Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
2768
 

Öğretmenler için sınıf içi 'Farklılaştırma' – (Differentiation)

Öğretmenler için sınıf içi  'Farklılaştırma' – (Differentiation)
 

Bir sınıftaki bütün öğrencilerden aynı hedefleri başarmalarını beklemek haksızlık olur. Bu nedenle İngiltere’deki okullarda da çok yeni olan ‘Farklılaştırma’ kavramını uygulama zorunluluğu getirildi. Müfettişlerin bir sınıfta görmek istedikleri ve olmadığı zaman öğretmene başarısız notu verdikleri önemli bir unsur.

Farklılaştırma, sınıftaki tüm öğrencilerin dersten aynı zevki alabilmeleri, kendilerini zayıf ya da eksik hissetmeden, aynı özgüven ve motivasyonla geliştirebilmeleri, ayrıca farklı da olsa amaçlarına ulaşarak derse dahil olmaları anlamına gelir.

Öğretmenler tahtaya amaçları yazarken 3 değişik amaç yazmak zorundadırlar; Birincisi tüm öğrenciler için genel amaçtır. İkincisi seviyeleri düşük öğrencilerin amacıdır. Üçüncüsü de yetenekli ve ileri seviyede olanlar için gösterilen amaçtır. Öğrencilere kendileri için bir tanesini seçip defterlerine yazmaları isteriz. Mümkün olduğunca, özgüveni zedelemeden en yüksek hedef motive edilir.

‘Farklılaştırma’ 3 açıdan yapılabilir;

1. Derste öğrencinin yapacağı çalışmalarda; Değişik seviyedeki öğrenciler, zorluk derecesi farklı çalışma kâğıtlarını yaparlar

2. Derste öğrencinin amaçlarında; Yani ileri seviyedeki öğrencilerin kendilerini geliştirme alanları açık tutulmalıdır.

3. Öğrenciye verilecek destek derecesine göre; Bazı öğrenciler, amaçlara varmak için bir yardımcı öğretmenle ya da asistanla çalışmak zorundadırlar. Sözgelimi; öğrenme güçlüğü çeken öğrenciler ki bunlar arasında, otistik, disleksik (okuma ve yazma sorunu), duygusal ve bedensel sorunları olanlar ile yabancı öğrenciler vardır. Bunlar için sınıf öğretmenleri yardımcı öğretmenlerle birlikte programlar ve planlar yapmalıdır. Ayrıca kendi ders planında bunu göstermelidir. Yardımcı öğretmen genellikle konusunda uzman öğretmen olur, fakat asistanların uzman olma zorunluluğu yoktur. Sınıf öğretmenleri tarafından yönlendirilirler.

Yeri gelmişken burada belirteyim; benim uzmanlık alanım da yabancı öğrenciler. Fakat daha önce de belirttiğim gibi ‘Farklılaştırma’ olayı burada da çok yeni olduğundan, ders öğretmenleri kendilerine sağladığı yararlardan çok sanki işlerine bir müdahale imiş gibi görmektedirler.

Oysa o ay yapacakları derslerin planlarını daha önceden bizimle paylaştıkları zaman, biz bu öğrenciler için farklı çalışma ya da testler hazırlayabilir, öğrencilerin seviyeleri konusunda öğretmene daha yakından bilgi verebiliriz. Orta ve uzun vadede öğrencilerin başarı seviyeleri de artar, bu da öğretmenin başarısı demektir.

Yabancı öğrenciler hiç İngilizce bilmedikleri zaman derslere katılamazlar. Bölge Eğitim Müdürlüklerinin ‘Başlangıç’ programlarını okullarında bitirdikten sonra, derslere girmeye hazır olurlar. Bu programları da uygulayan bizleriz.

Fakat bir yabancı dili günlük konuşma seviyesinde öğrenmek, ortaokuldaki bir öğrenci için yaklaşık bir ya da iki sene almaktadır. Derslerde öğretilen konulardaki terimleri öğrenmek ise tam 10 sene alır. Bu nedenle ‘Farklılaştırma’ çok önemli ve yerinde bir kavram.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

(devam) ... Öğretmenlerimiz iyi eğitimli, yenilikçi arkadaşlar. Program geliştirmede sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Ülkemizde yeni uygulanan oluşturmacı program yaklaşımı buna olanak sağlıyor zaten. Velilerimiz şimdi uyguladığımız bireyselleştirilmiş eğitim çalışmalarından iyi verim aldığımızı gördüklerinden destekliyorlar. Sizinle paylaşmak istedim. Belki ileride daha çok bilgi alışverişinde bulunuruz.

Bülent Avcı 
 24.02.2007 15:27
Cevap :
Yorumlariniz ve aciklamalariniz icin cok tesekkur ederim. Elimden geldigi kadar buradaki egitim sistemini anlatmaya calisacagim. Saygilarimla  24.02.2007 15:41
 

Tuba Hanım, Eğitim konusunda yazdıklarınızı ilgiyle izliyorum ve yazdıklarınızda çok şey öğreniyorum. Yabancı bir ülkede, farklı bir eğitim sisteminde gördüklerinizi, uyguladıklarınızı bizimle paylaştığınız ve bizim de eğitimimize katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim. Okulumuzda yaklaşık üç yıldır “Bireyselleştirilmiş Eğitim Modeli” üzerinde çalışıyoruz. Bizim de birinci grubumuzda çeşitli nedenlerle öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerimiz var. Bu öğrenciler sınıf öğretmeninin önerisiyle psikolojik danışmanlar tarafında belirleniyor ve ailelerinden izin alınarak özel öğretmenlerle bir program dahilinde çalışıyorlar. Üçüncü grubumuz üst düzey öğrenme performansına sahip öğrenciler. Bu öğrenciler de diğerleri gibi belirleniyor ve özel bir öğretmenle çalışıyorlar. Gelecek yılki hedefimiz bireyselleştirilmiş eğitim çalışmalarını sınıf içine çekmek. Sizin uyguladığınız sisteme benzer olacak. (devamı var...)

Bülent Avcı 
 24.02.2007 15:26
 

Tuba Hanım, Eğitim konusunda yazdıklarınızı ilgiyle izliyorum ve yazdıklarınızda çok şey öğreniyorum. Yabancı bir ülkede, farklı bir eğitim sisteminde gördüklerinizi, uyguladıklarınızı bizimle paylaştığınız ve bizim de eğitimimize katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim. Okulumuzda yaklaşık üç yıldır “Bireyselleştirilmiş Eğitim Modeli” üzerinde çalışıyoruz. Bizim de birinci grubumuzda çeşitli nedenlerle öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerimiz var. Bu öğrenciler sınıf öğretmeninin önerisiyle psikolojik danışmanlar tarafında belirleniyor ve ailelerinden izin alınarak özel öğretmenlerle bir program dahilinde çalışıyorlar. Üçüncü grubumuz üst düzey öğrenme performansına sahip öğrenciler. Bu öğrenciler de diğerleri gibi belirleniyor ve özel bir öğretmenle çalışıyorlar. Gelecek yılki hedefimiz bireyselleştirilmiş eğitim çalışmalarını sınıf içine çekmek. Sizin uyguladığınız sisteme benzer olacak. (Devamı var.)

Bülent Avcı 
 24.02.2007 15:23
 

Bütün öğrencileri orta bir çizgide buluşturma çabası içindeki eğitim sistemini düşünürken, bunu aşmanin yolu yok mu acaba blog da yazıp da eğitimcilere sorayim diyordum ki sizin yazınızı okudum. Sınıflarda o kadar farklı düzeyde öğrenciler var ki, yukarıdakiler aşağı seviyeye, aşağıdakiler de yukarı seviyeye çekilmeye çalışılıp ortada buluşturuyorlar çocuklarımızı ne kadar acı. Sizin anlattıklarınız ise farklı bir ufuk aslinda. Demek ki aslında uygulamaları var. Ama zaten eğitim kimin umurundaki şu dönemde ülkemiz de. Yeni müfredat değişti ama ayakları yere basmıyor. Biz yaptık oldu zihniyeti ile yapılmış belli.Yeni müfredat hakkında konuşurken oğlumun öğretmeni, bunlar 15-16 kişilik sınıflar için yapılmış müfredat, biz kırk öğrenciyiz bu kadar projeyi benim kırk çocuğa derstte yaptırma şansım hiç yok, evde siz çok yorulacaksınız demişti,nitekimde öyle oldu. Projeler ev ödevi olarak bizlere kaldı. Daha ne diyeyim ki. Teşekkür ederim ufkumuzu genişlettiğiniz için. Sevgiler.

Doğa 
 24.02.2007 9:39
Cevap :
Okudugunuz ve yorumladiginiz icin ben tesekkur ederim. Siniflarin kalabalikligi konusunda haklisiniz. Buradaki siniflarimiz da 30, bazen 32 kisilik maalesef. Farklilastirma her zaman ise yaramayabiliyor ama hic degilse denemek gerekli. Proje denilen sey burada 'Course work' ismi altinda geciyor. Genelde 10 ve 11.inci siniflar hazirliyorlar. Ondan once ilkokul seviyesinde yapiliyor. Benim oglum da 5.sinifta ve bir suru proje hazirliyor. Fakat projelerde de farklilastirma var. Yani butun ogrencilerden ayni seviyede yapmalari istenmiyor. Sevgiler  24.02.2007 15:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 187
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 2026
Kayıt tarihi
: 26.12.06
 
 

1964 doğumluyum. İşletme Fakültesi'ni bitirdikten sonra Londra'ya yerleştim ve halen burada yaşamakt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster