Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
700
 

Öğrenme süreci ve kişisel gelişimin şekillenmesi

İnsanoğlunun yaşamında öğrenme, bebeklik döneminden başlayarak, hayata gözlerini kapadığı döneme kadar süren bazen edilgen, bazen de aktif olarak devam eden zincirleme bir süreçtir. Bu süreçte eğitim ve öğretim iç içe girmesi gereken bir bütünlük arz etmelidir. Taklit ve yönlendirmelerle başlayan bu süreç aile büyüklerinin çocuklarına verecekleri bilinçli ve sistemli eğitimle şekillenebilmekte okul sıralarında öğretimle bütünleşerek kişisel gelişimin temellerini oluşturmaktadır.

Kişisel gelişimin; davranışlar ve karakter özelliklerini şekillendirmesi, deneme ve yanılmalarla pekiştiği, çevrenin olumlu ya da olumsuz etkilerini de beraberinde taşıdığı bu süreçte eğitim ve öğretimin birlikte ele alınması çoğu kez at başı gitmesi gerçeği göz ardı edilmeden ele alınmasıyla mükemmelleştiği unutulmamalıdır.

Eğitim ve öğretimin bir kavram olduğu, şabloncu uygulamaların esas alınması yerine bireyin sosyo -psikolojik durumu, çevre ve sağlık koşulları, gelenek ve görenekler, ana dilin kullanılıp anlaşılabilirliği-dil birliği-, gibi faktörlerinde göz ardı edilmeden adapte edilmesinin yanı sıra salt ezberci, klasik yöntemlerinde yeterli olamayacağı akıldan çıkarılmamalıdır.

Öğrenmede kimi zaman ezbere, kimi zaman uygulamaya dayalı yöntemlerin harmanlanması, öğrenenin "Genelden özele, özelden genele" uygulamalarla sonuca ulaşma becerisini elde etmesi sağlanmalıdır. Öğrenici tez-antitez ve sentez yoluyla bilgiyi edinirken ulaştığı ya da hazır sentezlerden tez ve antitezi de ayırabilmelidir. Öğrenicide bu beceriyi geliştirmenin ya da gelişmiş olup olmadığını saptamanın yegane yolu pratik uygulamalar, yani sınavlardır.
Sınavlar eğitim ve öğretim sürecinin her aşamasında vardır. Bu bazen görsel, bazen işitsel ve bazen de deneyseldir. Zira yaşamın kendisi öğreten bir süreçtir. Gördüğümüz, işittiğimiz, hülasa edindiğimiz her bilgi ve olgu öğretici ve eğitici olmalıdır ki önceki bilgilerimizi revize edebilsin ya da doğruluğunu pekiştirsin. Zaten pratikteki sınav uygulamaları ve sonrasındaki kontrollerimiz değil midir ki bilgilerimizi pekiştiren, yanlış yanıtladığımız sorular ve davranışların yerine doğru yanıtları öğrenmemiz ve kalıcı biçimde yaşamda uygulamamız.

Öğrenme sürecinin nasıl geliştiğini ve bu süreçte rol oynayan temel faktörler ve bireyde birikime yol açan faktörlere baktığımızda bunlardan ilkinin "Okuma" olduğu görülmektedir.

Okuma alışkanlığının az ya da hiç olmadığı bireyler ve toplumlarda gelişmişlik oranının ne olduğu herkesin malumudur. Bugün gelişmiş Ülkelerde okuma alışkanlığının kişi başına düşen kitap ve gazetelerle ölçüldüğü ve gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen kitap sayıları konuşulurken, gelişmemiş ülkelerde ise kitap başına düşen kişi sayıları konuşulmaktadır; oysaki matbaanın icadından bu yana 150 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen... İki ülke arasındaki gelişmişliğin arasındaki uçurumu düşünmek bile ürkütücü gelmektedir.

Anlamanın dinlemekle mümkün olduğu ve aktif dinlemenin anlamanın yarısı olduğunu biliyoruz; ancak diğer yarısının da öğrenmeden geçtiği, bununda tekrarlar ve alıştırmalarla mümkün olduğu, öğrenmenin temel alt yapısının olmadığı durumda dinlemenin de öğrenmek için tek başına yeterli olamayacağıdır.

Öğrenmede ve birikim sahibi olmada bir diğer etkende kuşkusuz "gözlem"leyebilmektir. Çevremizde olan biteni izlemek insan davranışlarını ve diğer canlıların hareketlerini, yaşam biçimlerini ve doğa olaylarını gözlemlemekte bireyin ve toplumun dinamiğine ışık tutmaktadır.

Bir çok doğru ve tutarlı saptamalar ve davranışlarında pratik uygulamalardan geldiği; doğruluğu kanıtlanmış ve kuşku götürmez bu uygulamalarında çoğu kez teorinin önünde olduğu ve bilimsel araştırmalara özellikle konu olduğu, eldeki verilerinde bilime yol gösterici olduğudur.

Peki, bunlar insana ne kazandırır? diye sorulduğunda öncelikle bilgi kazandırdığı, edinilen bilginin uygulamalarla beceriye dönüşmesi; becerilerin alışkanlık ve deneyimle meleke durumuna geçmesi bireyi olası sürprizlere hazırlıklı kılacak, sorun çözme becerisini geliştirecektir. Tüm bu kazanımlar bireyde ve toplumda motivasyonun dinamizmini oluşturarak mutluluk ve başarının yolunu açacaktır.

Ahmet Üveysi İlhan
ahmetuveysiilhan@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1629
Kayıt tarihi
: 25.04.07
 
 

Satış-pazarlama, ekip yönetimi, organizasyon ve İnsan Kaynaklarına ilgi duyan ve profesyonel olarak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster