Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
295
 

Öğretmen mi ?

   Daha ilk derse girdiğin de farklı bir kişilik olduğunu anlamıştım, onun. Arka sıralarda oturanlara korkaklar diye hitap etmesi ve " evet korkaksınız, çünkü bu toplum sizi böyle yetiştirdi. Özgüveninizi daha çocukken kırdılar. İki bin, üç bin kazanmaya ve  modern köle yetiştiren sisteme razı gelip kenara çekilmeyi öğrettiler size. Küçük düşünmeye hedeflendirip,  büyük hayaller kurmayı onları gerçekleştirmeyi hep yasak kıldılar size. Küçük düşündükçe, küçük gördünüz kendinizi...." diye devam eden sözleri halen kulaklarım da.

   Sonra hepimize kağıtlar dağıttı. Yıl sonunda tüm derslerden kaç puanla geçeceğimizi yazmamızı istedi. Ardından gitmek istediğiniz ülkeyi yazın dedi. En sona da eğer notlarınız tutmazsa bana alacağınız ufak bir hediyeyi oraya not edin, dedi.

   Derken görevli elinde bir sandıkla ve yanında okul müdürü içeri girdi.  Görevli hepimizden tüm kağıtları toplayarak sandığa koydu. Sandık kilitlendi ve okul müdürüne hepimizin gözleri önünde teslim edildi. Ve hocamız bombasını patlattı...

   Evet çocuklar; yıl sonunda o sandığı hep birlikte açacağız. Yazdıklarınızı ben bilmiyorum. Sadece kendiniz biliyorsunuz. Eğer notları tutan olursa onu o yazdığı ülkeye on günlüğüne tüm masraflar bana ait olmak üzere yolluyorum,  dedi. Bu uygulamayı onbir yıldır yapıyorum ve bugüne kadar bilen olmadı, diyerek ... bize kendimizi ne kadar tanıdığımızı ölçme fırsatı sunduğunu açıklayarak ilk dersini vermişti. 

  İkinci ders yere düşen yaprağı, yaprak dünyasını tanımayan, farketmeyen ,  fakat o yaprağın Kaliforniya' da çekildiğini ispatlayan insanların ruh halini değerlendirmekle geçti. 

  Bir kaç ders sonra sınav yapacağını açıkladı. A4 büyüklüğünde bir kağıda istediğiniz kadar, sığdırabildiğiniz kopyayı hazırlayın dedi. Ertesi gün sınav saati hepimiz elimiz de kopyalarla şaşkın biçimde sınava girdik. Sınav başlamıştı, başlamasına da, yazdığımız hiç bir cevap soru olarak bize yönlendirilmemişti.

   Hocamız bize kendi düşüncelerimizi yaratmaya yönelik cevaplar üreten sorular hazırlamıştı. Ve sınavda aramızda gezinmedi bile. Masasına oturup, bilgisayarında araştırmalar yapmaya başladı.  Ve ilk kez bu kadar cevaplara odaklanmıştı, beynim.

   Sınav bitince şu cümleleri sarfetti, bize.

  " ÇOCUKLAR hayat böyledir işte, bir başkasının cevabı size uymaz. O yüzden kendi hayatınızın sorusunu kendiniz çözün. Başka cevapları kendiniz cevaplamışsınız gibi asla sunmayın. Kopya hayat yaşayan, özgün olamaz. Diyerek kopya kağıtlarımızı da topladı ve " kimbilir belki kopyalardan bir iki puan da veririm, boşa gitmesin" deyip, gülümseyerek ayrıldı sınıftan.

   Yıl sonu geldiğinde notlarımızı okul yönetiminden almış, görevli, sandık ve müdür üçlemesiyle sınıfa girmişti. On bir yıldır olmayan olmuştu.

  Ve ben o şansı bu muhteşem öğretmene rastlayarak ve aslında kendimde kalmayı, kendim olmayı bana bir hayat düzeni olarak öğreten ailemin de desteği sayesinde başarmıştım. Evet karışına türlü sorular ve sorunlar çıkar. Fakat milyarlarca insan kadar cevap vardır,  bu soru ve sorunlara. Sadece yaşamı gerçekten sevmek ve ona şikayetsiz tüm içtenlikle teslim olmak  ve hikayeleri ınstagram veya facebook' ta yaratmak yerine hayatın içinde gerçek insanlarla yaratmak gerekir. Dakik olmak, kendine değer vermek,  kendine dürüst yaşamaksa bu hayatın gerçek anahtarıdır. Çünkü bunu yapan herşeye ayni değerde bakar.

  O kağıda Fransa yazmıştım. Hediyenizi de Fransa' dan alırım hocam yazmıştım.  Hocam' dan hediyemi aldım ama aslında en büyük hediyem olan " hayallerinizin peşinde kendiniz olarak koşun"  dersini almıştım.

  Şimdi öğretmenliğini de yaptığım , kendi tenis kulübümü işletiyorum. Geçenlerde hocam geldi, öğrencilerime öyle bir motivasyon konuşması yaptı ki, anlatılmaz, yaşanır...

  Not: Çoooook sevdiğim bir insana  ve öğretmenliğine hayran kaldığım Prof. Dr. .....İthafen. 

  ( Aslında veda etmiştim, ama bunu yazmadan duramazdım)

  Kendi hayatınızı iyi oynayın, bilinçle. https://www.youtube.com/watch?v=_uOEM1Hm2qg  Yıldızları hep yakalaman dileğimle, yakalamanız dileğimle. 

  Nefrete bulaşmayanlara.

 

  Jale Kasap 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam (yalnıztürk) çok teşekkür ederim. Sizler gibi öğretmenler oldukça gençlerde yollarını doğru çizecektir. Burada ki yazım çok sevdiğim bir genç içindi. Cevapların yayınlanmadığı bir döneme girdik sanırım. Burdan yazarak yorumunuzu cevapsız bırakmak istemedim..

jale kasap 
 15.12.2019 10:48
 

Samimiyetle yazdığınız mısralar hiç bitmesin istedim. Hep derim, her bireyin unutamadığı bir öğretmeni vardır diye, diye. Bir kez daha yanılmadığımı görmek beni mutlu etti. Burada öne çıkan farkın dalık yaratmak, öğrenciye kim olması gerektiğini değil, kendi ilgi alanına dönük yaratıcılığının öne çıkarılması. Öğretmen, öğretmekten çok öğrenmenin yolunu açmalı ki toplum gelişip, değişebilsin. Başarılarınızın devamı dileklerimle, sevgilerimi sunuyorum, kızım..

Yalnıztürk 
 12.12.2019 21:02
Cevap :
Hocam unutamadığım öğretmenlerim çok fazla buradaki öğretmen çok sevdiğim bir gencin öğretmeni ve başarı tüm isteyen gençlerle olsun..Babamla iki gün adlı blog yazımda o değerli öğretmenlerime değinmiştim bende..ilkokul birinci sınıf öğretmenime ise ilk başta öğretmenim diyememiştim çünkü onu baba rolüne koymuştum ve onu çok sevmiştim.Bir gün öğretmenim deyince onun nasıl duygulandığını anımsadım..çok teşekkür ediyorum öğretmenim  13.12.2019 5:14
 

Onu bunu boş verin siz.Hayatın yüreğine girdikçe öğreniyorsunuz zaten kalbinizin saklı sırlarını;hem kaç kişi sorar sorgular ki bedenin ve ruhun neler istediğini,veya onların açlığını ve susuzluğunu.Dile getirdiğiniz gibi sevgi yerine kutsal sembollerin korkusu verilmedi mi asırlardır insanlığa.Siz de gayet iyi biliyorsunuz,evrensel sevginin kaynağı meta değil,insanın kendi olduğununu.Eğlenceli ve keyifli düşlerinizden asla vazgeçmeyiniz lütfen.Evreni saran pozitif enerji ve onun gücü her şeye nüfuz etmiştir bizlere de nüfuz ettiği gibi.Sevgisizlik denen o negatif enerjileri uzak tutma gayreti içinde olduğunuzu hissediyorum ben.Sevgi enerjisini tekamül etmeye,bu iç güzelliği yansıtmaya devam ediniz.Bu duygusal enerjiyle idrak düzeyinizin ne denli yükseldiğinin farkına varmışsınız zaten siz...Uzun bir süreci yöneten ödül duygunuzun başarıya ulaşmasına gerçekten çok duygulandım.Tebrik ediyorum sizi Jale Kasap.Ömrünüzden daimi sevinçler aksın dileklerimle.

Abbas Oğuz 
 01.12.2019 16:34
Cevap :
İyi düşünmekten bilmediğim bir şekilde asla ayrılamadım.Hayata hep gülümseyerek ve pozitif enerji vererek bakıyorum.Başarılı olduğunu bildiğim ve gelecekte ki hayallerine sıkı sıkı sarılan çok sevdiğim biri için bir motivasyon çalışmasıydı bu yazı..Sene sonunda umarım notları tutar tutmasa da o başarıyı çoktan yakalamış biri benim için..Başarı iyi insanlara rastlamakla başlar, buda hayatın sen iyiysen bende iyiyim adaletliyim çağrısıdır..çok teşekkür ediyorum   02.12.2019 6:40
 

60'lı yaşlara gelmeme rağmen ben de... Ama yine de erken olduğunu düşünüyorum çünkü hala hata yapıyorum. Öncülerin hata yapma hakkı yoktur. Ve sizi kutluyorum, yaşamak budur zaten. Biraz da cesur olabilsek!

Kerim Korkut 
 29.11.2019 10:31
Cevap :
Öncülerde hata yapar ama onların hatasını cesaretleri örter  29.11.2019 15:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 337
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 208
Kayıt tarihi
: 28.04.17
 
 

Lise mezunu bir öğrenme aşığı, fotoğraf meraklısı, yazma sevdalısı, sevgi yanlısı, bir dünya insanı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster