Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1420
 

Öğrenilmiş çaresizlik

Öğrenilmiş çaresizlik
 

"Bir laboratuarda deney yapılıyor. Büyük bir akvaryum var. İçine bir büyük balık ve çokça küçük balık atılıyor. E tabi haliyle büyük olanı acıktıkça küçükleri yiyor... Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor ve akvaryum ikiye ayrılıyor. büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor. Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28. saat sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor. Ve sonunda cam bölmeyi kaldırıyorlar. O da ne! büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Saatler geçtiği halde onları yemediği görülüyor...

Buna psikolojide "öğrenilmiş çaresizlik" deniliyor.

İstatistiklere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama 148.000 defa anne-babanın "yapma, elleme, dokunma.." gibi sözlerini duyuyor. Böyle olunca da çocukta büyüyünce "yapamama", "edememe" özellikleri gelişiyor ve kendine güveni yitiriyor." (İnternet)

Bir deney de benden…

Bir köpeği kafese kapatırsınız… Daha sonra köpeği bir sopayla rahatsız etmeye başlarsınız… Köpek uzun zaman sopaya saldırır durur… Belirli bir zaman geçtikten sonra artık ne yaparsanız yapın bir köşeye siner ve herhangi bir saldırı girişiminde bulunmaz…

Köpekle sizin dolayısıyla sopanın arasındaki engel olan kafesi kaldırıp da sopayla rahatsız ettiğinizde artık köpek sizi parçalayabileceği halde kendisini koruma girişiminde bulunmaz…

Eğer hiç kimseye karşı kendisini savunma girişiminde bile bulunmayacak yada en ufak bir karşı duruşta köşesine sinecek, ayakları üzerinde durabilmek için onları emirleriyle kontrol altına alacak birilerine ihtiyaç duyan çocuklar isterseniz, her istediğinizi yaptırmak için bağırıp çağırın, her yapmak istediklerinin karşısında direk reddedici durun ve "ONLARI EZEBİLDİĞİNİZ KADAR EZİN!"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Her şey seninle başlar" adlı kitabında okumuştum bu bahsettiğiniz ilk örneği. Yanılıyor muyum? Fi tarihte bilmem ne yabancı lab. rından yapılmış ta, fi tarihte bilmem ne kaynağından alınmış.. diyor kaynakçasında.. İkinci örnekte öğrenilmiş çaresizlikten bahsediyorsunuz bu noktada acizhane bir soru sormak isterim. Ya köpek bir süre sonra (sopa saldırısının durmasıyla) algıda seçiciliği öğrenirse (?) bir sonraki sopa saldırısının ardından kapıyı açana saldırma riski varmı? Buradan da acaba çaresizliği öğrenen bir bireyin daha sonra başka refleksif veya istemli davranışlarla bunu aşmasının mümkün olup olmayacağını sorusuna varmak istiyorum. Yoksa çaresizliği öğrenen bir birey ömür boyu silik karakter olarak mı yaşıyor? Okunulası bir yazı paylaşımınız için teşk.

SIBEL 
 17.12.2006 22:40
Cevap :
Valla zor olmakla beraber insanda algıda seçicilik devreye girebilir. Bunun için sağlıklı ve destekleyici koşulların oluşması gerekir. Yoksa kişi içerisinde bulunduğu durumu belirli bir zaman sonra hayatın normali olarak algılamaya başlıyor ve doğal olarak onu değiştirmeye yönelik hareket edemiyor, yada farkında olsa bile karşısındaki güç o kadar karşı koyamayacağı kadar büyük oluyor ki, gene değiştiremiyor. Bunun yanında kriz teorisi adındaki teoriyse, en değişmeyecek şeylerin ciddi bir kriz (her kişinin algılayışına göre değişecek olan) sonucunda değişebileceğini söylüyor. Ve ben öyle şeylerin değişebildiğini gördüm ki... Herşey istendikten sonra değiştirilebiliyor. Yazı yorumunuz içinde teşekkür ederim :) Sevgiyle...  17.12.2006 22:57
 

Bu yazdıkların bana Pavlov ve köpeğini hatırlattı :) Hani şu zil sesini duyar duymaz yemek geleceğini anlamaya başlayan köpek. Ve sana tamamen katılıyorum. Bırakalım çocuklar her şeyi yaşayarak öğrensin. Ona "cıs", buna "sakın ha", şuna "yasak" demeden, iyiyi kötüyü öğrenmelerini sağlayalım.

OynamıYorum 
 11.12.2006 14:39
Cevap :
Eeee tabiiki öğrenilmiş çaresizlik de doğal olarak şartlı refleksle benzerlik gösteriyor... Özgür ama kendi yaptıklarının sorumluluğunu alabilen bireyler yetiştirmek için çalışmak gerekiyor... Kesinlikle sana katılıyorum... Sevgiyle...  11.12.2006 16:56
 

bu yazin umarim bir cok ailye ulasmistir baris sana katiliyorum...bir cocugun kendi karalari olmali,hayata kendi penceresinden bakmali,omzu dik kendinden emin yurumeli....evet hayat zorlasiyor herturlu olay donuyor demiyorumki karisilmasin,hissettirmeden dogru ve yalis yollar gosterilsin ...ve her cocuk dinlensin,her cocugun fikri olsun hayata dair ....tesekkurler yazin icin ..herkese ulasmasi dilegiyle.. mutlu gunler..

Sıla 
 07.11.2006 2:17
Cevap :
Yorumun için teşekkürler... Ufak bir ek daha yapayım... Deneyimler paylaşılsın, aile içerindeki kişiler anne-baba-çocuk olmaktan çıkıp birer insan olarak görünsünler... Deneyimli ve deneyimsiz insan olarak... Herkes özgür olmalı hem de sonsuz bir şekilde, ancak yetişmeli bir çocuk sorumluluğunu almayı da bilerek yaptığı her hareketin... Özdenetimi ortaya çıkartmak gerekiyor onu bunu yapma demek yerine... Sevgiyle...  07.11.2006 22:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1867
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster