Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
697
 

Öğretmen odaklı eğitim ve sorunlar

Öğretmen odaklı eğitim ve sorunlar
 

Dün gece bir Tv programında Milli Eğitimin sorunları tartışıldı.Konuşmacılar oldukça iyi seçilmişti. Politik kaygılardan arınmış ve siyasi tercihlerine rağmen, tercihlerinin etkisi dışına çıkarak, gerçekten de özlediğimiz bir tartışma programı yaptılar. Eğitimin temel sorunları ve yapılması gerekenler hakkında, hemen hemen ortak bir tavır sergileyerek tartıştılar. Tabii böyle olmasının en önemli etkisi de konuşmacıların her birisinin de Eğitimin içinden geliyor olmalarıydı.

Özellikle de konuşmacılardan Sayın Ömer Balıbey, onca değişik hükümetlerde on yılı aşkın İstanbul Milli Eğitim Müdürü yapmış olmanın verdiği bilinçle oldukça doğru tespitlerde bulundu.

Sayın Balıbey'in özellikle öğretmenin sorunları üzerinde durması, öğretmenin bu günkü yaşam koşullarında yaşadıkları olumsuzluklardan bahsetmesi, eğitimde ki sorunların öğretmenin sorunlarıyla özdeşleşmiş olmasının bir kanıtıdır.

Bu gün ülkemizin eğitimdeki en büyük sorunu, öğretmen yetiştiren okulların eksikliğidir. Okullarımızda, öğretmen olarak yetişmediği halde, meslek dışından binlerce insan, iş bulamama kaygısıyla öğretmenlik yapmaktadır. Eğitimci olarak alt yapısı oluşmayan bu tür öğretmenler, yeterli olamadıkları gibi, kendi mesleki alanlarında iş bulduklarında da fütursuzca işi bırakarak gitmektedirler.
Eğitimin bir kere bu durumdan kurtarılması ve hızla öğretmen liselerinin ve üst birimleri olan eğitim fakültelerinin çoğaltılarak, başka meslek dallarından öğretmen atamasının önüne geçilmelidir.

Öğretmenin aldığı ücret, ülke şartlarına göre oldukça yetersizdir. Öğretmen arkadaşlarım kusura bakmasınlar, burada İstanbul'u biraz ayırmak istiyorum. Özellikle İstanbul'da çalışan öğretmenler, taşraya göre çok daha zor durumdadırlar.

Çünkü:İnsanlarımızın İstanbul ile ilgili bilmedikleri bir çok özellik vardır.İstanbul'da elektrik, su ve doğalgaz giderleri, Anadoluya göre %30 daha pahalıdır. Ayrıca ev kiralarında ki yıllık artışta %25'ler civarındadır. Anadolu'da ise %10'u geçmemektedir.

Mesela; arabası olanların kaç tanesi, zorunlu sigorta ve kasko primlerinin, araba ve emlak vergilerinin anadoludan %30-40 daha fazla olduğunu biliyor. Ben bile bu söylediklerimi yeni öğrendim ve inanamadım. Araştırdığımda da doğru olduğunu hayretle kabullendim.

Tamam... İstanbul bir ekonomi kenti ama, aynı zamanda bir sürgün şehri olma özelliği de kazanmıştır. Öğretmenin yaptığı işin artı değeri yok ki. Öğretmen %50 randımanla çalışsa da, %100 randımanla çalışsa da aldığı ücret değişmiyor. Yani yaptığı işin ticari bir değeri yok. Onun için de İstanbul'da görev yapanların maaşları en az İstanbul vergisi olan %30 kadar farklı olmalıdır diye düşünüyorum.

Şimdi denilebilir ki, madem öyle.Sizde durmayın Anadoluya tayin isteyin! Olmuyor... Açıklayalım.

İstanbul'da öğretmenlik yapanların en büyük kayıp alanlarından birisi de, tayin ve atamalarda ön plana çıkan puanlamalardır. Anadolu'da çalışan bir öğretmenin yıllık puanı en az 15-20 puandır. Çalıştıkları yöreye göre daha yüksek puan veren bölgelerde vardır. İstanbulda ise yıllık puan değeri 10'dur. Bir arkadaşın İstanbul dışına tayin yaptırabilmesi için en az 150 puana, yani 15 yıla ihtiyacı vardır. Onun için İstanbul'dan kurtulmak zordur.

İstanbul'da öğretmenleri yıpratan diğer bir konu da kalabalık sınıflardır. Sınıfların kalabalık olmasına alışılmıştır. Fakat, devamlı değişen yönetmelikler, peşpeşe gelen genelgeler bazen iş yapma isteğini kırmaktadır.

İkinci yılını dolduran amacı öğrenciyi ezberden kurtarmak olan "yeni program", iyi düşünülmüş içeriğinin yanısıra, eksikleriin de çok olması nedeniyle maalesef etkili olamamaktadır. Çünkü bu program ortalama 20-25 kişilik sınıflar için düşünüldüğü için 50-60 kişilik sınıflarda verim alınamamaktadır. Üstelik bu konularda pratiğin içinde olan öğretmenlerin fikirleri de alınmadığı için, aksamalar öğretmenin yapmak istediklerinin dışında dağ gibi büyümektedir.

Müthiş bir kağıt israfının yanısıra, öğrencinin istenilen bilgi kaynaklarına ulaşamama sorunu vardır. Ayrıca ders kitapları eksik ve kalitesizdir. Merak eden matematik kitabını açsın ve incelesin. En başta verilmesi gereken bilgi konuları sonlara bırakılmış...

Üstelik programlarda oldukça ağırdır. Çocukların beyni ne verilirse alıyor. Ama, ilköğretim 4 ve 5. sınıftaki bir öğrenciye bu kadar yüklenilmesinin yanlış olduğunu düşünüyorum. 5.sınıftan mezun olan bir öğrenciye aşırı bilgi yüklenilmesinin mantığını çözebilmiş değiliz. Amaç, okuduğunu anlayan ve bir kaç cümle ile anlatabilen, dört işlemi kavramış bir 5. sınıf öğrenci yetiştirmek üzerine olmalıdır. Zaten böyle olmadığı içinde eğitim sistemi her yeden sıkıntı veriyor.
Ders kitaplarının yanında verilen yardımcı kitaplar daha da verimsiz ve amaçtan uzaktır. Amaç, öğrenciye çok ödev verilerek, isteksiz çalışmasındansa, az ödevi istekli yapması yönünde düşünülmüş. Fakat, matematikte boşluk doldurularakta ödev yapılması kanımca yanlıştır. Kitaplarda yeterli alıştırma ve problem bulunmamaktadır. Üç dakikada kitap ödevlerini tamamlayan öğrenci, ancak sınıfta dinlediği oranda öğrenebilmektedir. Bu durumda ileriki yıllarda gireceği sınavlar ve sonuçları açısından kaygı vericidir.

Uzun lafın kısası; İstanbul'da sınıflar çok kalabalık. Öğretmenler içinde hayat çok pahalıdır .

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şunu anlayabiliriz; "Sınıf kalabalık, öğretmen olması gerektiği kadar gelir elde edemiyor. Milli eğitime ait okullarda kaynak yetersizliğinden dolayı alet, araç temin edilemiyor." Bunlar doğru mu? Evet. Şimdi gerçekler; Ülkemizde özel okullar fazlası ile var mı? Elbette. Kaynakları ve imkânları çok mu? Evet. Öğreticiler bir çuval para alıyor mu? Evet. Şimdi cevabı olan verebilir? Neden hiç bir üniversitemizin, özeli, güzeli ve devleti ile dünyada saygı duyulan, kaliteli öğrenim verebilen ilk beş yüz üniversite arasında yok? (Meraklısı için; Mısır'ın dahi var) Özeti; Eğitim işi ailede biter. Yanlış yerde çözüm aranıyor. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 09.07.2007 11:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1455
Kayıt tarihi
: 19.05.07
 
 

Merhabalar. Uzun yıllardır ailemle birlikte İstanbul'da yaşıyorum. Bir süre özel sektörde çalıştım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster