Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2965
 

Öğretmen alımında ''alan sınavı''.

Öğretmen alımında ''alan sınavı''.
 

Aranılan öğretmen olmak zordur.


Atama bekleyen öğretmenlerimiz için ÖSYM, öğretmen seçimine ilişkin 2013 de en çok ihtiyaç duyulan 15-16 dalda “alan sınavı”nın  yapılacağını  bildirince, bu konu üzerindeki görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim. 

Bakanlığın açıklamalarında da belirtildiği üzere, öğretmen  seçimleri  KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ne göre yapılıyor. Bu testte alınan puanlarla tercihler doğrultusunda öğretmenler okullara yerleştirilmektedir. Yabancı dil, Matematik, Fizik, Müzik ve diğer ders öğretmenlerinin aynı testle belirlenmesi –haklı olarak- sürekli eleştiri alıyordu.

Aslında öğretmenlerin atamalarında diğer devlet memurları ile aynı kefeye konulması yanlıştır. Atamamı hatırladım. 1969 Ekim ayında sınavsız yapılmıştı. Günümüzde üniversiteden mezun olanların ve yıllarca  atama bekleyenlerin sayıları düşünüldüğünde, bir çözüm yolu bulmak zorunluluk haline geldi. 

Çeşitli branşlarda her mezun olan öğretmenin atamasının yapılması şu an bir sorundur. Atama bekleyenlerin - sayısı çok olduğu için- adaylarda belli kriterler aranması da doğaldır. Eğitim fakültesi çıkışlı öğretmenlerin ( öğretmenlik diploması olmasına rağmen) atamalarında – sayı çokluğu nedeniyle seçme için düşünülen sınavda,  - kanımca sadece alan sınavının yapılması da yeterli olacaktır.

Eğitim Bilimleri Testleri, genel kültür, genel yetenek ve eğitim bilimlerini kapsar. Bakanlığın oluşturmak istediği “Öğretmen Yetiştirme Stratejisi”nden “daha kaliteli, alanında iyi yetişmiş, kendini sürekli yenileyen ve gelişen teknolojiye ayak uyduran öğretmenlerin seçimi” anlaşılmaktadır. Bu durumda  “ALAN SINAVI”nın yapılması, öğrencilerin çok daha iyi yetişmesi ve uluslar arası değerlendirmelerde öğrencilerimizin ilk sıralarda olması  açısından çok önemlidir.

Tüm alanlarda sınav yapılmasının zorluğu ortadadır. Milli Eğitim Bakanı en çok ihtiyaç duyulan 15-16 dalda 2013 yılında sınav yapılacağını açıkladı. ÖSYM başkanı Demir de,  genel kültür, genel yetenek, eğitim bilimleri(pedagojik formasyon)un yanı sıra, “bir alanın nasıl öğretileceğine dair soruların – yani alanın kendisiyle ilgili- soruların” da  sorulacağını açıkladı. Öğretmen hangi branşta ise o branşa ait soruları cevaplayacak. Matematik öğretmeni “Matematik”, yabancı dil öğretmeni “yabancı dil” sorularını yanıtlayacak.

Öğretmen adayının “alan sınavındaki” sorularını doğru yanıtlayabilmesi için de; “öğretmenin alanındaki gelişmeleri sürekli takip etmesi, gelişen teknolojiyi derslerinde nasıl kullanacağını bilmesi, ders programındaki konuları en kolay ve hızlı bir şekilde öğrencilerine nasıl aktarabileceğini ve buna uygun öğretim metod ve tekniklerini kullanabilmesi, ölçme ve  değerlendirme kriterlerini  amaca uygun seçmesi ve derslerine planlı bir şekilde hazırlıklı girmesi” ile mümkündür.

Yoksa sadece öğrenim hayatında kazandığı branş bilgilerini bilmek yeterli olmayacaktır. Zira ne demişler? “Ne kadar bilirsen bil, anlatmak istediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.” Yani, üniversiteden çıkıştaki bilgileri öğrencilerine nasıl aktaracağını bilmesi o öğretmen adayının alan bilgilerini kazanmasıyla mümkün olur. Bu nedenle, sadece atamalar öncesinde değil, belli aşamalarda da “alan sınavları”nın yapılması iyi olur. Öğretmenler bu sınavlar için zorunlu da olsa, kendini alanında geliştirmeyi isteyecektir. Bu ise onun “uzman öğretmen” olmasını sağlayacaktır. 

Birçok özel üniversitede çalışan öğretim görevlileri hakkında, “öğrenci memnuniyeti amaçlı” anketler uygulanır. Öğretim görevlilerinin derslerini işlemesinden, alan bilgisine, zamanı kullanmasından, davranışlarına kadar belli kriterleri içeren sorular sorulur. Kısacası, o kişinin verimine bakılır. Aynı işlem özel okullarda da  uygulanır. Öğretmenden memnun kalınırsa, sözleşmeye devam edilir. Aksi olursa, “İyi günler”, ”Biz sizi sonra ararız (!) sözleriyle uğurlanır.

Alan sınavlarıyla “kendini yenileyen” öğretmenler, aynı zamanda “sözleşmelerini” de yenilemiş olacaklar. Kadroda olanlar ise, “aranılan öğretmen” unvanına sahip olacaklardır.

Sevgi ve saygılarımla.           

Ali İhsan ÖZÇAKIR

MEB. Bakanlık Başmüfettişi (E)

e-mail: aliihsanozcakir@hotmail.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4675
Kayıt tarihi
: 07.04.09
 
 

50 yıllık eğitimciyim. İngilizce öğretmenliği ve Bakanlık müfettişliği yaptım. Bunca yıllık eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster