Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
554
 

Öğrenmenin yaşı yok!

Öğrenmenin yaşı yok!
 

- Hadi ama bana söz vermiştin. İnternetten gazeteleri okumayı öğretecektin. Hahhh! Hadi bakalım şu tekerlekli sandalyeyle seni bilgisayarın karşısına götüreyim. Anlat bakalım!

- Bak şimdi anne! Bilgisayarı şu düğmeye, ekranı da bu düğmeye basıp açacaksın. Bak, şu mavi kutu modem; internete bağlanmamızı sağlıyor. Bunun da düğmesine basalım. Şimdi bekleyeceğiz. Kum saatini gördün mü?

- Kum saati kayboldu. Şimdi ne olacak? Bağlandık mı?

- Evet, bağlandık. Açılış sayfası olarak bütün gazetelerin adreslerinin olduğu bir sayfayı hazırladım. Şimdi sen geç bakalım dümene. Hangi gazeteye girmek istiyorsan, onun isminin üzerine gidiyorsun. Bak, gördün mü el şeklini aldı okun ucu. Hadi şimdi tıkla.

- Aaaa açıldı vallahi!

- Bak işte ilk aşamayı başardın. Hadi, şimdi istediğin yazarın köşe yazısını okuyabilirsin.

- Tamam. Sen de benim yakınımda ol ama!

- Sen beni kanepeye oturt o zaman. Ben kitap okuyayım; sen de bir güzel sörf yap.

- Sörf mü?

- Hani o sayfadan bu sayfaya gezip duruyorsun ye, işte ona sörf yapmak deniliyor.

- Hımmm….

- Kafana takılan bir şey olursa sorarsın. Haydi bakalım kolay gelsin!

- Yeşim!

- Efendim canım?

- Şimdi yanlış bir sayfaya girersem, oradan bilgisayara böcek giriyormuş; doğru mu?

- Böcek haaaa!!!!

- Aman böcek değildi de… Mikrop gibi bir şeydi işte!

- Virüs annem virüs…

- Aman! Anladın işte ne demek istediğimi. Ne diye uğraştırıyorsun beni? Hadi hadi , bırak gülmeyi de kitabını oku sen!

- Peki…

( 1 saat sonra )

- Aaaa çekilsene sen oradan! Tam da okuyacağım yeri kapattın! Çekil , çekil!

- Anne… Kime bağırıyorsun?

- Yaa baksana şuna. Tam okuyacağım yerde bir reklam çıkıyor. Kenara da çekilmiyor!

- Dur bir bakayım… Haa bak okun ucu bir reklamın üzerine gelmiş. O yüzden açılıyor. Bak şimdi çektik oku oradan, reklam falan kalmadı.

- Tamam, teşekkür ederim. Beni meşgul etme sörf yapıyorum…

- Peki…

- Yav ne güzelmiş burası. Kimi istesem buluyorum!

- Güzeldir evet…

- Aaaa Yeşim!

- Efendim?

- Bak burada ne yazıyor! “Tıklayın sıcak arkadaşlar edinin.” Hem de görüntülüymüş biliyor musun?

- !!!!!!!!

- Nasıl görecekler ki beni?

- Aman gözünü seveyim. Sakın haaaaa! O böcekler böyle yerlerden giriyor işte!

- Hahahah! Mesela girermişim ben oraya. Bir de gençlik fotoğrafımı koyarım. Siz artık kocaman oldunuz, “çocuksuz” diye de yazarım.

- Annneeeeeee!

- Amannn! Sana da hiç şaka yapılmıyor!

- Canımcım… Bak 3 saattir oturuyorsun. Sırtın falan ağrımadı mı?

- Yooo! Valla sizin oturduğunuz kadar varmış. Hiç kalkası gelmiyor insanın!

- Hadi sen biraz dinlen; ben de bloglara bakayım azıcık.

- Tamam… Ben içeride biraz televizyon seyredeyim bari. Bir şeye ihtiyacın olursa seslen.

- Seslenirim…

(20 dakika sonra)

- Yeşiiimmmm! Bak çok güzel bir film başlıyor; hem de gerilim galiba!

- Yok canikom, daha okuyacaklarım bitmedi!

- Peki… Sen bilirsin…

( 5 dakika sonra)

- Seyretmeyeceğine emin misin? Bak çok heyecanlı ama!

- Eminim…

( 5 dakika sonra)

- Ya seni de meşgul ediyorum ama tansiyonum çıktı sanırım; bir ölçsek ya… Ben getirdim zaten tansiyon aletini…

- Tansiyonun gayet iyi annişim. Hadi marş marş içeri odaya. Hiç heveslenme…

- Murat işten dönmeden bir kere daha oturacak vaktim olur sanırım.

- Olmazsa bunun yarını da var hayatım…

- Var tabii. Ben içeri geçiyorum…

( 10 dakika sonra)

- Düşündüm de seni yalnız bırakarak ayıp ettim. Bari bir sandalye çekip yanında oturayım… Rahatsız olmazsın değil mi?

- Eğer bilgisayarın başına geçmek için yaptığın numaralardan birisi değilse elbette olmam…

- Şimdi senin blogları okumak istersem ne yapacağım?

- Dur bakalım, önce bugünkü derslerini iyice öğren de, onlara da sıra gelecek…

- Belki ben de yazarım bir gün…

- Neden olmasın? Sana belli olmaz vallahi!

- Offf ! 1 saate kalmaz gelir Murat.

- Tamaaaaaaammmmm! Pes ettim. Geç bilgisayarın başına!

- Emin misin? Hani işin falan varsa ben yanında hiç ses çıkartmadan otururum…

- Yok yok… Otur hadi…

( 1 saat sonra)

- Oğlum hoş geldin! Bak ben sörf yapıyorum…

- Abla aferin sana! Aylardır öğretmemek için bin dereden su getirmiştim. Şimdi annem ne zaman kalkacak diye bekle dur işin yoksa!

- Bu kadar olacağını tahmin edemedim ki! Ben bir canavar yaratmışım!

- Hahahahahahahah! Evet ben bir bilgisayar canavarı oldum!!!!! Şimdi meşgul etmeyin beni ;sörf yapıyorum!

Not: İşte böyle dostlar… Size hep “Ayağım alçıda. Aşağı sallayınca şişiyor” gibi bahanelerle bloğa yeterince giremediğimden dert yanıyordum. Aslında annemden bana fırsat kalmıyordu. Gerçeği artık siz de biliyorsunuz… Hafta başı kendi evime geçeceğim. Orada beni bir bilgisayar bekliyor;) Görüşürüz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bayıldım ben annenize,sörfte yaparmış...Bırakın kadını canım aaa...Onunda hakkı siz artık evde girersiniz,ama dikkat edin sıcak arkadaşlıklar kurmasın kimsecikler yokken:)))

emel dedeoglu 
 31.10.2007 20:09
Cevap :
Kesinlikle süper bir annem var farkındayım:) Geçen hafta da Word programında yazmayı öğrettim. Yakında mail adresi isteyecek , biliyorum. Sonra da MB da yazmaya başlarsa hiç şaşmayacağım:))) Kucak dolusu sevgiler benden size...  01.11.2007 9:21
 

Evet teknolojiden faydalanmak, çok güzel yaşıda yok, ama bu sanl alem bazen tehlikeli vede gerçek dışı olabiliyor, ona dikkat etmek gerek diye düşünüyorum..Tekrar geçmiş olsun,aah ben bilirim ayak şişmelerini, ben bilirim yatağa bağlanmaları, kendine iyi bak, en derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 07.10.2007 10:33
Cevap :
Anladığım kadarıyla siz kendinizden bir canavar yaratmışsınız:) Annem de benim elinin altında olmamı en iyi şekilde değerlendirmek istedi. Çok hevesli olduğu için de kıramadım. Artık kendi evime geçtim ama ne zaman arasam bilgisayarın başında:) Gerçi ilk heves geçtikten sonra biraz daha normale döner diye düşünüyorum. Artık koltuk değneği olmadan yürümeye başladım. Siz de umarım iyisinizdir. İyi Pazar'lar diliyorum size. Sevgilerimle...  07.10.2007 11:27
 

tutabilir miyim? Evde buna benzer konularda neredeyse kavga çıkıyor da. İnsan hem anne hem de internet canavarı olabilir ne yapsın kadın çamaşırları bu zamanda derede mi yıkasın?:) Zamana ayak uydurmaya çalışıyor işte, zahmet olmazsa onun yanaklarını benim yerime öper misin? Sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 03.10.2007 14:27
Cevap :
Zamana ayak uydurmayı öyle de güzel başarıyorlar ki insan şaşırıyor valla:) Sadece bir takım dezavantajları var... Örneğin ocakta çay ya da yemek unutma olasılığı yükseldi... Ya da saatlerce başında oturmaktan sırtı ve boynu daha fazla ağrır oldu. Sanırım biraz zaman geçince daha makul bir halde dönüşecektir bu durum... Hem senin yerine hem de kendi yerime yanaklarından zevkle öpeceğim:) Kucak dolusu sevgiler Kevserciğim...  03.10.2007 15:23
 

eyvah eyvah diyorum. çünkü annemde şu aralar bilgisayar alıcam kendime diye tutturdu. hayır evde yok ya zaten ben de sevindim tabi kendi adıma sevindim ama sonra sevincim kursağımda kaldı. zira annem kendine laptop almayı düşünüyormuş yeşim'cim...ne yapmalı şimdi sana bir akıl sorayım dedim :)) bu arada annene de kucak dolusu sevgi ve selamlar...

beenmaya 
 02.10.2007 10:57
Cevap :
Hımmmm çok ciddi bir durum:) Tabii evde bilgisayar olmadığından alınması senin için de iyi olur olmasına da.... Annenden sana fırsat kalır mı bilemiyorum. Ama hiç yoktan iyi olacağına eminim. Annen tuvaletteyken, yemek yerken, ya da uyurken faydalanabilirsin:))) Anneni ve seni o güzel yanaklarınızdan öpüyorum...  02.10.2007 11:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1635
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster