Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '12

 
Kategori
Sanat Eğitimi
Okunma Sayısı
490
 

Öğretmen okullarında kültür ve sanat etkinlikleri

Öğretmen okullarında kültür ve sanat etkinlikleri
 

ortaklar öğretmen okulu


Türk Millî Eğitiminin Temel İlkelerinden “Genellik ve Eşitlik” ilkesi, eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açık olduğunu, eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağını belirten bir ilkedir.

“Fırsat ve İmkan Eşitliği” ilkesi, eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkan eşitliği sağlanmasını, maddi olanaklardan yoksun başarılı öğrencilerin en yüksek eğitim kademelerine kadar öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla parasız yatılılık, burs, kredi ve başka yollarla gerekli yardımların yapılmasını, özel eğitime ve korunmaya muhtaç çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınmasını öngören bir ilkedir.

Öğretmenlik, devletin eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini Türk Millî Eğitiminin amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdürler.

Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanır.

Türkiye’nin kaderini değiştirecek aydın öğretmenleri yetiştirmek amacıyla 1940 yılında kurulan köy enstitüleri bildiğiniz gibi 1954 yılında kapatıldı. Ve yerine öğretmen okulları kuruldu. Köy Enstitülerini hedefinden saptırmayı ve onları yozlaştırmayı amaçlayan bu uygulama öğretmen okullarının şanssızlığıdır. Peki, öğretmen okullarının şansı neydi?

Köy enstitülerinin mekanlarında kurulmaları, yaşamlarına onların ruhuyla devam etmeleri…Onların öğretmenlerinin birçoğu köy enstitüleri dönemindendi. İş, tarım, müzik, resim, beden eğitimi gibi uygulamalı dersler de devam ediyordu. 1962 yılından itibaren kız –erkek karma eğitim vermeleri bile önemli bir şanslarıydı.

Öğretmen okullarının kaynağı cumhuriyet devrimleri ve köy enstitüleri olduğundan, eğitim anlayışı da, felsefesi dedemokrat, önder ve model öğretmenler yetiştirmekti.

Yurttaş bilinci kazanacak öğrencilerini kültür ve sanat donanımlı birer öğretmen olarak mezun etmekti.

       Öğretmen okulu yıllarına bakış:

        Resim, müzik, iş bilgisi dersleri diğerleri kadar önemliydi. Amaç sadece “öğretmen için gerekli” anlayışıyla sınırlı değildi. Asıl amaç estetik duygusunu geliştirmekti.  Üçte ikisi köyden gelen öğrencilerin halk müziği yanında klasik müzik dinlemesi önemli bir ayrıntı idi. Bando ve orkestraları vardı… Ama bağlama, davul ve zurnaları da…  Bu derslerden bütünlemeye kalınırdı..  İş bilgisi bile estetik amaçlıydı.

        1957-1963 yılları arasında Ortaklar İlköğretmen Okulu öğrencisi olan Esat (Kambur) ERSÖZ diyor ki:               “Okuldaki müzik ve resim  derslerinde ,sanki bir sanatçı olacakmışız gibi bizlere uygulanan eğitimi anımsıyorum..Üst sınıflarda iken resim dersinde her öğrencinin sınıf geçme notunu  etkileyecek olan  70cmx 50 cm  boyutunda  yağlı boya tablo yaptığını, öğretmenimizin not vereceği gün resim atölyesinin sınıf değil, sanki bir resim galerisine dönüştüğünü anımsıyorum.  Müzik derslerinde  öğretmenimizin öğrettiği okul şarkılarını ve marşlarını hem notalarıyla, hem sözleriyle söyleyip ,hem de mandolin çalarak seslendirmemizi; öğretmenimizin piyanoda  çaldığı bir müziğin notalarını ,ölçülerini  de belirterek  müzik defterine yazdığımızı  ve bundan not aldığımızı anımsıyorum. Not almaya yakın günlerde çok sayıda öğrencinin mandolin sesleriyle bahçeyi inlettiğini anımsıyorum. “

Daha sonraki yıllarda öğretmen okullarında mandolin eğitiminin yerini flüt almıştı.Ben de  1970’li yıllarda okulumuzun 40 kişiden oluşan flüt korosuyla İzmir 'de TRT stüdyolarında konser kayıtlarına gittiğimizi anımsıyorum.

     45 yıl öncesine baktığımızda olumluluğunu kimsenin yadsıyamayacağı şu saptamaları sizlerle paylaşmak istiyorum.

     *Tiyatronun hep ön planda olduğu, günler süren bir çalışmanın ürünü o paylaşma coşkusunun doya doya yaşandığı  sınıf geceleri…

    *Tiyatro oyunu dahi izlememiş insanların birer tiyatro oyuncusu olarak sahneye çıkmaları…

    *Öğretmen okullarının kuruluş yıldönümlerinde sahneye konan oyunlar…

     *Okumaya verilen önemin dışa vurumu olan kitap satış kooperatifi önünde oluşan uzun kuyruklar…

     *Varlık ve Türk Dili dergilerine Kültür ve Edebiyat Kolu aracılığıyla abone olan yüzlerce öğrenci…

     *Günlük on gazete içinden öğrenci oyuyla belirlenen üçünün okul kitaplığına her gün alınması

     *Yatma saatine kadar sürekli açık kalan, sessiz okumanın gereklerine mutlaka uyulan, binlerce kitapla birçok derginin bulunduğu okul kitaplığı…

    *Okuma ağırlıklı yıllık ödevler…  Dünya klasikleri başta olmak üzere edebiyat derslerinde “Kitap İnceleme” özel çalışmaları… Her ay için bir kitap inceleme…  Özeti,  yorumu, yazarı ve yazarın diğer eserlerini irdelemeler…

    *Yazmayı özendiren ve sürekliliği olan eleştiriye açık duvar gazeteleri…

    *Kars’tan Edirne'ye, Aydın’dan Bitlis’e birçok yöreyi kapsayan folklor ekiplerinin günler süren çalışmaları ve o görkemli gösterileri…

    *Diğer öğretmen okullarıyla yapılan öğrenci eğitmen değişimleri…

    * Okul içinde ve okulun dışında,  ulusal bayram kutlamalarında,okullar arası yarışmalarda ,çevre ilçe ve illerdeki  açılışlarda festivallerde,turistlerin  karşılanmasındaki folklor gösterileri,

   * Şiire yolculuk günleri.  Şiir okuma yarışmaları. Hala yazmaya devam eden şairlerimiz var.

   *Sanatla barışık bir yaşam .Alaattin Yavaşça,Arif Sami Toker ,Avni Dilligilli günler.Üstelik hepsi ücretsiz.

   *Sinemalı günler. Her cumartesi okul meydanındaki açık hava sinemasında izlenen  nice filmler.  

   *Belirli haftalarda ve bazen Akşamları etüt aralarında yapılan münazaralar. Birbirini dinlemeyi bilen,doğru bildiğini hiç çekinmeden söyleyebilen bireyler .

  *Bilgi  yarışmaları,Yaz çalışmaları ve yaz etkinlikleriyle yaz kampları.Kültür gezileri ve diğer öğretmen okullarına geziler ..

  *19 Mayıs için aylarca çalışma…

  * Sınıfların kendi orkestralarını ve tiyatro gruplarını   kurarak yaptıkları sınıflar arası   yarışmalar

     

*Demir atölyesinde lehim,dövme ,bükme ve kesme  işleri…..

* Marangoz atölyelerinde  okul için gerekli  her türlü gereç üretimi…

Basit ders araçları yapımı..Gönye ,iletki ,pergel yapımları

*Öğrencilerin  okul kütüphanesindeki kitapları ve kendi kitaplarını ciltlemeleri.

 

     

             Sonuçta adam gibi Cumhuriyet Öğretmenleri yetişti. Hem iyi öğretmen, hem iyi örnek ve model. Birçok Bilim Adamı, ve sanatçı yetişti. Çok daha fazlası çıkardı.

Evet  ,onların çoğu saygı duyulan adam öğretmenler oldular. Mücadele ettiler.  Ülkenin aydınlanmasına katkıda bulunmak mütevaziliği içinde işlerini yaptılar. Yaptıkları işleriydi.

Pek bilinsin de istemediler. Ama:

     * Girdikleri ortamda, aydınlar onların etrafında toplanırdı. ( Ayda bir köyden ilçeye geldiklerinde  ilçedeki memurlar onlarla olurdu. )

      *Okuma alışkanlığını yitirmediler. Geliştirdiler.

      *Gittikleri yerin sosyal kültürel ortamına katkıda bulundular. Öğrencilerden, köy gençlerinden hatta köylülerden tiyatro-seyir ekipleri kurdular.

      

      

        Mustafa Kemal Atatürk  diyor ki.

Bir millet sanattan ve sanatçıdan yoksunsa  tam bir hayata  sahip olamaz”

       Sanat,insanlığın ölümsüzlüğü yakalamak için bulduğu ve yazanı-çizeni-boyayanı-besteleyeni –oynayanı-söyleyeni ve kuşkusuz  insanın yarattığını insana armağan ettiği ,en güzel yöntemdir.

Kısaca,ona dost olursan,hayat güzelleşir.Düşmansan,seni bir anlamsız beyhudelik bekler.

İnsanı anlamaktan ve anlamaktan ve anlamaktan vazgeçmemek, sanatın yazgısıdır.

Öğretmen okulu mezunları gerçekten sanatçı ruhu taşıyan insanlardı.

Ha Ortaklar, ha Çökçeada, ha Clavuz… ha Pamukpınar…ve daha nicesi.

Sönmüş bir ateşi karıştırmak, duman ve sıkıntıdan başka bir şey getirmez.” derler. Bu ateş öğretmen okulu ateşi. Karıştırdıkça yıllar, aylar, günler hatta saatler halka halka eklenerek gelir, oturur yüreğine. O güzelim bahçenin güllerini koklarsın. Binlerce güvercini gökyüzüne uçurur, yıldızları çakıl taşları arasına serpersin.Hoşçakalın.

 

                                                                                                            

                                                                     

    

                                                                                

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1484
Kayıt tarihi
: 20.12.10
 
 

Ortaklar ilköğretmen okulu-İzmir yüksek öğretmen okulu-Ege Üniversitesi Fen Fakültesi mezunuyum. 20 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster