Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '07

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
817
 

Öğretmenim, ben de dövüyorum!

Öğretmenim, ben de dövüyorum!
 

"Benim çocuklardan birinin toplantısına yetişemeyeceğim, rica etsem... ". "Tabi! ". İstanbul'un "elit" sayılmayan ama merkezi bir bölgesinde küçük bir ilköğretim okulu. Tabelayı görmeye gerek kalmadan da sadece "devletin" himayesinde olduğu anlaşılanlardan. Öğrenci / veli / ilgili / görevli / eğitimci ve kantinci kalabalığıyla kolkola giriyoruz okula. Aramızda tek yüzü gülen kantinci.

Herkes çocuğunun sınıfında, onun bütün yıl oturduğu sıralarda eğreti ve tedirgin dinliyor "yüce eğitimciyi". Notlar okunurken çocuklar kafamda havada uçuşuyor. Kiminin yüzünde "e tabi kimin kızı" ifadesiyle bağra basılan bir evlat var; kimininkinde "çekmez olası çekmiş işte" diye fırlatılıveriyor çocuklar. Notlar düştükçe sahiplenmeler yerini yabancılaştırmaya bırakıyor.

"Çocuğa kesinlikle ama kesssinlikle şiddet uygulamayın diyor" öğretmenin hijyenik sesi. Veli - öğrenci iletişimi diğer gündem maddemiz. Elindeki tebeşiri ders anlatırken vurgulama yaparken kullandığı gibi kullanıyor ( tahtanın kafasına kafasına vuruyor). " Döven var mı aranızda? "

Sessizlik...

"Ben dövüyorum valla... 20 yaşında kızım var kocaya gitcek haftaya, onu bile dövüyorum. N'apim hastayım stresim var... "

"Kızınız en ufak uyarımda ağlamaya başlıyor, konuşamıyor"

"..."

Başım dönüyor... Nefes alamıyorum, çıkıyorum. Yaşlı kadınlar geçiyor önümden, sonra dövdükleri kızları, dayak yiyen torunları...

Kantinci hala gülüyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben zamanında çok dayak yedim. Önceleri annemden, sonraları da öğretmenlerimden. Okuduğum okulda okul müdürü tarafından soba demiri ile dövülen bir öğrenci hayatını kaybetti. Aradan yıllar geçti ve bütün bu olanlara "yaşanmış ve geçmiş" gözüyle bakıyorum. Onlarda hayatın tuzu, biberiydi. Benim şimdilerde anlayamadığım konu toplumlarımızda giderek yaygınlaşan "şiddet" olgusunun sorumlusu olarak yalnızca veya büyük oranda erkeklerin gösterilmesi, kadınların ve öğretmenlerin sütten çıkmış ak kaşıklar olduklarının varsayılması. Temenni ediyorum ki bu karanlık ortaçağımızı tez zamanda aşarız. Saygılar

Matilla 
 22.01.2007 13:51
Cevap :
Öğretmenlerin de annelerin de toplum içinde hangi sıfatta olursa olsun kimsenin de vurduğu yerde gül bitmiyor, tam tersine içerdeki gülleri soluyor. Yazımın başlığı olayda geçen kadının seslenmesi : öğretmenim! Ben de dövüyorum. Umarım yaşadıklarınızı unutabilmişsinizdir taşıması çok zor oluyor.  22.01.2007 14:51
 

Bu tip durumlarla karşılaştığımda velilerimle çok sevdiğim Kahlil Gibran'ın bir şiirini paylaşırım,sizlede paylaşmak istedim:-)) SİZİN DEĞİL ÇOCUKLARINIZ,ÖZLENEN BİR YAŞAMIN OĞULLARI,KIZLARIDIR ONLAR...SİZDEN GELDİLER,HENÜZ SİZİNLEDİRLER;AMA SİZDEN YA DA SİZİN DEĞİLDİRLER...SEVGİNİZİ VEREBİLİRSİNİZ ONLARA DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİL...BEDENLERİNİ BARINDIRABİLİRSİNİZ RUHLARINI DEĞİL...ÇÜNKÜ RUHLARI YARININ EVLERİNDE BARINACAK;O EVLER Kİ DÜŞÜNÜZDE BİLE GÖREMEYECEKSİNİZ...ONLAR GİBİ OLMATA ÇALIŞABİLİRSİNİZ,ONLARI KENDİNİZ GİBİ YAPMAYA DEĞİL... Saygılar Sevgiler...

ahmet özkara 
 19.01.2007 13:55
Cevap :
Halil Cibran ı çok severim hatta mümkün olsa da "Ermiş" zorunlu kitaplardan olsa diye düşünmüşümdür..Şiir için ayrıca teşekkür!  19.01.2007 14:57
 

belkide mesele tedip hakkının uygulanışı ile ilgili değildir. Çok büyütüyoruz bu dayak mevzuunu. PİSKOLOJİK VAKIA OLARAK GÖRÜYORUZ BÜTÜN BİR NESLİ. KAÇ NESİL KİMBİLİR DAYAK YEDİ ANNESİNDEN? TABLO ORTADA: KUÇÜK ŞEYLERLE MUTLU OLMAYI BİLEN KOCA BİR DOĞU, ORTADAN KALKIYOR. YERİNE ŞIMARIK, BENCİL, ZEVK DÜŞKÜNÜ BİR BATI GELİYOR. ZERAFET, İHTİŞAM ÇÖKMÜŞ. KABA BİR HAYVAN HAZCILIĞI... EVET EVET TÜM SORUN BEŞ BİN YILDIR ANNEMİZDEN DAYAK YİYİŞİMİZ OLMALI. EY İNSANLIK DUYUN BİZLER VAROLDUĞUMUZDAN BERİ SAPIĞIZ.

farazi 
 17.01.2007 17:54
Cevap :
Siz de haklısınız, küçük şeylerle mutlu oluyordu nesiller ve büyük işler yapmak aklımızın ucundan geçmiyordu. Bu yüzden adımlarımız hala arpa boyu kaldı yollarda.  18.01.2007 12:53
 

Ben dayak yediğini saptadığım bir çocuğumun babasıyla konuşurken anlattığım yüzlerce şeyi kulak ardı edip pişkin pişkin gülerek' senin dedin doru olsa, kızını dömeyen dizini döğer demezdi atalar' (konuştuğu gibi yazdım) dedi. İşte o zaman tatalara bir kez daha kızdım dayağa açık kapı bıraktılar diye. Ama ne yazık ki her yerde böyleyiz...

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 17.01.2007 17:33
Cevap :
Haklısınız ve her gün şaşırmaya devam edeceğiz buralarda. O kadar çok şey var ki hangisine tepki vereyim diye kitlenip kalıyorum çoğu zaman. Samimi yorumunuz için çok teşekkürler..  17.01.2007 17:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 722
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Sevenin vazgeçemediği, sevmeyenin de sevenleri asla anlayamayacağı Ankara'da büyüdüm. İstanbul'a oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster