Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
45775
 

Öğrenilmiş çaresizlik

Öğrenilmiş çaresizlik
 

Çaresizlik nedir?

Elinizde olmadan gelişen olaylar karşısında, elinizden bir şey gelmeden öylece bakakalmak. Çözüm üretememek. Seçeneklerinizin olmamasıdır çaresizlik. Bunun sonucunda ne olur? Aaklınızı binlerce düşünce basar, beyninizi binlerce basınç kemirir ve siz öylece durakalırsınız.

Neler karşısında çaresizdir insanoğlu?

Karşılıksız aşk karşısında çaresizdir, cebinizde beş kuruş yokken ay başında gelen ve ödenmesi gereken faturalar karşısında çaresizdir, tedavisi olmayan hastalıklarda karşısındakinin eriyip bittiğini görürüken çaresizdir ve en önemlisi ölüm karşısında çaresizdir. Bütün çaresizlikler onulmaz bir acı verir insana. Hayattan soğutur, yaşamdan zevk almak ne kelime kahredersiniz dünyaya geldiğinize ve sona yaklaştığınızı düşünürsünüz. İki tercihiniz vardır, ya sonu seçersiniz ya da çaresizliği öğrenirsiniz.

Peki çaresizliği öğrendiğiniz zaman ne olur? "Öğrenilmiş Çaresizlik" nedir?

Öğrenilmiş çaresizlik bir nevi kabullenme durumudur. Elinizden bir şey gelmeyeceğini bilme, kabullenme ve kendinizi pasivize etme durumudur. Kontrol edemediği çevre ve olaylarla durmaksızın muhatab olan insanlar, içlerinde bulundukları durumu değişireceklerine olan inançlarını yitirir ve özgüvenlerini kaybetmeye başlarlar. Özgüven kaybı da zamanla diğer insanlara olan güvenin yitirilmesi, isteseler değiştirebilecekleri çevre ve olaylar karşısısnda da pasif ve umutsuz bir hale bürünülmesi zamanla içe kapanıklık, sosyallikten soyutlanma , kendi kendine yetememe, depresyon gibi farklı boyutlara gidecek bir silsile haline de dönüşebilir.

Araştırmacılar bir köpekbalığını oda büyüklüğündeki bir cam bölmeye koymuşlar. Cam bölmenin diğer tarafında da balıklar var. Köpekbalığı ne tarafa gitse cam bölmeye çarpmış. Bir süre sonra cam bölmeye çarpmamayı öğrenmiş. Çünkü ne kadar uğraştıysa da diğer taraftaki balıklara ulaşamamış. Köpekbalığı 21. günden sonra cam bölmelere hiç çarpmamayı öğrenmiş. Bunun üzerine cam bölmeyi çıkarmışlar. Köpekbalığı oralı bile olmamış. Kendisinin sadece o bölme alanına kadar yüzebileceğini sanıyormuş. Artık diğer balıkları yiyemeyeceğini anlamış ve balıklara dokunamamış. Çünkü köpekbalığı çaresizliği öğrenmiş.

Öğrenilmiş çaresizlik, çaresizlikten daha tehlikeli bir durumdur. Çaresizken çaresiz olduğunuzu bilirsiniz. Fakat çaresizliği öğrendiğiniz zaman çaresizlik sürecini uzatmış olur ve yaşayan bir ölü haline gelirsiniz. Yapabileceğiniz tek şey kendi zavallılığınıza kanlı gözyaşı dökmek ve her şeye son verme isteği yaşamaktır.

Oysaki Necip Fazıl'ın dediği gibi "Ya çaresizsiniz Ya da çare SİZ siniz."

Her şey kendinizde bitiyor. Çaresizliğin girdabına kapılıp majör depresyon, manik depresif, şizofren vs. gibi bazı etiketleri gidip de bir yerlerden satın alıncaya kadar pozitif düşünerek ve "Ben istersem aşamayacağım engel yoktur!!!" düşünce yapısını beynimize yerleştirerek, pozitif komutlarla beynimizi besleyerek Çare BİZ olabiliriz.

Sevgiyle kalın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Oncelikle köpek balıgı türlerinin tümünün bizim anladığımız anlamda görmediklerini (yani kör olduklarını) bildirmeliyim. Deneyi yapan bilim adamları (sanıyorum isviçreli bilimadamlarıydı, çünkü 3 açılı diş fırcası, akdeniz kadının güzellik sırları gibi şeyler araştırırlar) köpek balığını avlarıyla ayıran cam bir bölme düşünerek dünyanın "en salakça" deneyini yapmışlardır ya da böyle bir deney yoktur da birisi kafadan sallamıştır. Neden mi? Cam olmasına gerek yok, köpek balığı koku alamazsa karnı 10 gun ac olsa bile koku olmayan yere ava gidemez. Dolayısıyla arada bir -cam ya da herneyse- bölme vardi ve bu bolme acildiysa kopek baligi kokuyu duyar duymaz saldiriya gececektir. Hayir kopek baliklarinin gorduklerini ve duvara carpip durduklarini soyluyorsaniz o ayri. Deneyin nerede ne zaman kimin tarafından yapıldığını bilmek istiyorum.

Nuri YILMAZ 
 11.12.2009 12:12
 

Bir çeşit tepkidir aslında öğrenilmiş çaresizlik. Ama bazen karşı tarafın sinirlerini bozmuyor değil. Daha çok rahatsız edici olarak algılanıyor.

Mehmet Yıldıran 
 01.06.2007 18:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1791
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster