Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '06

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
888
 

Öğretmenim

Öğretmenim
 

Sabah işe giderken tarihin 24.11.2006 olduğunun farkına vardım. Bugün öğretmenler günüydü.

Çiçekçilerin önleri öğrenciler ve aileleriyle dolmuştu. Hepsi heyecanla öğretmenlerine çiçek seçiyorlardı. Ne kadar güzeldir değil mi öğrencileri tarafından sevilmek öğretmen için?

Her mesleğin kendince kutsallığı yüceliği vardır. Fakat en kutsal meslektir öğretmenlik benim için. Her ne olursan ol illaki seni yetiştiren öğretmen olacaktır hayatında. Yani insanın hayatını borçlu olduğu öğretmeni olmalı...

Öğretmenler öğrencilerinden hediye mi beklerler acaba?

Yoksa öğrencilerden basit ama içten kurulmuş cümle mi isterler?

Bizim zamanımızda parası olan öğretmenine hediye alırdı. Parası olmayan ise sadece kutlardı öğretmenini. Benim öğretmenim sadece onu öpmemizi isterdi. Hediye alırsak onu çok kıracağımızı her yıl öğretmenler günü öncesinde hatırlatırdı. Çoğu aile "herkes öğretmenine hediye verirken benim çocuğum mahçup olur" mantığı ile gene dayanamaz alırdı. Ama benim öğretmenim kabul etmezdi. Alanlarda başka öğretmene verirdi.

Bir defasında öğretmenimizin hatırlatmasını dinlemeden karar almıştık. Artık 4'e gidiyorduk. Bize çok hakkı geçmişti öğretmenimizin, anne sıcaklığı vardı onda. Hepimiz gücümüzün yettiğince hediye alacaktık. Okul çıkışı eve gidip paralarımızı aldıktan sonra gruplar halinde gezmeye başladık. Herkes öğretmeninin seveceğini düşündüğü hediyeleri alıyordu. Pek çoğumuz alırsak öğretmenimiz kabul eder diye düşünmüştük.

Sabah oldu. Hediyelerimizi çantamıza koyduk. Okul önünde hepimiz heyecanla karışmış merak içinde sınıfa girmeyi bekliyorduk. Girdik sonunda.Öğretmenimiz gelmeden herkes aldığı hediyeyi üzerine yazılmış kutlama cümleleri ve isimleri ile masanın üstüne bıraktı. Artık heyecanımız artmıştı. Acaba öğretmenimiz bize kızacak mıydı?

Öğretmen zili çaldı ve çok geçmeden Safure öğretmenim içeri girdi. İlk işi bize günaydın demek, nasıl olduğumuzu sormaktı. Sonraki öğrencilik yıllarımda bunun formaliteye dönüşmüş olduğunu gördüm. Fakat benim öğretmenim gerçekten sorardı. Bizde günaydın dedik fakat nasıl olduğumuzu bilmiyoruz ki. İyi olmamız öğretmenimizin hediyeleri kabul etmesine bağlıydı. Genede hep bir ağızdan iyiyiz öğretmenim. ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN dedik. Öğretmenimiz masasına yöneldi ve hediyeleri görünce ağlamaya başladı. Biz onu çok mu üzmüştük acaba? Sonra bize yöneldi. Gözlerinden boşalan yaşlar bizleri ağlatmaya yetmişti. Sonra Burcu kendini toplayıp "özür dileriz öğretmenim. Bütün öğretmenler hediyeleri ile dolaşırken bizde size ilk defa birşeyler almak istedik. Sizi üzeceğimizi düşünemedik"dedi. Öğretmenimiz müsade isteyip sınıftan çıktı. Sonra kendini toparlamış halde sınıfa girdi. Bizlere"teşekkür ederim hepinize. Fakat biliyorsunuz ki benim en büyük hediyem sizlerin bana gösterdiği sevgidir"dedi. Şimdi herkes kendi hediyesini alsın. Son dersiniz müzik biliyorsunuz. Müzik öğretmeninize verin hediyelerinizi diye sözlerine devam etti. Bizlerde denileni yaptık. Sonra size niye hediyelerinizi istemiyorum isterseniz anlatayım demez mi? Hepimiz merakla evet dedik.

Ben çok küçük yaşta babamı kaybettim. Annem bizi çok zor şartlarda büyüttü. Gün geldi yiyecek ekmek bulamadık. Hiç sevmediğim günde öğretmenler günüydü. Öğretmenimi bende çok seviyordum ama bütün arkadaşlarım ekmek, yemeni, patik, kazak, çorap gibi hediyelerle gelirdi. Benim öyle bir imkanım yoktu. Sadece gelen hediyelere bakardım. Eve gider divanın üstünde ağlardım herkesten gizli.

Sizler benim kendi çocuklarımdan faksızsınız. Bana hediye almak için ailelerinizi zorladığınızında farkındayım. Bir daha böyle birşey yapmayın olurmu çocuklar? sorusuyla sözlerini tamamladı.

Şimdi bakıyorumda çocuklara, çoğu kendisi çiçek alıyor yada başka hediye. İlköğretimde okuyan çocuklardan ise para isteniyor öğretmene hediye almak için. Hediye ki öyle ucuz birşey değil. Altın yüzük, küpe, bilezik vs

Önemli olan içinden gelerek birşeyler almaktır ki ben öğretmenlerin pek çoğunun hediye beklediklerine inanmıyorum. Ya da inanmak istemiyorum.

İlk önce Başöğretmenimizin öğretmenler gününü, ardından bana emeği geçmiş geçmemiş bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü ve son olarakta öğretmen adayı olan sevgili arkadaşımın öğretmenler gününü kutlarım.

Milletleri Kurtaranlar; Yalnız Ve Ancak Öğretmenlerdir. Ögretmenden, Eğiticiden Yoksun Bir Millet; Henüz Millet Adını Almak Kabiliyetini Kazanmamıştır. M.Kemal ATATÜRK

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:)Yazınız çok güzel.Ellerinize sağlık. Sevgiler sayın yazarım.

Esma KAHRAMAN 
 07.12.2006 15:12
Cevap :
İstanbul'u çok seviyorsunuz sanırım:)Teşekkür ederim beğeninize  07.12.2006 22:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 2776
Kayıt tarihi
: 11.06.06
 
 

Bilgisayar Mühendisi arakibul.com site yöneticisi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster