Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
252
 

Öğretmeni köpek ısırdı...

Öğretmeni köpek ısırdı...
 

Bir öğretmenlik anımla hepinize merhabalar...

Öğretmenliğimin ikinci yılındaydım. Bulunduğumuz köy Konya'nın bir köyüydü. Kış gelince adettendir, arabaşı çekilir içmek için köylüler birbirini davet ederdi. Bizde köyün öğretmenleri olarak her davette baş konuk olarak çağrılırdık.

Eşimle ben sekiz aylık bebeğimizi de alarak giyindik kuşandık evden çıktık. Arabaşı içmeye gidiyoruz, yerlerde diz boyu kar. Ben çantayı aldım eşim çocuğu kucakladı. Giderken arkamızdan köyün köpekleri havlamaya başlayınca eşim çocuğu da bana verdi. Kendisi eline sopayı aldı bizi köpeklerden koruyacakmış :)) Elimde çanta, kucağımda çocuk, ayaklarım da kayıyor buzdan sürekli mucize kabilinden ilerlemeye çalışıyorum.

Evin dış kapısının önüne geldik. Eşim sopayla kapıyı çalınca evin köpeği sahibinden önce atladı. Bir kez hav dedikten sonra beni bacağımdan ısırdı. Kangal köpekleri havlamadan saldırırmış bunu da öğrenmiş olduk. Boyum kadar köpek beni ısırınca köksüz kavak gibi sallandım:)) Ama ne çocuğu atabiliyorum ne çantayı atabiliyorum, ne de kendimi kurtarabiliyorum o anda. Ev sahibi koştu geldi köpeği başımızdan aldı. Eğer almasaydı vücudum kaç parçaydı bilemiyorum. Eve girdik kanları sildikten sonra kolonyayla temizledik yarayı. Ama ben korkudan tirtir titrediğim için daha fazla oturamadık evimize geri geldik.

O akşam uyudum, sabah olunca eşime ''kuduz aşısı yaptırmamız gerekiyor'' dedim. O da başından savdı. Bu durumda bana düşen görev köpeğin kudurup kudurmadığını izlemekti. Öğrencilerime hergün soruyordum. Onlar da bana köpekten haber getiriyorlardı. Bazan kuruntu yapıyordum ''acaba sabah kalkınca kudurmuş olacak mıyım'' diye. Kuduz mikrobunun kuluçka süresi 40 günmüş. 40 gün boyunca kuruntularım devam etti. 40. günün sonunda köpek hala yaşıyormuş; ikimiz de sağ selamet atlattık bu olayı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir yenisi size merhaba, hoşgeldiniz demek için geldi! Asil kangalın sessiz ve derinden olduğunu bilmiyordum. İlk okul çağında kısa bir süre için ( Eskiden Konya / Aksaray - Niğde Aksaray denirdi) Aksaray'da bulundum! Muhteşem Hasan Dağını ve belime kadar gömüldüğüm pırıl pırıl kar efsanesini hayatımda ilk kez gördüm ve çok mutlu olmuştum! Şimdi müsaadenizle bir sorum olacak: Ne içmek için komşularınızı ziyarete gitmiştiniz? Neden söz ettiğinizi zahmet olmazsa açıklar mısınız? Selamlar başarılar ve elinize sağlık!

Alev Meisel 
 07.11.2008 0:29
Cevap :
Ne içmek için gittiğimizi açıklamamışım. Konya' nın bazı yerlerinde arabaşı adı altında kışın yapılan ve gece içilen bir çeşit yemek diyebilirim. Nasıl olduğunuda merak ederseniz size anlatabilirm ... Hoşbuldum arkadaşım çok teşekkür ederim nezaketiniz için.  07.11.2008 16:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 255
Kayıt tarihi
: 05.08.08
 
 

Emekli ilkokul öğretmeniyim. Güzel insanlarla güzel şeyleri paylaşmayı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster