortak tavıra destek ne kadar büyük olursa, başarı şansı o denli artar.

Sevgili öğrenciler, cep telefonunuzu ne kadar çok sevdiğinizi biliyoruz. Size verilebilecek en büyük cezanın ondan mahrum edilmek olduğunun da bilincindeyiz.

Cebinizle özgür olmak istiyorsanız, onun esiri değil, hakimi olun.

Sağlık ve mutluluk dolu bir öğretim yılı dilerim.

04.09.2008

Musa Özcan

Uzman Öğretmen

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Buna artık cep telefonu değil de bir başka isim koymak lazım. Telefon uzakta biriyle görüşmelerimizi sağlayan araç ama o araç radyo. kamera gibi fonksiyonlarla telefonluktan çıktı. Bence eğitimi etkilediği gibi çocuklarımızın bazı aktifiteler yapmalarını engelliyor. Sevgi ve saygılarımızla.

Ahmet Üstündağ 
 04.09.2008 16:07
Cevap :
Maalesef cep telefonu eğitimin önündeki en ciddi engel haline gelmiştir. Bu engeli engel olmaktan çıkaracak önlemler geliştirmek gerekiyor. Selamlar...  04.09.2008 16:57
 

Teknolojik araçların kullanımını ne yazxıkki sadece tariflerinden alıyoruz.Körpe beyinlerin eline verilen onlarca cihaz ,oyunundan tutun .mp3,4,5 vb ine kadar eğer kullanımı hataluysa yarar yerine zarar veriyor.Kulaklıkla müzik dinlerken problem çözen bir öğrencinin ilerde mesleğini icra ederken ne yapacağını düşünün.Her şeyin yeri ve zamanı olmalı.Tabi ki cep yararlı anında ulaşmak açısından .ama eğer bunu derrste masa altından yanlış kullanan öğrenciye uyarı amaçlı anlatılmazsa ,yakında zaten eğitim ve öğretim de robot hocalarla audşo sistem yapılacak.Zaten şimdiden çocuk camın karşısında tıklayıp çözüyor.Kafa yoran mı kaldı.ödevleri bile aç arama motorunu al kaynak.Biz kütüphanelerde bilim adına kaynağı doğru tesbit için ,osmanlıca bile öğrenmiştik ..şimdiki eğitim sistemi nazariden çok ameli işliyor.ve cepler de bu arada .yakında titreşimle kopya bile gönderir bunlar birbirine .ama eğitim burda başlıyor.Dürüst ve Ahlaklı gençler yetiştirmek..

ütopik 
 04.09.2008 15:52
Cevap :
Sayın Ütopik, yorumunuzdan olayın içinde olduğunuz anlaşılıyor. Telefonun öğretimin, dolayısıyla da eğitimin önündeki çeldirici olduğu aşikar. Anlam veremediğim bazı pdr öğretmenlerinin (ki sizin alandaşlarınız sayılırlar) çoğu öğrenciyi müzik dinleyerek çalışmaları yönünde teşvik etmeleri. Çocuk Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmeninden aldığı destekle hangi dersi çalışırsa çalışsın kulağından kulaklığı düşürmüyor. Bu da yanlış yönlendirme değilmidir? Selamlar...  04.09.2008 17:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3807
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster