Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '09

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
8253
 

Öğrenim Kredisi mağduriyeti..

Öğrenim Kredisi mağduriyeti..
 

Öğrenim sırasında işe yarayan kredilerin geri ödemesinde işsiz üniversite mezunları mağdur oluyor.


Yüksek öğrenime hak kazanan öğrencilere öğrenim ve katkı kredisi veriliyor olması önemli bir düzenleme ve belki eğitimde fırsat eşitliğine bir ölçüde de olsa hizmet ediyor. Fakat bu kredinin geri ödemesinde uygulanan prosüdür çok sayıda mağduriyetin doğmasına neden oluyor.

Öğrenci Kredilerine öğrenim süresi boyunca ve geri ödeme tamamlanıncaya kadar TÜİK’in toptan eşya fiyat endeksi baz alınarak enflasyon oranında kümülatif ilaveler yapılıyor.

KYK Yönetmeliği Madde 16’ya göre üniversiteden mezun olanların iş bulup bulmasına bakılmaksızın ödenen miktarın 2 yıl sonra bir bildirimle tahsiline gidiliyor. Bu süre Yüksek Lisans halinde 3 yıla çıkabiliyor. Bildirimde;

“Borcunuzu aksatmanız ve/veya ödememeniz halinde, ödenmeyen her taksit için günlük gecikme zammı ilave edilecek ve " 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun " hükümlerine göre Vergi Daireleri aracılığı ile tahsil yoluna gidilecektir” diye bir madde var ki çok ürkütücü.

Sanırım kamu alacaklarına uygulanan aylık yüzde 5’lik gecikme faizinin uygulanacağından sözediliyor. Yani borç bir hayli kabaracak. Ödenmezse ayrıca hacize gidilebilecek. Hiçbir işi, geliri olmayan, dolayısıyla malı da bulunmayan kişinin neyini haczedeceksiniz? Fakat korkutma ölçütünde değer taşıyabilir bu ifadeler.

İlgili maddede yüksek öğrenim kredi geri ödemelerinin kredi alındığı sürenin yarısı kadar bir sürede ve aylık taksitler halinde ödenmesi hükmü var. Bu madde de anlaşılır gibi değil. Ülkemizde kazançlar o kadar fazla mı ki, aldığı dönemin yarısı kadar sürede ödenebilsin? Resmen mağduriyete kapı açılıyor. 4-5 yılda aylık taksitlerle alınan kredi 2-2, 5 yılda ödenecek. Kredi yekunu enflasyon ilavesiyle 7-11 bin TL’ye kadar çıkıyor. Aylık taksit neredeyse asgari ücrete uzanıyor. Bu ücretle çalışan birisi tüm aldığını mı kredi borcuna verecek? Böyle yaparsa nasıl yaşayacak?

Kaldı ki ülkemizde en fazla işsizlik yüksek öğrenimlerde ve neredeyse bu oran yüzde 25’e varıyor. İş bulamamış ama ödeme pusulası geliyor. Belki ailesinden gelen yardımla beslenmelerinden bile kesip ödeyebiliyorlar ama işsizliğin yarattığı mutsuzluğa bir de bu tahsilat ekleniyor. Adam askere gitmiş, er olarak yapıyor ama borç çıkarılıyor. Bu halde belki yurt savunması görevini bile iyi yapamayacak. Yüksek lisansta öğrenci, gelen bildirimle sarsılıyor. Halkı nefret ettiren bir garip ödeme haline geldi. Bu sayede çocuğunu okutmak isteyen dar gelirli herkes borçlu duruma düşürülüyor.

Tamam, bu para gökten inmiyor, olabildiğince fazla kişi yararlanabilsin diye tahsis edilen ulusal bir kaynağın geri dönüşümü ve mümkün olduğunca kendine yeterli olabilmesi gerek. Fakat sosyal devletin ve çağdaş devletin yurttaşlarına eşit eğitim olanakları sağlama, bir fırsat eşitliği fonksiyonu var, olmalı. “Almasını bildiği gibi, körmü ödesin” anlayışı olmaz. Alanlar, buna ihtiyaç duyanlar zaten belli ki dar gelirliler.

Başbakanlık bursu vs. gibilerden bir çok kişinin karşılıksız burs aldığını ve bunlar arasında durumu iyi olduğu halde serbest meslekte gerçeğe aykırı olarak durumunu kötü gösterip faydalananlar olduğu da vakıadır. Böylece ortaya çıkan haksızlığa mani olamayanlar bu gerçeğin altından nasıl kalkabilecekler?

Daha geçenlerde kriz dolayısıyla KOBİ’lere faizsiz kredi sağlamıştı devlet. Öğrencilere ise TEFE ve gecikme halinde faiz uygulanıyor. Okumak suç mu oldu ülkede? Neden böyle bir uygulama öğrenci gençliğe çok görülüyor? 30 yıl öncesine dönüyorum. Kredi 4 yılda alınır, geri ödeme bunun taqm 2 katında, yani 8 yılda yapılırdı. O kadar düşük bir faiz uygulanırdı ki, enflasyonun yüksek olduğu o yıllarda çalışanlar cüzi miktar tutan ödemelerini yıllık ya da toptan yatırabilirlerdi. Şimdi ise varlıklarımızı satıp savdığımız ekonomimizde parlak başarılardan söz ediyorlar. Nereden belli?

İşverenlerin, işçilerin, esnafın SGK prim borçlarına, vergi borçlarına kolaylık sağlayanlar geleceğimizi temsil eden yetişmiş gençlere iş sağlayamadıkları gibi bir zincir gibi onları borca bağlayan imkansız ödeme programıyla da maalesef daha da umutsuz hale getirmekteler. Eğitimden caydırmadır bu.

Oysa iş bilirlikle, iyi niyetle, sorunu özümseyerek çözülemeyecek bir olay yok. İş bulanlar belirlenip buna göre tahsilata 4 yıla yayılarak derhal başlanırken, -ki bunlar 2 yıllık enflasyon eklenmediğinden avantajlı olacaklardır- bulamayan, mastere ya da askerliğe devam edenlere iş buluncaya kadar ve azami 8 yıllık süre faiz eklenmemek suretiyle uygulanabilir.

Ama dedim ya, Vatandaşın sıkıntısını kendi sıkıntısı gibi benimseyebilmek gerek. Bunu kendi çocuğunu yurt dışında ya da paralı okullarda okutan kodaman yöneticiler anlamazlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

saygı deger hocam ve yorumda bulunan arkadaşlara slm. bilingidi üzere üniversitelerde geri ödemeli krediler verilmekte . Bu krediler ihtiyaç sahiplerinin dışında ihtiyacı olmayan ögrencilerde almakda. ilerki dönemlerde ödeme durumu olan arkadaşlar ödemiyo zoruna gidiyo bunun üzerinede sıkıntılar büyük ölcüde arttıgını düşünüyorum. (gercekden ödeme imkanı işsiz arkadaşları göz ardı ediyorum)

ali kipriksiz 
 22.01.2010 11:40
 

Geç uyanmaktan ve iş hayatına yeni atılmanın verdiği "Hakkını aramanın yollarını bilmemek" nedeniyle madur durumdayız. 4-5 yılda aldığı parayı gayet günümüz ücretleriyle değerlendirerek 2-2,5 yılda istiyor, üstelik işsizlik sorunu ve Vatani görevimiz olan askerliği göz ardı ederek. Açıkça söylemeliyim ki iş bulamayanlar için okul döneminde ailelerinden bu parayı almak şu an geri ödemekten çok daha mantıklı oluyor. Peki o zaman bu nasıl devlet kredisi oluyor. Olaya başka bir yönden bakarsak devlet bana 5 yılda aylık taksitlerle ödediği parayı 2,5 yılda ve üç ayda bir ödeme şeklinde alarak resmen parayı yaklaşık 2,5 yıl işletiyor. Hemde doğru dürüst para kazanamadığım bir dönemde, bu kredi o zaman dar gelirli öğrencilere yardım mı yoksa onların yarın öbür gün sırtından kazanılacak ve devlete biz veriyoruz bu krediyi dedirtecek bir araç mı? Bunu sorgulamalı ve hakkımızı aramalıyız, aman ben öderim zaten demeden herkesi düşünerek... En azından faizi ilebirlikte de olsa aldığım gibi ödeme h

tolga aydin 
 06.10.2009 0:01
Cevap :
Tolga Bey, şu gerçeği kabul etmeliyiz ki bu bir kredir, geri ödenmelidir ve bir şekilde işe yarıyor. Devletin bundan dolayı kar ettiğini de sanmıyorum fakat zaten sosyal devlet vasfı dolayısıyla kar etmesi de gerekmez. Eğitimde fırsat e şitliği gibi olması gereken bir işlev var ortada. Sorun, işsizliğe rağmen insanların nasıl ödeyeceği hakkında düşüncesizlik. Ayrıca 4 yılda alınanı 8 yılda ödeme hakkı 25-30 yıl öncesine göre elden alınmış durumda. Bunu vurgulamaya çalışmıştım. Katkınıza teşekkürler.  06.10.2009 16:41
 

Gerçekten bunun sıkıntısını yaşayan bilir. Çok önemli bir konuyu çok güzel özetlemekle kalmamış, çözüm önerileri de getirmişsiniz. Size içten bir teşekkürü borç biliyor, saygılar sunuyorum.

varol TAMER 
 05.10.2009 12:04
Cevap :
Teşekkür ediyorum Sayın Tamer. Ülkemiz insanının sorunları şüphesiz bizim de sorunumuzdur.  05.10.2009 19:52
 

*** Önemli bir konuya değinmişsiniz. Bu işsizlik döneminde kredilerin geri ödenmesi kabusa dönüşüyor. Selamlar ***

SÜLEYMAN SIRRI 
 04.10.2009 19:18
Cevap :
Evet, yakın çevremdeki bazı gençler ve komşularım yazmamı istediği için bu k onuya değindim. İnternette araştırdığımda çok fazla şikayetle karşılaştım. Ve sanırım bu mağduriyeti ifade eden en iyi yazı bu oldu.  04.10.2009 23:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 1421
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 25263
Kayıt tarihi
: 09.07.08
 
 

Ankara'da yaşayan Afyon doğumlu, Gazetecilik Halkla İlişkiler Radyo-TV bölümü mezunuyum.. Kamuda ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster